mindless consumerism

minimalizm her ne kadar “her şeyi atmak mı, çok saçma” mantalitesi ile algılansa da aslında insanların saf tüketicilere, alınıp satılan şeylere ve market mekanizmasına dönüşümüne aksi yönde hareket eden şeylerden biri. ve minimalist bir bakış açısı bir çok şeyi değiştirebilir. birazdan okuyacaklarınızın buna iyi bir başlangıç olması dileğiyle.

pazarlamacılar ve reklam endüstrisi tarafından bize sürekli tüketmemiz gerektiği söylenilen ürünlere aslında ihtiyacımız olmadığı basit gerçeğini görme gücümüzü kaybedeli uzun zaman oldu.

aslında çok az şeye ihtiyacımız olduğunu unuttuk, bu sebeple çok fazla tüketiyoruz.

ve biz şirketlerin bizi reklam ve pazarlama aracı olarak kullandığı gerçeğini de unuttuk.

bu gerçekten rahatsız edici. öncelikle böyle kullanıldığımız için rahatsız edici, fakat daha rahatsız edici olan şey ise bunun farkında olmamamız ve gönüllü bir şekilde buna katılmamız.

üzerlerinde logolar ve sloganlar olan kıyafetler giydiğimizde ya da bunu vurgulayan ürünler kullandığımızda onlar için reklam yapıyoruz. yürüyen billboardlar gibiyiz. yeni ürünler hakkında tweet attığımızda ya da bir şeyler paylaştığımızda sadece güzel şeyleri arkadaşlarımızla paylaşmıyoruz, şirketlerin ellerinde oynuyoruz. yeni ürünler hakkında inceleme yazıları yazdığımızda – ya da her gün okuduğumuzda – biz sadece doğru bilgiyi araştırmıyor, pazarlama makinesinin bir parçası oluyoruz.

ben de herhangi biri kadar suçluyum fakat bence artık bu konuda bir şeyler yapmanın zamanı geldi.

artık şirketlerin pazarlama aracı olmayalım, ürünün ne kadar kaliteli olduğunu düşünseniz de. kendimizi neler satın aldığımız ya da kullandığımıza göre tanımlamayalım. neler yarattığımız ve başkalarına nasıl yardım ettiğimize göre tanımlamak varken.

reklamın insanlar arası iletişimin baskın noktası olmasını engelleyelim ve doğru insan iletişimini keşfedelim.

bence bunu sadece haketmiyoruz, buna ihtiyacımız var.