Menü Kapat

YERDENİZ GÜNLÜKLERİ

‘Genlerinde kodlu olmayan bir müziği dinlediğinde nasıl hissediyorsun?’ diye sordu. Sürükleniyorum dedim, çok yukarılardan bakar gibi, alçalıp yükselir, bir uzaklaşır bir yakınlaşır gibi sürükleniyorum. Beni içine aldığını değil, tamamen ona dönüştüğümü hissediyorum. ‘Bir sır vereceğim’ dedin. Tanrımızı sesin varoluşuna denk tuttun. En sevdiğin yerde buldun onu, aramadın bile, zaten hep orada olduğunu biliyordun.

‘Genlerinde kodlu olmayan bir müziği nasıl hissediyorsun?’ diye tekrarladı. Tüm hücrelerimiz özelleşmişti biz doğduğumuzda, biliyorsun işte, ama ben kök hücrelerime kadar gerilere gidip, kaldırıp tüm engellerimi en öz halime dönüyorum ve öyle dinliyorum en derin hallerini.

Ben uyuyorum. Uyanınca hatırladığım rüyalar görüyorum. Seninle biz, bir ormanın içinde, olmayan bir şamanı ziyarete gidiyoruz. Odasına giriyoruz, bulamıyoruz, bulmayı mı bekliyoruz? Arkadaki odalara geçmemiz gerektiğini söylüyorum. Bir şeyler bulacağız belli, ilerliyoruz, bir bahçeye çıkıyoruz ve önümüzde okyanus beliriyor. Tatlı maviler, lacivertler, su yeşilleri… Kocaman dalgalar bize doğru geliyor, kumsaldan uzaklaşmaya çalışıyoruz ayaklarımız kumdan kaymakta. Orada diyorum, bazı insan siluetleri var otların içinde. Kızılderili bir çocuk, ardından bir adam ve bir adam daha bize doğru yaklaşıyor, evin arkasına doğru tekrar koşuyoruz. Kızılderililer bize yetişiyor ve çevremizi sarıp şarkı söylemeye başlıyorlar. Hayat başlıyor sanki. Sorular sormak istediğimiz şamanı bulamıyoruz ama şarkılara eşlik ediyoruz.

Uyanıyorum. Kimseye anlatamadığım rüyalar görüyorum. Bir tek sana anlatıyorum, sırtım dönük. Kök hücrelerime kadar gerilere gidiyorum. Böyle böyle dönüşeceğim, en özümü arıyorum. Her bir fazlalığı ortadan kaldırdığımızda geriye kalan o upuzun yollar, dünyayı kaç kez sarar kararsızlığım, ruhumun alfabesi G’den başlayıp bilinmeyene giderken kaç kitap yazdırır sana? Unutamıyorum. Sırf unutamadığım için de uyuyamıyorum. Seni düşünüyorum, en güzel hallerini… Aşk diyorsun, mavi ceketi, sarı pantolonuyla aramızda dolaşmakta ve Werther salgınında şimdi, Dünya yok olmakta. Yedi aklımızda kalanların sayısıdır diyor Murat, o halde elli benim hissettiğimdir. Sayılar uçurum, sayılar rüzgârını vermeye nazlanan birer sevgili şu sıralar. Estiğin yerde mevsim değişiyor diyorsun. Kafama estiğinde değil bilakis esmediğinde yazıyorum ben. Şimdi biz seninle sarmaşık gibi dolanıp göklere hep daha çok göklere, selam olsun tüm canlara…

 

Not: Konuşulan her cümle, görülen her rüya gerçektir. Yedi, uyandıktan sonra aklımda kalanların sayısıdır bu günlükte.

07.07.2016

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.

paylaşım