Sen ne kadar çok istersen o kadar gerçekleşmez. Öte yandan, şayet bir önemi yoksa gerçekleşir. Uğraşmazsan, çabalamazsan bir bakmışsın olmuş bile.

bazen eyleme geçirmek adına bazı zamanlarda ise sadece büyülü derinliğine kapılarak düşünürmüş intiharı. çevresinde çırpınan herkes gibi. hep en iyi saatlerinde istermiş onu hayata geçirmeyi çünkü en büyük iki yüzlülükmüş karanlıktayken boğulmak. tabi sonrasını da düşünürmüş engel olamadığı rasyonel kişiliğinden mütevellit. bunları yaparken bi film bulmuş öylesine. izlemiş de filmi öylesine. filmde yıldızları göremeyen insanlar varmış. bir daha hiç gülemeyecek olan insanlar. hissettiklerini anlayamamış. tanı koymak istemiş, bir isim vermek istemiş de sadece; bunu yapamadığından mıdır ne daha derine geçmiş hissettikleri. neden sonra filmde iki insan birbirine gülümsemiş, o da onlara…

edgar keret hikayesine goran dukic yorumu – üstüne bir de gogol bordello ve tom waits güzelliklerini eklenmesi. biraz olsun gülümsemek için izleyiniz.

wristcutters: a love story – 2006 . imdb