`Bukowski ve sansürle ilgili yaz` Draft olarak kalmış bir yazıdan geriye kalanın bu olması belki de ilahi bir mesaj ya da ilahi adalet. Ama hali hazırda makale kategorisinde bununla ilgili bir yazı var hem de kendi ağzından. Temcit pilavı gibi bunu okurun önüne sunarsam Seda Sayan’ın sabah şovuna benzerim diye korkuyorum ki Seda Sayan medya araştırmalarında halk tarafından en güvenilen celebrity seçilmiş. Gelecek çok soğuk.

Bukowski denince de en son yaz aylarında Taksim civarlarında gezinirken “üzerinize şeytan sıçmış gibi hissedeceksiniz” türevi bişeyler yazıyordu, bu aklıma geldi. Gel de bunu primetimeda yayınlanan bir reklamın markası için reklam metni diye yaz. Müşteri yüzüne ağzına sıçacak gibi bakmazsa namerdim.

Bir de bu adam demişti “profesyonel hayat size sistemin kölesi olmak dışında bişey yapma şansı bırakmaz” türevinde özlü sözler. Tam olarak bu değildi söz ama özlü söz ezberlemek gibi huyum yoktur google’dan aratın belki Steve Jobs melek kıyafetiyle uçarken Freddie Mercury Cevahir’de hayalet olarak gezip yeni çıkan makyaj malzemelerine bakıyor sonra İndigo’ya gidip dans ediyor türü animasyonlar vardır, izlersiniz.

Sözün özü yazmak iyi birşeydir, yazın çizin yaratın. Çok anlamlı sanılan cümleler anlamsız, anlamsız sandıklarınız da anlamlı çıkar. Hatta söylediklerinizi bir kenara yazın derken Ajda Pekkan’ı da anmış olalım. Estetik takviyesi de olsa hep genç kalabilmesiyle içindeki rock’n roll ruhunu öldürmemesiyle de “no future” görüşünün en iyi savunucularındandır. Bu alanda kesin daha iyi bir isim bulabilirdim ama bu yorgunlukla bu kadar oldu. Profesyonel hayat beni biraz yordu işte. Olsun flagg’in de dediği gibi yazmak her daim  iyidir. Teknoloji yazanların kulu köpeği olsun.

Tekrar görüşmek üzere, hayatın çarklarına yenilmeyin. Kendinize zaman ayırın. Tepki gösteren ruhunuzu kaybetmeyin. Meyhaneye gidin sonra tuvalet duvarlarına NARO seni unutmadık yazın. Maaşları daha almadıysanız hesabı ödemeden kaçın da derdim de neme lazım yarın bir gün giderim ederim meyhane sahipleriyle çok da papaz olmayalım.