Menü Kapat

yaşasın modern yaşam

Aşıkların elinden sazlarını alıp, gitarlar tutuştururlar. Türküleri unutturur, tatsız tuzsuz Halukleventler, Cemkaracalar, Barışmançolar yaratırlar.

Malraux bir kitabının bir yerinde diyordu ki, “eşitlik olamaz peşinde olduğumuz, üstte olanın alttakiyle eşit olmayı kabul etmesi değil. şu fransızların bulduğu gibi birşey olması lazım… kardeşlik!”

Misyonerlerden arta kalan yangın yerine antropologlar gittiler. Saygı duyduklarından değil, enteresan bulduklarından. Belki de sıkıcı salonlarında anlatacak ilginç birşeyleri olsun diye. Öğrenmeye değil, incelemeye gittiler. Bir de öğretmeye gittiler, modern bilimin müthiş faydalarını. Onlar da bizim gibi insan olduklarına göre, onların da bu müthiş bolluktan bu harika birikimden, bu elbombalarından, bu nefis kanserojenlerden faydalanmaya hakları var.

Fakir mahallelere, çağdaş yaşamı desteklemeye gittiler. biz de insanız, onlar da insan, o zaman onlara destek olalım da onlar da bizim gibi insan olabilsinler. Onlara da şu tattığımız harika şeylerden tattıralım. Halideedipadıvarreşatnurigüntekin falan okuyabilsinler. çağdaş yaşam o kadar güzel ki, çağdaş yaşamımızla o kadar mutluyuz ki bunu herkesle paylaşmak, mutluluğumuzu herkese bulaştırmak istiyoruz.

En kötüsü de buydu işte “eşitlik” bunların hepsinin ağzından düşürmediği bir “eşitlik” var. Adına faşizm demek bunu çok küçültmek olur. Bunun çok daha kökten, karmaşık yöntemleri var.

Sonuçta da, her bireye okuma yazma, her eve internet, herkesin ayağına çarıktan daha iyi pabuç… ve tatsız tuzsuz şarkılar. kıraçlar… iğreti hikayeler, elifşafaklar, tunakiremitler falan. ruhunu besleyecek şeyden o kadar yoksun ki, maneviyat denilen şeyin dinden başka biryerde bulunabileceğini bile tasavvur edemiyor. ne için yaşadığını, ne için öleceğini bilemeyen bir topluluk.. koskoca mutsuz bir dünya.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.

paylaşım