Yanılgıların keşfi hakkında

Bir kadına karşı duyulan aşk yüzünden öldürmez kişi kendini. Bir aşk, herhangi bir aşk, bizi çıplaklığımızda, yoksulluğumuzda, çaresizliğimizde, hiçliğimizde sardığı için öldürürüz kendimizi

Pavese, 25 Mart 1950

Bilekte dönen bıçaklar, kendine kıyamayan birinin, işlenmiş soğuk çeliği ilk defa canını koruyan kan dolu borulara bunca yaklaştırabilecek kadar cesur oluşu. Korku duyan biri için büyük zafer. Derece derece korkunun yitimi ve yaşamakla gelen pasif ölüm. Ölüm olgusunun kendisine kavuşulmadığı sürece bir parodi unsuru olarak yaşamın içinde kalacağı gerçeğinin farkedilişi.

Beden pozisyonlarından kriptosu çözülen sahte bir birliktelik. On iki ay çile çeken birinin geçmişine dair bütün yanıltıcı unsurları tak tak keşfedişinin doğurduğu bir epifani. Sabah, yalnızlıktan doğan iç titremesiyle başlamıştı ama yavaş yavaş yerini huzurlu bir adalet duygusuna terkediyor.

Kendini gerçekleştirmenin sağaltıcı fantezisi. Yolu tıkayan kayanın arkasındaki yosunları pençelerle bir bir soymak ve onu bir çile duygusuyla yüksek tepeye kadar taşımak. İkna edici bir uçurumun sınırında duracak hareket bilimini bütün aks ve gövdeleriyle tasarlayacak zekayı şımartmak.

Duygular da duvarlar, şu evlerimizi çevirip bizlere dışarıyla içeri arasında suni bir ayrım yaptıran yeryüzü dekorlarımız kadar gerçek dışı ve yanıltıcı fakat hiç birimiz yok ki onlardan kaçabilsin. Primitif, amigdalayla yapılan kof bedensel eylemlere karşılık çile çeken, kendiyle yüzleşenlerin son tahlilde kendine uğrattığı öfke. Böyleleri namluyu, her yalan; esinci bir ışığın halesiyle aydınlatıldığında, kendine çevirir.

Porn footage, sevgiliye gönderilen penis nude’larından artakalan o hiç bitmeyecekmiş gibi uzayan, aslında hiç olmayan zamanın okyanusunda boğulunan garip günlerin şimdiye uğrayan zihin bulanıklığı. Bir mistik deneyim, bedensel ifrazatların kasıktan arınmayı andırır bir tutkuyla döküldüğü o şırıltılı çeşmesinin hayali uyaran buğusu.

Kötülüğün coğrafyamızda en seçilir mekanı olan camilerin tuvaletleri, dinsel obsesif düşüncelerden tutkulu müntehirlerin cesaretlendirici motivasyonuna; oradan dejeneratif alışkanlıkların ticaretine kadar bir çok uğursuz işe tanıklık eder. Cami tuvaletleri, her nasılsa diğer tuvaletlerden; şayet metruk bir binanınki ya da bir kapıcı dairesininki filan değilse, çok daha kirlidir. Bunun her gözün göremeyeceği tinsel bir sebebi vardır. Hela yolunda, cemaatin ayağına yapışan çamur yürektedir. Kubbeler afyonlu gırtlak sesleriyle inler ve hala cenin kalmış saf bir çocuğun kabusu böyle büyür de büyür. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir