Menü Kapat

yani rüzgar her şeyi alıp götürmeyecek

richard brautigan. bana göre en sağlam yazarlardan biri. altıkırkbeş sayesinde okuma fırsatımız oldu – iyi ki de oldu. brautigan 1935’te washington’da doğdu.1984’te bolinas’ta dostlarıyla “ava çıkıyorum” diye vedalaştıktan 3 hafta sonra cesedi bir özel dedektif tarafından bulundu. başına kurşun sıkarak intahar etmişti. kendisi hakkında ileride ayrıntılı yazacakken size de başlangıç fırsatı.

d.not: aşağıdaki “slowblow-hamburger cemetary” şarkısını kitabı okumadan önce yıllardır dinlemiştim. kitabı okurken ben bu hikayeyi bir yerden hatırlıyorum noktasında şarkı sözlerinin kitabın aşağıdaki giriş kısmı olduğunu farketmem benim için ayrı bir güzellikti. sizin için de olabilir. dinlerken okuyun.

o öğleden sonra, toprağın birkaç kısa gün içinde başka bir mezar haline gelmek için beklediğini bilemezdim. kurşunu havada yakalayıp 22’lik tüfeğin namlusuna geri koyamam, onun namludan aşağı kayıp yatağına yerleşmemesi, kovanına yeniden tutunup sanki hiç ateşlenmemiş ve hatta o silaha hiç doldurulmamış gibi olamaması çok kötü.

keşke kurşun, diğer kırk dokuz kardeşi ile birlikte kutusunda olsaydı, güvenli bir şekilde silah dükkanındaki rafta duruyor olsaydı ve ben o yağmurlu şubat öğle sonrası sadece dükkanın yanından geçmiş, içeriye hiç girmemiş olsaydım.

keşke canım kurşun değil de hamburger istiyor olsaydı. silah dükkanının hemen yanı başında bir lokanta vardı. çok iyi hamburger yaparlardı ama aç değildim.

hayatımın geri kalanı boyunca  o hamburgeri düşünüyor olacağım. orada, tezgahta oturmuş, gözyaşların yanaklarından aşağı akarken onu ellerimde tutuyor olacağım. garson kız başka taraflara bakıyor olacak, çünkü hamburgerlerini yerken ağlayan çocukları görmekten hoşlanmış, ayrıca beni utandırmak da istemiyor.

lokantadaki tek müşteri benim.

buna ihtiyacı yok.

onun kendi sorunları var.

erkek arkadaşı geçen hafta chicago’lu kızıl saçlı bir kız için onu terk etti. bu yıl içinde ikince defa başına geliyor bu. buna inanamıyor. bu sadece bir tesadüf olamaz. chicago’da kaç tane kızıl saçlı kız var ki?

biz bez alıyor ve tezgahın öbür ucundaki, aslında orada hiç bulunmayan dökülmüş bir şeyi silerek, hayali bir lekeyi temizliyor. bu hikayeyi anlatmaya devam edeceğim:

yani rüzgar her şeyi alıp götürmeyecek
toz . . . amerikalı . . . toz

yani rüzgar her şeyi alıp götürmeyecekyani rüzgar her şeyi alıp götürmeyecek
altıkırkbeş yayın
çeviri: canan çakırlar
124 s. ~ 14×20 cm.
istanbul . 1998
isbn: 98218621106

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.

paylaşım