Türkiye Cumhuriyeti. Vatandaşı olan erkeklerin sorgu sual olmaksızın ufacıkken sünnet edildiği, ergenliği yeni tamamlamışken, belki de en verimli yaşlarında askere alındıkları ülke. Kadınlarınsa, zaten böyle cinsiyetçi bir ülkede doğmuş olmakla yaşama geriden başladıkları, sayılamayacak kadar fazla eşitsizliğe maruz kaldıkları ve daha da kalacakları aşikar olan topraklar.

Bu harika ülkede, evli değilsen ve cinsel ilişkiye giriyorsan, yasalar nezdinde değil belki ama, toplumsal olarak suçlu kabul edilirsin.  Ve bu topraklarda cinsellik üzerine konuşmak, hatta düşünmek ayıp olduğundan bir tabunun içinde yaşarsın. Ve yine sana ve partnerine korunma yöntemleriyle ilgili zerre bilgi verilmediği için, hamile kalabilirsin. Bu durumda ne yapılır? Evet, yüksek ihtimalle bunun yanıtını da öğretmediler. Diyelim ki, gebelikten emin olmak üzere bir hastaneye gidip kan testi yaptırmak istedin. Ama hastane bunu yapamaz. Evet, bu doğru. “Zina” yasal bir suç olmamasına rağmen, evli olmayan bir kadının herhangi bir devlet hastanesine gidip sosyal güvencesinden faydalanarak gebelik için kan testi yaptırması mümkün değil. O zaman, paran varsa ne ala. Paranı verip özel bir hastanede tüm “sorun”unu çözebilirsin. Fakat yoksa..

Evli olmayan bir kadın, Türkiye’de bu kan testini ancak adli tıpta yaptırabiliyor.

Türkiye Cumhuriyeti.

“Davalık olmayacaksın ama hala suçlusun” hissini sadece sevişmek üzerinden hissettirebilen müthiş ülke!  Zira, burası seks ülkesi değil!

“T.C. BEYNİNİZİ YALAR”