UYDURDURUYMA

Sen sistemsin! Olmadı mı? Peki, ben de sistemim.
Toprağını doyurmayan bir yağmura nasıl tepki verebilirim? 
Tüm sancılarıma iyi gelen mırıldanmalar sistemin içinde değil mi? 
Uyku içinde başka bir rüya mümkün sanki. 
Uyku biraz uyuma benziyor. 
Uykuyu yok edebilir miyim yeni bir uyku için? 
Ecelli ve hakiki divanelik mümkün mü?

Ben sistemim! Olmadı mı? Peki, sen de sistemsin.
Sen olmayanlara, sende olmayanlara, senden olmayanlara ne kadar açıksın? Kanındaki zehirleri teşhir edebilir misin, tespit ettin mi?
İnsanlardan söz açtığında kendini ayırır ya da kayırır mısın?
Peki, hissine, zihnine; bedenine dadanan etkenin yani yetkenin, dili, rengi, biçimlenişi fark eder mi?

Sistemiz. Olmadı mı? Peki, sistemdeyiz.
Neden uydurmuyorum? 
Bazıları her gün uyanıp işe gidiyor. 
Bazıları geceleri uyumuyor. 
Uydurmalıyım. 
Evet, uyduruyorum. 
Neden insanlığın yüzde kırk ikisi yatakta uyumuyor? 
Uyduruyorum. 
Neden insanlığın yüzde otuz altısı evde yaşamıyor? 
Uyduruyorum, neden büyük büyük şirketlerin; devasa depolarında; yiyecekler, içecekler, giyecekler ve ayrıca barınaklar; evet daha nicesi; devasa şirketlerin stoklarında boş boş bekliyor?

Kurumların zehiri bu!
Ve bu zehir, denetime meyleden, yönetime bağlanan; evrenin en küçük yapı-yıkı taşı insandan.

Ve yeni bir dille yeşerecek ormanları uyduramam.
Yeni bir nefes taşıyacak semayı uyduramazsın.
Ve kokusu biat delecek toprakları asla uyduramayacaklar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir