“Unutmak- bütün insanlar unutmak isterler, hoş olmayan bir şey olduğunda daima, “ah bir unutabilsem” derler. Fakat unutmak önceden pratiği yapılması gereken bir sanattır. Unutabilme her zaman insanın nasıl hatırladığıyla bağlantılıdır, fakat buna karşılık hatırlama da insanın gerçeği yaşayış tarzına bağlıdır. Yaşadıklarına umudun itici gücüyle dalan kimse asla unutmayacak biçimde hatırlar. Bu nedenle, nil admirari (hiçbir şeye şaşma) hakiki hayat bilgeliğidir. Hiçbir an’a zamanı geldiğinde unutulmayacak kadar büyük bir önem yüklemesine izin verilmemelidir; fakat her an, istenildiğinde hatırlanacak kadar büyük öneme sahip olmalıdır. İnsan ne kadar şiirsel hatırlarsa, o kadar kolay unutur; çünkü şiirsel olarak hatırlamak unutuşun başka bir adıdır. Şiirsel hatırlayışta, yaşanılan şeyler bütün acılarını kaybederek bir dönüşüme uğramıştır. Bu şekilde hatırlamak için insanın nasıl yaşadığına, özellikle de nasıl zevk aldığına dikkat etmesi gerekir. Yaşanılan bir şeyden son anına kadar dolu dolu zevk almak hem hatırlamayı hem de unutmayı imkansız kılacaktır. Çünkü o durumda insanın unutmayı arzuladığı, iradedışı bir hatırlamayla gelip zihinleri bulandıran belli bir doymuşluktan başka hatırlanacak şey kalmaz geriye. Bu yüzden, eğer belli bir hazzın ya da yaşanılan şeyin akılda fazla yer ettiğini sezmeye başlarsanız, hatırlamak için bir an durun. Başka hiçbir yöntem bu deneyimi fazla uzun sürdürmeye karşı bir tiksinti yaratamaz.”

kierkegaard – kahkaha benden yana
şarkısı