ahmet kaya’nın ölümünün 10. yılında gösterilen ümit kıvanç tarafından hazırlanmış belgeseldir. diğer bir deyiş ile – biz bu adama ne yaptık? – hikayesi. ya da bu adamı nasıl öldürdüklerinin.

biz ülke olarak bu güzel adama insanlık dışı şeyler yaptık. o “ben klasik bir hikaye olmak istemiyorum.öldükten sonra anlaşılmak istemiyorum, şimdi anlaşılmak istiyorum” demişti. öldükten sonra bile hala anlayamadık. belgesel biraz olsun anlayabilmeniz için harika bir yapım. bir çok şeye ışık tutuyor yorumsuz bir biçimde. kendisinin aşağıda söyledikleri de her şeyin özeti.

kan ve kin bir kenarda dursun. barış olsun, kardeşlik olsun, dostluk olsun,yoldaşlık olsun. istediğimiz küçücük bir şeydi. deryada bir damlaydı. ulusal kültürden bahsettik.kültürel kimlikten bahsettik. onlar bunu nufus cüzdanı anladılar.

ayrıca belgesele anlamsız tepki yorumları da görüyorum dönem dönem. bu yorumlara da en güzel cevabı ümt kıvanç kendisi vermiş;

– belgeselde, ahmet kaya’nın konserlerde yaptığı “bu ülkeyi böldürtmeyeceğiz” vurgusunun altını özellikle çiziyorsunuz. bunun nedeni ne?

– bunu mahsus yaptım tabii ki. adam her dakika bunu söylüyor, bizi sıkacak kadar aynı laflarla söylüyor üstelik. sonra birdenbire bölücü ilan ediliyor; ama “o, türkiye’de de yurtdışında da verdiği konserlerde her fırsatta ‘bu ülkeyi böldürtmeyeceğiz’ diyen, barışa ve kardeşliğe vurgu yapan biriydi” diyen tek kişi çıkmıyor. bana bazı çevreler kızıyor şimdi, “ahmet kaya’yı ehlileştirmeye çalışan bir film yaptı” filan diyorlar. “apo’yu özledim” diye şarkı söyledi, onu niye koymadın diyorlar. birincisi koyamam, koyduğum zaman film yasaklanır, kimse seyredemez. ayrıca, bunları herkes biliyor, siz bunları yüz bin kere milletin kafasına kaktınız; ama adamın bu dediklerini hiçbir şekilde aktarmadınız. bu ehlileştirme suçlamalarının -bu bir eleştiri değil çünkü, suçlama benim için- bir temeli yok bence. bana hiç ehli gelmiyor çizdiğim ahmet kaya portresi.

şimdi oturun bir saatinizi bu güzel belgesele ayırın. emin olun pişman olmayacaksınız. başta serdar ortaç alçağı olmak üzere, çok övdükleri askerlikten kaçıp 10. yıl marşı ile vatan kurtaran medya maymunlarına hala zerre saygınız var ise en az onlar kadar suçlusunuz. çünkü bu ülkede sanatçı diye adlandırılanlar “kürt diye bir şey yok” diye bağırabildi. basın mensubu diye adlandırılanlar “vay şerefsiz” diye manşet atabildi. pişmanlığınızı ve özrünüzü kabul etmiyoruz.

 

ama üzülerek bitirmeyin belgeseli, kendisi gibi gülümseyi bilin. daha içilecek rakılar var.

bu adamlar zaten devrimi yapmışlar bu adamlar rakı içse ne olur ki yani.