Bir yaşama alışamazsanız, diğer tüm yaşamlara yaklaşırsınız.

İki kadın: Thelma ve Louise. 90’ların Amerika’sında sütun gibi bacakları ve sıradanlıktan kaçarken kazandıkları çılgınlıklarıyla yoldalar. Hani açık bir kabriyole arabada rüzgarda giderken sigara içen kadının seksiliğini görecek ve yaşayacaksınız. Rüzgarda uçuşan baş örtülü güzel kadın karelerini bolca göreceksiniz. İki kadın yola çıkacaklar ve çoğu kişinin hayatında olmayan bir şeyleri yakalayarak, bazı şeyleri kaybederek yola devam edecekler.

Bu bir yol hikayesi. Hem maddi hem manevi… Yolda yaşananları görecek, değişimleri yaşayacaksınız. Bir insanı tanımanın en iyi yolunun, onunla birlikte yolculuk yapmak olduğunu söylerler ya, filmi izlediğinizde bu cümleye hak vereceksiniz.

Film sanırım dönemindeki sıradan kalıpları zorlamaya çalışmış. Örneğin, her karakter veya her tip filmin gidişatında etkili değil. Sadece orada olmaları güzel olacağı için varlar. Bir yargıları, bir hükümleri yok bazılarının. Ana karakterlerde de bu var bazı yerlerde. Aslında film 2 saat civarında olmasa, yönetmen filmi uzatmaya çalışmış derdim ancak yeterince uzun bir filme çok değişik bir tat katmış bu karakter eklemeleri.

İzleyin derim…

thelma & louise