Etiket: zen

MOD 135 – 20190702

hey minik kuş, hey minik kuş.
zaman döner peşinde pervane
hey minik kuş
zaman peşinde döner, pervane
hikaye; zaman (yürüdüm, yürürüm)

bir daha bakma, bana bakma
yanıma gelip de, beni aldatma
zaman yavaşça akıp geçiyor üstümüzden
hepsi böyle yavaştan olup bitiyor
bana yardımcı olunmuyor
perakande bir dünya

hey koca dünya
hey utanmaz dünya
hey benim minik dünyam
hey üstüme basan dünya
ho bu dünya
ho şu dünya
ho kaçan dünya
ho
bu dünya başka dünya
bu dünya öteki dünya
sevenler sevilemeyenler
koşulamayanlar, başı okşanmayanlar
bu dünya yalan dünya
bu dünya benim dünyam
hey hey hey hey yüksel…

MOD 135 – 02.07.2019

01. Grup Ses – Motorize with Da Poet & Elektro Hafiz
02. Grup Ses – Mega Hafiza with Elektro Hafiz
03. Elektro Hafız – Mega Hafıza 2 (with Grup Ses)
04. Debdebe – Arızalı
05. guguou – Pas Matri
06. Zen – Bu Dünya Benim Dünyam
07. Document1 – Fog Horn
08. MARCH – Empty Streets
09. Renka – Bata Çıka
10. Büyük Ev Ablukada – HOŞÇAKAL KADAR feat. Korhan Futacı (Canlı Şekli 2019)

zen ustaları

soru sıradansa,
aynı olur yanıtı da.
soru pilavın içindeki kum tanesi gibi olursa,
çamurdaki dikene benzer cevabı da.

zen dünyasından devam ediyoruz bu hafta da kitaplara. zen ustaları’nın hikayelerindeki aydınlanma arayışını bulacaksanız bu sefer karşınızda. yeterince zaman tanıyıp anlamaya çalışmadan okuduğunuzda fazla kısa ve anlamsız gelebilir fakat bu fikirlerin tarih boyunca bir çok harekete esin kaynağı olduğunu unutmamakta fayda var. en azından kendiniz için gerçeklere ulaşma yolunuzda alternatiflerin arasında değerlendirmeniz gereken bir kaynak ve zen dünyası. bakın kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı…

zen ustaları
wumen huikai
türkçesi: erdem kurtuldu
epsilon yayınevi
2015, 120 sayfa

temel eğitim.

  • Açtıysanız, kapatın.
  • Bozduysanız, düzeltin.
  • Kendiniz düzeltemiyorsanız, yapabilecek birini çağırın.
  • Ödünç aldıysanız, geri verin.
  • Kullanıyorsanız, ilgilenin.
  • Seviyorsanız, söyleyin.
  • Ortalığı birbirine kattıysanız, temizleyin.
  • Yerini değiştirdiyseniz, geri koyun.
  • Bir başkasına aitse, kullanmak için izin isteyin.
  • Nasıl kullanılacağını bilmiyorsanız, kullanmayın.
  • Sizi ilgilendirmiyorsa, bulaşmayın.
  • Özlediyseniz, arayın.
  • Buluşmak istiyorsanız, çağırın.
  • Anlaşılmak istiyorsanız, anlatın.
  • Sevmiyorsanız, söyleyin.

zen . diskografi

zen

doğaçlama müziğin türkiye’deki ilk ve en önemli gruplarından biridir zen. buna rağmen pek bilinmez; doğaçlamayı kafaların pek kaldıramasından olsa gerek. işin ilginci babazula dinleyen kesimin bile büyük bir kısmı bilmez. 1988 yılında boğaziçi müzik kulübü bünyesinde kuruluyorlar. demoları ardından 4 albüm yayınlıyorlar. bunlardan derya 1996 yılında spin “en iyi ve en az tanınan 10 albüm” listesine alıyor. aynı yıl new york times “yılın es geçilen en iyi albümleri” listesine alıyor. bakırköy akıl hastanesi’nde albümü hala kafamda soru işaretidir. mazhar osman isimli salonda verilen konserin nasıl bir ortamı vardı çok merak ediyorum. tanbul derdimi anla derken, suda balık bu yol hiç bitmeyecek diyor. grup elemanlarından murat ertel, emre önel ve levent akman 1996’da tabutta rövaşata’nın film müzikleri için yan grup kurup babazula oluyor, günümüze kadar geliyorlar.

zen

murat ertel fanzinlerle de haşır neşir, mondo trasho’ya destek veren güzel insanlardan biri. inanmazsınız diye bakın kanıtlıyorum: mondo trasho-2. 3. sayıdaki “zen” yazısında belirttiği üzre göztepe parkında yapı kredi sponsorluğunda çıkıp resmi gazeteden avazları çıktığı kadar katı atık yönetmeliğini okumuşlar. pek tabii ki katılımcıların büyük bir kısım kaçmış. aynı sayıda, posterler kısmısında bulabileceğiniz pek okunaklı olmayabilir diye aktardığım yazısında şöyle buyurmuş;

müzik yaparken sevdiğim şeylerden biri de çalarken yaptığım hataları derhal hatırlayarak onları tekrarlamak. zamanla  bu konuda ustalaştım, hatayı yaparken ne kadar şaşırırsam şaşırayım genellikle başı ve sonuyla birikte onu tekrarlayabiliyorum. böylece ne kadar kötü çalarsam çalayım yeni bir şeyler öğrenebiliyorum. en kötü çaldığım zamanlar, yapabildiğim ve bildiğim şeyleri tekrarladıklarım. zaten güvenli çalanlar, çalıştığı şeylerin aynısını yahut benzerini çalanlar bence maymundurlar. kendilerine ait olmayan şeyleri (parça, şarkı, tema, melodi) aynen tekrarlamaya kalkanlar en aptal ve taklitçi müzisyenlerdir. değiştirip farklılaştıranlara ise yorumcu denir. klasik veya konservatif müzikte aslına uygun çalmak üstünlük belirtisidir.
müziği ileri götürenler, kendilerinden önceki kuşak ve kuşakların hata, yanlış ve kötü olarak nitelediği bir takım öğeleri müziklerine katanlardır.

m.ertel

babazula’nın neredeyse düzenli aralıklarla bant dergisinde röportajlarını bulmak mümkün, bir+bir‘de müzikal ve kentsel dönüşüm üzerine pek keyifli bir röportajları mevcut kaçırmayın derim.

çok uzatmaya gerek yok, buyrun sıradan bütün albümleri, dinleyin. bazı şeyleri de yurt dışında aramaya gerek yok, bu taraftarda çoktan yapılmışı var. ayrıca sosyete güzellik yapmaktan kendini alamıyor. murat ertelin yazısı ile birlikte 3 konser posterini de sizlere sunuyor. daha ne yapalım?

 

suda balık – 1994

suda balık
1. çok su içtim
2. suda balık
3. aman dur bekle
4. seslen bana
5. ses nefes
6. inkilap vapuru
7. caktır
8. karşılama
9. acıklı ama aldatıcı
10. plaj havası
11. dadidi
12. yalı çiftetellisi
13. bu yol hiç bitmeyecek
14.hidden track
 download – zen . suda balık

 

derya – 1996

derya
1. eveleme develeme
2. bugün senden mektup aldım
3. bu da geçer
4. du b
5. çalmakla çalışmanın ne farkı var
6. jever
7. uzun yolun hikayesi bol olur
8. ispanyol kerranesi
9. köyün kızı derya
10. badi badi
11. hidayet abi
12. gaz
download – zen . derya

 

tanbul – 1998

tanbul
1. arıza oyun havası
2. derdimi anla
3. düz gel
4. tanbul
5. asır hasta
6. yalan
7. iki teker
8. ben de yalnızım
9. baaartma beni
10. yavaştan gel
download – zen . tanbul

 

bakırköy akıl hastanesi’nde – 1999

bakırköy akıl hastanesi'nde
1. bu dünya benim dünyam
2. mazhar, neyzen ve köpeği
3. burda bizden başkası yok ki
4. arkadaşım ateş
5. dut ali
6. bakırköy havası
7. birazdan
download – zen . bakırköy akıl hastenesi’nde

 

posterler

tık deyin büyüyor.

murat ertel bysr apathetic turmoil zen posterzen 2/5 bz maximal punch effect posterzen poster

felipe tofani

felipe tofani. kendisiyle “the internet is a fad” serisi sayesinde tanıştığımız, üstüne utanmayıp bu seriyi türkçeleştirdiğimiz sıkıntı olmazsa istanbul içerisinde de sticker’larını göreceğimiz ve kendisini üçüncü tekil şahış olarak tanıtmayı seven bir “art director”. bizim burada götümüz donarken sao paulo’da serinlemeye çalışan felipe’nin aynı zamanda tasarımcı ve güzel insan kimliği de bulunmakta. türkiye’de burnundan kıl aldırmayıp bulutlarda yaşayan tasarımcı/sanatçı bozuntularının bir bok olmadığını bir kez daha kanıtlar nitelikle dünyanın öbür ucundan sevgileriyle…

kimdir?
bu soruyu birisi bana uzun zaman önce sordu ve nasıl cevaplayacağıma dair herhangi bir fikrim yoktu. hala bilmiyorum fakat kendi bedenimde yaşarken artık daha rahat hissediyorum.

neden?
can sıkıntısını gidermek için bir yol olduğunu söyleyebilirim ama hala canım çok sıkkın. bence bir şeyleri salıvermem gerekir, bir şeyler yapmam gerekir ya da daha fazla sıkılmış olacağım ve gerçekten bunu istemiyorum.

düşlerde ne var?
yazmadığım şarkılar için planlar, burada söylediklerimden daha iyi olacak konuşmalar. gerçekten orada olmayan şeyler görüyorum, gelecekte kullanacağım cümlelerin taslağını oluşturuyorum ve ardından her şeyi unutuyorum.

ne yapmalı?
yapıyor gibi hissettiğiniz herhangi bir şeyi. bildiğim bir şey varsa o da her şeyin biraz çaba ile yapabileceğidir.

ilham verenler?
benim için ilham rol modellerinden gelmiyor. ilhamımı etrafımdakilerden ve olduğum yerden alıyorum. yaşadığım yerde olmak ya da online olmak.

ne okuyalım?
bir kaç kitaba aşığım ve genelde herkese onları öneriyorum: “zen ve motosiklet bakım kitabı”, “black dahlia” ve “dövüş kulübü”. insanlar bu kitapları okumalı

ne dinleyelim?
bu kesinlikle bana sormamanız gereken bir soru. hayvani miktarda bir çok şey dinliyorum. fakat son günlerdeki favori 10 grubuma indirgeyebilirim.

  • Clutch
  • Jesu
  • Gruntruck
  • Nick Drake
  • Therapy?
  • 16
  • Helmet
  • Godflesh
  • David Allan Coe
  • black sabbath

ne izleyelim?
ne izlememeniz gerektiğini biliyorum: televizyon. televizyonda izlediğim tek şey sabah 6’daki haberler. filmleri ve eski “Twin Peaks” gibi eski dizileri izlemeyi severim. son zamanlarda izlediğim ve herkese izlemelerini önerdiğim film “I Saw the Devil” idi.

bize ne sorarsın?
türkiye’de sağlam metal grupları var mı? o tarz herhangi bir şey dinlemedim. Türkiye’den neler dinleyelim?
<etilen>metal grupları hakkında öneri sunabilecek kapasitede dinleyici değiliz, okuyucuların yorumlarına bırakalım. türkiyeden: zen, nekropsi, replikas, radical noise, babazula, erkan oğur, ddr, orhan gencebay ve daha unuttuğum bir çok grup dinlenebilir.</etilen>

<etilen>bu soruyu kendin sorup, kendin cevaplar mısın?</etilen>
geçmişe dönme ve her şeyi değiştirme şansın olsaydı neyi farklı yapardın?
her şeyi.

felipe tofani. we met with him via his “the internet is a fad” series but moreover we also produce turkish ones – if there won’t be a problem, you may be able to see those stickers in Istanbul as well. he is an art director who  likes to write about himself in the third person. while we are freezing in Turkey, he is trying to get cooled in sao paulo as well as he is a “beautiful person”. he also proved us that designers/artists who see themselves as superhero is basically is a piece of shit. all the best from other side of the world…
who?

someone asked me that a long time a go and i had no idea how to answer. i still don’t know that but i know i am more comfortable living in my own skin now.

why?
i would say that this is a way to kill the boredom but i am still bored to death. i think i need to let something out, i need to do stuff or else i will be way more bored and i really don’t want that.

what do you have in your daydreams?
i make plans for songs i didn’t write, i plan talks where i am way better than this, i see stuff that aren’t really there, i sketch sentences to be used in the future and then i forget everything.

what should we do?
whatever you feel like doing. one thing that i know is that everything can be done with some level of effort

those who inspire you?
for me, inspiration doesn’t come from role models. i get my inspiration from my surroundings and from where i am. being that where i live or where i am online.
i really like traveling. i like to see things the other way and stare my routine in the face and change something when i get back,

what should we read?
i am in love with a few books and i normally recomend them to everyone” “zen and the art of motorcycle maintenance”, “black dahlia” and “fight club”. people need to read this.

what should we listen?
this is the question that you should never ask me. i listen to so many stuff it’s inhuman. but i can cut it down to my top 10 bands nowadays.

  • Clutch
  • Jesu
  • Gruntruck
  • Nick Drake
  • Therapy?
  • 16
  • Helmet
  • Godflesh
  • David Allan Coe
  • black sabbath

what should we watch?
i know what you shouldn’t watch and that is TV. the only thing i watch on TV is the morning news everyday at 6. i like to watch movies and old series like Twin Peaks. the last good movie i saw was I Saw The Devil and everyone should see that.

what do you ask to us?
are there any good metal bands in turkey? i never listened to anything like that. what is good to listen from Turkey?
<etilen> we are not capable to suggest metal bands as we don’t listen metal; let’s leave metal to our reader comments. But you should definitely listen zennekropsireplikasradical noisebabazulaerkan oğurddrorhan gencebay and much more that we forget right now from Turkey.</etilen>

<etilen>can you please ask yourself a question and answer it?</etilen>
if you could go back in time and change everything, what would you do different?
everything

esat c. başak

esat başak

esat c. başak türkiyede fanzin olayının başlangıcı kabul edilen mondo trasho‘nun yaratıcısı aynı zamanda “türkiye fanzincileri sevelim onlara koyu çekelim derneğinin” başkanı olarak gözükmekte. mondo trasho okuma şansına erişmiş her insan için bir manifesto niteliğindedir. ben de fanzin yapmalıyım dedirtir ve ben dahil bir çoklarına yaptırmıştır, umarım yaptırmaya da devam eder. yapıldığı tarih 1991-1992 yılları olmasına rağmen günümüzde bile ele alındığında vay be dedirtmektedir. mondo trasho kesinlikle bir sanat eseridir. siz de bu şanslı insanlardan olmak istiyorsanız takas kısmımızda mondo trasho’yu göreceksiniz, görmeyenlere duyrulur. ayrıca o dönemlerde ürettiği “defterler” apayrı bir güzelliktir.

esat başak mondo trasho dışında zen grubu ile de yakın temas içindedir, zen’in konser sırasında dönen görsellerini hazırlamıştır, biz göremedik. bunları da after affects’i açıp 2 saniyede verilen efektler ile değil zamanın kısıtlı imkanlarıyla – slayt ve film makineleriyle gerçekleştirmiştir. yani bütün araç gereçler manueldir. ortaya çıkan sonuç bu alanda da bir ilktir.

mondo trasho

herkes 2004 yılında banksy louvre müzesine girip kendi işini asmış diye dolaşırken kimse esat başak’ın 1995 yılında akm’deki “fluxus sergisinde” sergide herhangi bir türk işi olmamasını “fluksus” yazan vesikalık fotoğrafı korsan olarak asarak protesto ettiğini bilmez. karşı sanat çalışmaları’nda 2002’de açılan ‘tehlikeli şeyler’ adlı sergiye, açılış günü yaptığı bomba ihbarıyla katılmasını da kimse kimse bilmez ~ imha ekibinin olay mahalline varışını en tehlikeli iş olarak görüyordu.

an itibariyle kendisi gökovada ikamet etmekte idi değişiklik var ise bilmiyoruz, ne önemi var deyip devam ediyoruz. son olarak mayıs 2010 – galeri non‘da “endüstri devrimi bitti. biz kazandık” dedi. sergide elektrik ocağından pikap, ayşe arman saçı yolan oyuncak, darwin’in türlerin kökenini parçalayan maymun, genetiği değiştirilmiş oyuncaklar (gdo) gibi harika işler mevcuttu. yıllar önce dahke fanzine verdiği röportajda şöyle demişti “söyleyecek söz olduğu sürece araç bulmakta zorlanmayacağız sanırım”. günümüzde de bu araçlar kesinlikle sosyal medya. esat başakta binbir ayrı profil ile işlerini yaymaya devam ediyor. facebooktan takip edebildiğimiz kadarıyla 6-7 kere atıldı. atatürk işleri en çok şikayet edilenlerden her zaman olduğu gibi ülkemizde.

lafı fazla uzatmadan ülke topraklarında en çok saygı duyduğum, en nev-i şahsına münhasır insanlarından olan esat başak’a sorduk klasik röportaj sorularımızı. o yine ezberleri bozdu. soruların cevapları işlerinde saklı, önce işlerine bakınız sonra da cevaplara. atladığımız paylaşımları farklı sitelerde muhakkak vardır, biliyorsanız belirtmeniz rica olunur.

kimdir, neden, düşlerde ne var?

esat başak niçin

ne yapmalı, ilham verenler, ne okuyalım, ne dinleyelim, ne izleyelim?

bu konularda tavsiyem yoktur hiç. insanın kendi iç dengesi ve varoluş sağolsun rasgetiriyor zaten herşeyi. yeni bişey yapmalı hemen, durmaksızın. zaten duramıyoruz da :)
elinden geleni yani. süper bir alandır, bilirsin.

bize ne sorarsın?

çok kolay gelsin derim, nefis iş yapıyorsunuz. devam elbet :)
çok selam sevgi saygı