duvarları olmayan müze

sanat tarihçisi ya da sanat eleştirmeni değiliz. sanat sever tanımına ne kadar girip girmediğimiz de şüpheli ama bazı şeyleri paylaşmak ve tartışmak gerekli. british council türkiye’deki ilk dijital sergisini açmış (bu 2 ay önce oldu) amaçları sanat severlere yeni bir deneyim yaratmakmış. orijinali “museum without walls” bizde “duvarları olmayan müze”. elif kamışlı el atmış. pek

büyük veri

büyük veri (big data) zihnin parmak izi ya da bilinçsiz yaşamlarımızın digital izi. hepimizin benzersiz bir işareti var. her hareket, her arama, her beğeni, her bağlantı, giriş yaptığınız zaman, ne kadar online kaldığınız, nereden bağlandınız… bunların hepsi sizinle ilgili şeyleri bilmek isteyen ilgililere bir psikologun herhangi bir terapisinde söyleyebileceği şeylerden daha fazlasını anlatıyor. iç dünyamızın nasıl

just delete me

gözlemlediğimiz kadarıyla web sitesi algısı toplumumuzda oldukça farklı boyutlarda. özellikle pek popüler sosyal medya sitelerinin kar amacı güden bir şirket olduğu gerçeği pek bilinmek istenmiyor. bu sitelerin en büyük varlığının “data” yani içerik olduğu ise gözardı ediliyor. bu sebeple varlıklarını kaybetmek istemeyen bu şirketler kişisel bilgilerinizi silmiyor, saklıyor, istenildiğinde devlet kurumlarıyla paylaşıyor. kişiselleştirilmiş içerik ve

immersion

immersion kendisini e-mail dünyasına insan merkezli bir bakış olarak gören mit media lab mensubu bir grup güzel insanın projesi. özetle siz emailiniz üzerinden eriştikten sonra meta-data’nız üzerinden; istediğiniz zaman diliminde iletişiminizin ne şekilde olduğunu kalite bir infografik üzerinden gösteriyor. fakat bizce asıl önemli olan nokta sizin çoktan vatandaş ile paylaştığınız datanını ne kadar “gizli” olduğunu gözler önüne

okumaya devam

sanal zamanın duygu yüklü çocukları

Çok yalnızız, hem de çok… Hepimiz yalnızlığımıza sanal çözümler bulmaya çalışıyoruz. Sinemaya gitmiyoruz, çekilen en yeni filmi bile izbe bir vcd’cide bulabiliyor, bikaç liraya edinebiliyoruz. Sonra iki değişik film izleyince kendimizi en ala sinema eleştirmeni sanıyoruz. Kitap almıyoruz, onun yerine Wikipedi’den filozofların önemli sözlerini okuyoruz. Bu yetiyor. Böylece hem paramızı hem de “çok değerli” vaktimizi harcamamış oluyoruz. Birbirimizin müzik zevklerine tecavüz ediyoruz,

okumaya devam