Etiket: yök

İnsanın Sonu

Biz, insanlık en baştan beri katillerimizin peşinden gideriz. Biz, bizi en dibe sürükleyenleri, kendi çobanımız olarak görürüz, zira biz en üstte olanlarız, biz yaratılanların en yücesiyiz ve bizden üstün ne olabilir ki?

Yaratılmışların en yücesi olan insan, dünyayı yok etmeye en eğilimli olandır, zira dünya onun için yaratılmıştır, onun hizmetine sunulmuştur ve başka hiçbir canlının bu mavi nokta üstünde söz hakkı yoktur.

İnsan, kendi çıkarları nedeniyle en çok kendi türünü ve başka türleri yok eden varlıktır, zira dünya kendisi için kurulmuştur ve sırf bu neden yaptıklarını doğrular niteliktedir, o insan, dünyanın sahibidir.

O insan ki inandığı doğruluğu sorgulanabilecek şeyler için kendi türünü ve daha da ötesi başka türleri öldürür, sırf kendi var ettiği şeylerden daha fazlasını elde edebilmek için.

İnsan kendi yaratmıştır, parayı, toprağı, madenleri birer sosyal statü belirteci olarak, ve kendi bunlar için kendiyle savaşır sırf kendi anlamlandırdığı şeyler için, kendisi kendi anlamlandırdığı şeyler dolayısıyla kendi türünden varlıklardan üstte olmak için daha fazlasını elde etmek ister.

İnsan budur, kendisi güçlü olmak ister, kendisi güçlü değilken güçlülere ateş püskürür, kendisi zayıf iken ise zayıfların fazla çalışmadığını söyleyecek kadar da ikiyüzlüdür.

Hangimiz güçlüyüz oysa, hangimiz kendi hayatımızdaki çelişkileri alt edebiliyoruz, hangimiz kendimizi ve kendi türümüzü yenebiliyoruz?

İnsan budur, kendisi güçlü olmak ister, kendisi güçlü değilken güçlülere ateş püskürür, kendisi zayıf iken ise zayıfların fazla çalışmadığını söyleyecek kadar da ikiyüzlüdür.

Hangimiz kendimizi aşabiliyoruz? Her birimiz kendi türümüzden birilerinin belirlediği sınırları aşmak için uğraşan tekilleriz. Artık yapacak hiçbir şeyimiz yok, sadece izimiz kalsın istiyoruz ve izlerimizi küreselleştiremedikçe birer hiç olmaya devam edeceğiz.

Ey insan ki kafandaki bir kiloluk hamurla sendin en güçlüsü canlıların, neden kendini öldürmeye çalışıyorsun?

Kayıp

Yaşadıklarıma anlam biçmek çok zor. Hatta bir anlam verilebileceğini bile düşünmüyorum. Sanki tümümüz bu anlamı kaybetmişiz de arıyormuşuz fakat yine de bulamıyormuşuz gibi gözüküyor.

Terk edildim, sevildim, sevdim ve tersi de başıma geldi, sevdiğimle sevgim hakkında hiç konuşmadan farklı konularda da konuştum, lakin ne olabilirdi ki bu çağda? Konuştuk, bir şeyler üretip, yok ettik ve hiçbir şey değişmedi. Terk-i diyar yapan sevdicek terk etti, bir sürü felsefi teorem oluşturduk lakin hiçbiri bizim bulantımıza çare olmadı. Kapandık, lakin kendimizin bildiği tek bir şifreye açıktık, oysa O, bu şifreyi bile girmeyecek kadar kendini beğenmişçe hareket etti, tıpkı türevleri gibi..

Biz ise, yaranmak için, bu düzende yolumuzu bulmak, varlığımızı sürdürmek için çalıştık, lakin ne sürdürebildik  ne de nihai amacımız mutluluğa ulaşabildik. Biz bunun sonu olmadığını bilenlerdik, hayat sadece belli bir süre gülüp, bedelini, mutluluklarımızın bedelini bizden alan bir tefeciydi. Her mutluluğun bir geri dönüşü vardı, hayat bize her mutluluk verdiğinde bir tefeci gibi geri kalanını bizden alıyordu, mutluluğun her saniyesi ödenecek bir borçtan başka bir şey değildi.

Lakin biz, bir kere yüzümüze gülsün diye yaşadığımız kimilerinin kader kimilerinin yaşam diye tanımladığı bu şeyi, sonuna kadar kararlı idik, oysa sonuna götürecek kadar gücümüz var mı idi?

Biz umut dolu fakirleriz, ve kaybettiğimizi kabullenemeyecek kadar gururluyuz, oysa kaybettik ve hiçbir şey düzelmeyecek.

aradığınız her şey burada

evet biraz da seo orospuluğu denemeleri yapalım. küçük sırlar dizisini ücretsiz izlemek için buraya tıklayabilirsiniz. lys ve sbs sonuçlarını öğrenmek için tıklayın. aşk-ı memnu bihter hakkında bir şey yazabilecek kadar bilgim yok ama beren saatin çıplak fotoğrafları var. ssk ve key ödemelerini de buradan takip edebilirsiniz bence. lig tv ücretsiz ve online olarak buradan izlenebiliyor. lost, fringe, how i met your mother, ezel alayı burda. download, ücretsiz, indir, izle, kaydet, seksi, fotoğraf, futbol, süper lig, lig tv, ligtv, tarkan, serdar ortaç, dinle, oyunlar, arkadaşlık, cinsellik, erotik, facebook, eokul, e okul, youtube giriş, lady gaga, inception, ösym, yök, üniversiteler, sıcak, ücretsiz, tüket, sorgulama, düşünme, yaşama, sürüye katıl. tıp.

yök sabancıya da karşı

ne zaman bir üniversite lafı açılsa herkesten aynı şeyi duyuyorum, “abi keşke sabancı gibi olsa” şeklinde. yök bu duruma da el atmış, ya herkese ya da hiçkimseye demiş böyle güzel sistem. herkese olamayacağına göre de hiçkimseye olsun diye sonlandırmış, sabancıda sistem değişikliği için zorlama yapıyormuş. insanların gerçekten ilgi duydukları alanlara göre yönelmesi istenmiyor sanırım büyükler tarafından. üniversite okusa da mis gibi okusun işte sesini çıkarmadan anlamadan, gerçekten öğrenmeden isteğiyle yanıp tutuşuyorlar olsa gerek. sabancı’nın sisteminden şikayetçi bir tane öğrenci bulamazken düşülen durum içler acısı. show must go on türkiyem.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, bazı üniversiteleri, ”çok büyüdükleri ve idareleri zorlaştığı için yeniden yapılandıracaklarını” bildirdi.

Bu konuda YÖK’te bir komisyon oluşturulduğunu belirten Özcan, özellikle öğrenci sayısı 40 binin üzerindeki üniversitelerin değerlendirileceğini belirtti.

YÖK Genel Kurulu toplantısında gündeme gelen ”İstanbul, Marmara, Gazi, Selçuk ve Uludağ üniversiteleri ile nüfusu 40 bini geçen diğer bazı üniversitelerin bölünmesi” konusunda araştırma yapmak üzere oluşturulan komisyon, hangi üniversitenin kaça bölüneceği, isimlerinin aynı kalıp kalmayacağı gibi konular ile önerilerin dile getirildiği bir rapor hazırlayarak Genel Kurula sunacak. Konu üzerinde uzlaşma sağlanması halinde kanun teklifi hazırlanacak. falan filan..

Açıköğretim 1.500.000 insanın idaresinde zorlanmıyorken 40000 öğrenci için iki üç fakülteyi başka yere taşıyıp bi tabela yaptırıp üniversite sayımız ibibibibi oldu demek.. veya yeni rektör ve kadro adaylarının ağızdan salyaları akıtması…

hyde park’ımız oluyor(muş)

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversitelerde “öğrencilerin herhangi bir engelle karşılaşmadan özgürce görüşlerini dile getirebilecekleri alanlar açmaya” hazırlanıyor. Özgür alanlar için İngiltere’nin Hyde Park’ı örnek alınacak. “Özgür alanlarda” öğrenciler, şiddet ve suç içermeyen her türlü konuşmalarını ve görüşlerini ifade edebilecek, üniversite yönetimini eleştirebilecekler veya konferans, sempozyum düzenleyebilecek. Bunlar için okul yönetiminden ayrıca izin alınması gerekmeyecek.

türkiye’de bu olayın kullanım amacını tek tek toplamak zor, bir alanda yapsınlar rahat rahat fişler, istediğimizi alırız olduğuna dair bahse girebilirim.