Yıkım Kimliksiz

Önceden beri yapılara karşı oluşturup geliştirdiğimiz yapıların niteliklerini belirleyek oluşturduğumuz kimlik meselesini biraz açmak isterim. Kimlik kelimesinin tanımını kendi kelimelerimle yapacak olursam, o nitelik demektir, ruh demektir, orijinallik değil özgünlük demektir. Kendini bilmek demektir. Kendini bilen kendine has evler, dükkanlar, kitapçılar ve çarşılar ile nitelik kazanan çevremiz; ne evsiz, ne ibadethanesiz ne de okulsuz kendisi

ben tolman

ben tolman, detaycılığı, sabrı ve yeteneği ile kendisine çok net eyvallah dedirten arkadaşlardan. 180×121 cm. boyutunda günde 10 saatten fazla harcayıp 6 ayda bir işini çıkartabiliyor. insanlar ve inşa edilmiş çevrenin birbiriyle ilişkisi – sosyal, ekonomik ve toplumsal çizgiler maksimum detayda incelediği çalışmalarını bakıp geçmek ile bırakmayın. unutmayın biz de çizdiklerinin bir parçasıyız. ben tolman

LAMEKAN: Metalaşan Kentin Çöküşü

her ne kadar biraz veri desteği ile daha çarpıcı olabileceğini düşünsem de bu hali de görmezden gelinen bazı şeyleri fazlasıyla açık ortaya koymuş. doğal yaşamı yıkıp istanbulun göbeğinde doğal yaşam alanı oluşturduğunu iddaa eden şirketlerinizle yıkılacaksınız. AKP’nin 12 yıllık iktidarı süresince yürüttüğü ve büyük bir gümbürtüyle çökmesi kaçınılmaz olan neoliberal politikalar ve inşaat odaklı ekonomik büyüme

bay perşembe . rafet arslan

Rafet Arslan, 12 Mayıs 1972, İzmir-İstanbul ve göksel tüm sistem. Kavramsal Sanata, disiplinler ötesi bir bakış atan yazar-eleştirmen-güncel sanatçı-kolaj işçisi-performansçı… Sürrealizm,Yeni Dalga Bilimkurgu ,Erekte Şiir, Mutant Sanat alanlarında aktif. Çağdaş Sanat Manifestoları (6:45 Yayın-MAyıs 2010) kitabının yazarı. böyle tanıtıyor kendisini. sayfa sonundaki linklerden görebileceğiniz gibi; yeterlimi siz karar verin. en son ortalığı yıkıp geçmişti duyurduğumuz

yıkım’ın manifestosu

Bu manifesto ile herkese bildiriyoruz ki ; Bizler yeni varoluşun embriyolarıyız ve eskinin yıkıntıları altında ezilmekten korkmuyoruz ! Hepimiz yalıtılmış zavallılar olduğumuz kadar düşsel firarileriz! Hepimiz çaresiz korkaklar olduğumuz kadar zehirli bitkileriz ! Ahmak ve bayağı tutkuları olan obur banker azınlıklarla, borca ve dışkıya batmış doymak bilmez kıskanç çoğunlukların varolma çabalarına karşı, eğlencenin kemirgen vampiri ile aklını ve

yıkım . destruction 2011

Yıkım/Destruction 2011, 2010 yaz aylarında ülkenin ilk kolektif-avangard inisiyatifi Sürrealist Eylem Türkiye içinde ekolojik yıkım, Maya takvimindeki 5. güneşin gelişi, küresel kapitalist hegemonyanın geleceği, 3. Dünya Savaşı, Babil kehanetleri üzerine başlayan tartışma ve bu süreçten çıkan çağrı metni ile yola çıkmış, tamamen bağımsız bir sergidir. Serginin konsepti doğrultusunda, yurtiçi ve dışından yaklaşık 60 sanatçının, çoğunluğu