ayna

Bilirkişi: insanlara, öldükten sonra durmaksızın genişleyen uzay zaman çizgisinde kaybolmak ile; ruhlarının, onlara özel olarak hiçbir şey ifade etmeyen nesnelere aktarılması arasında seçim yapma şansı sunulduğu ve bu nesnenin 617 günlükken, o gün dokundukları son nesne olduğu bir gerçeklikte, sıradan bir güne uyanan insanlar ve daha günün ilk ışıklarıyla başlayan dişlerini dünyaca ünlü tenis şampiyonuyla fırçalayıp fırçalamadıkları endişesi.

Bir Yazım Türü-Tekniği Olarak ‘Endüksiyon’

“Kelimeler onları kullandığımız zaman hava da asılı kalıyor ve bir sonraki doğru yeri bekliyorlar” gibisinden bir şey demişti arkadaşım o gece. Bir kelimenin bir ortamda kullanılması, onu o ortamın bir parçası yapıyordu. hava da salınan kelime baloncukları hayal edin, işte aynen öyle. ve her kelime baloncuğunun bir etki alanı vardı, basit kelimeler daha büyük bir çember