Etiket: yarasa

kendi kafanızı kazıma kılavuzu – II

Y. Yarasalar için Y.

Sanırım hepsinin temelinde aynı olay yatıyor. İmamın oğlunun elinde patlayan terk edilmiş mayının kulaklarımda bıraktığı çınlama ve etrafa yayılan koku. Yanmış etle barut karışımı bir şeydi.

Bunun konumuzla alakası yok ama. Temelinde neyin yattığını önemsemiyorum artık zaten. Hiç önemsememeliydim.

Zaman zaman teyit etmeniz gerekir. Varlığınızı. Buradalığınızı. Sağ elinizin işaret parmağını duvara dayayın. Bir şeyler hissedeceksiniz. İmamın oğlu bağıra bağıra gözlerini yuvalarından fırlatıp gırtlağını yırtmaya çalışırken yaptığım gibi. Çömelip sağ elimin işaret parmağını toprağa dayamıştım. Çocuk bağırmakta haklıydı ama. Can çok acımıştır, eminim.

Yapıştırıcı toplayıp kasabanın dışındaki hurdalığa girerdik gizli gizli. Ben, imamın oğlu, Cem bir de. Cem annesiyle beraber düğün salonu işletiyor şu sıralar ayrıca. Sırf yapacak daha iyi bir şey bulamadığımız için giderdik oraya. Öyle gezinirdik ortalıkta. Bir bekçisi vardı. Çocukluktan yeni çıkmış Gürcü kızları kulübesine çağırır üç kuruş para verip saatlerce sikerdi. İçeri girdiğimizi hep bilirdi bilmesine ya yalnızca ara sıra bizi yakalamaya çalışır, eline geçirdiği seferlerde de evire çevire döverdi. Yapıştırıcılarımızı almaya çalışmazdı ama.

O gün yardımımıza ilk koşup gelen de o bekçi olmuştu. Hatırlıyorum. Ayaklarında terlikler, pantolonunun paçaları dizlerine kadar sıyrık, üzerinde terden sırılsıklam olmuş bir atlet ve fermuarını patlatıp dışarı fırlamaya çalışan ereksiyonuyla. Cem’in yerden topladığı şeylerin imamın oğlunun kopmuş parmakları olduğunu anladığı gibi bir bağırtı koyuverip o da bir şeyler toplamaya başlamıştı şokun etkisiyle. Ben hep aynı çömelmiş pozisyonda zeminden destek almaya çalışırken bekçiyle Cem zavallının etrafa saçılan organlarını bir araya getiriyorlardı.

Hakikatle olan münasebetinizi etrafınızı çevreleyen sahneler belirler. Ortam ne kadar hastalıklıysa zihin o denli kaypak olacaktır. Sonunda imamın oğlunu bir poşete doldurup götürdüklerinde anne babama neden toprağa dokunmaya devam etmek zorunda kaldığımı anlatabilmek için epey çabalamıştım. Toprak orada değil miydi her zaman? Her zaman orada olan şeylere sıkı sıkı sarılarak kurtulamaz mıydık kimsesiz boşluğa savrulmaktan?

Hava kapalıydı o gün. Bundan eminim.

(daha&helliip;)

sezon açıldı

Güzel ve ihtişamlı kürkler için kanada sezonu açtı.. 3 günde 19bin küsür fok öldürüldü. Kanada avlanma bakanlığı 280.000 kadar fokun avlanmasına izin çıkartmış. Kürkler zarar görmesin diye kafalarına vurarak falan öldürüyorlar biliyoruz. Kaç katliam videosu izledik bu şekilde. İşin garip tarafı benim takıldığım nokta kürk giymenin insana getirileri olduğunun düşünülmesi. İşin duygusal boyutunu geçersek en çirkin kıyafetler bence kürkler. Sizin zengin olduğunuzun göstergesi. Zengin olmak da çirkin bişey. Ayrıca selülitleriniz de çok dikkat çekiyor. Yarasa dölü çok iyi geliyormuş selülite duydunuz mu hiç? İşte yeni moda! Yarasa dölüyle güzelleşin.. Bu arada yarasaların dölünü almak çok zor. Onları öldürmeniz gerekiyor. Bu yüzden çok pahalı. Ama olsun zenginsiniz neticede. Kaplumbağa sidiği de ülsere iyi geliyor. Öptüm bay.