Etiket: yapı

victor turner – ritüeller

bu noktada bir kayıt düşmek isterim: sanat konularında olduğu gibi dinsel konularda da “daha basit” halklar diye bir şey yoktur, sadece bizimkinden daha basit teknolojilere sahip bazı halklar vardır. insanın “hayali” ve “duygusal” hayatı her zaman ve her yerde zengin ve karmaşıktır. kabile ritüellerindeki sembolizmin ne kadar zengin ve karmaşık olduğunu göstermek bu kitaptaki hedeflerimden biri. “kendimizinkinden farklı bir zihin yapısı”ndan söz etmek de tam anlamıyla doğru sayılmaz. söz konusu olan farklı bilişsel yapılar değil, aynı bilişsel yapının büyük çeşitlilik gösteren kültürel deneyimler ifade etmesidir.

dünyayı kendi yaşadıkları dünyanın değerleri ile sınırlı tutan ciddi sayıda bir insan nüfusu var ve bu grubun büyük bir kısmı da diğer grupları küçümseme ya da kötüleme eşiğinde. bu durum özellikle afrika halkları üzerinde yıllardır tekrar ediliyor ve dile getiriliyor. burada yaşayan yerli gruplar üzerine sık sık “ilkel”, “basit”, “yamyam” gibi kelimeler kullanıldığını biliyoruz. bu durumun saçmalığını gözler önüne sermeye çalışan güzel insanlar da yok değil. büyük bir kısmı uzaktan okuduklarıyla kalmayıp bu insanların yanında bir süre yaşıyor. dolayısıyla yazdıklarının değeri de bir hayli katlanıyor.

bu güzel insanlardan biri victor turner, stanford üniversitesinde görev yapan bir hocaydı, 1983 yılında aramızdan ayrıldı. geride bıraktığı ve bir antropoloji klasiği haline gelen eser ise “ritüeller – yapı ve anti-yapı”. ziyaret ettiği kabile afrika’daki ndembu kabilesi. kitap iki bölümden oluşuyor. öncelikle ndembuların ritüellerinin tek başlarına ve karşılaştırmalı olarak derinlemesine bir analizi yapılıyor. ikinici bölümde ise geçmişte ve geçtiğimiz yüzyılda bizim de pek bildiğimiz hippiler, zen, beat kuşağı, krishna, bob dylan, 68 kuşağı gibi oluşum ve olgulardan örneklerle “komunitas” kavramını sorguluyor. ilk bölümüyle ufkunuzu açacağınız, ikinci bölümü ile bazı şeyleri artık daha iyi anlayacağınız ve antropoloji klasiği ünvanını sonuna kadar hakeden bir eser. unutmayın. etilen de bir sosyete.

eskişehir’li olmamız bir yana, bir şekilde eskişehir’den çıkmış işlerin başarısız olma ihtimali gördüğümüz kadarıyla çok düşük. emir uçkan’ın işleri de bunların bir örneği. kendisini yapı yorum projesiyle tanıdık. özetle instagram üzerinden inşaat halinden binaların fotoğraflarından oluşturulmuş futuristik formların sergisini yapıyor. gayette iyi yapıyor. grafik tasarım ve mimarinin en güzel sevişmelerinden. bakmadan geçmeyin.

kimdir?
Babam mimar, Annem Heykeltraş, ailemde herkes akademisyen ve sanatçı, bu yüzden küçüklüğümden beri modern sanatın ve tasarımın içine doğup bununla yaşadım. Lisede Sosyal mezunu olduğum halde Geometri dersini seven, zaman makinası gibi bilgisayara tapan, ayrı bir zaman diliminde yaşayıp kendi dünyamda çok uzun zaman çalışmalarda bulundum. Birçok insanın deli olarak nitelendirebileceği ve normalin dışında akılcı mantıklı ama yine de çok da kabul edilemeyen, Felsefeci / Bilim Adamı gibi kendi kendine tasarımsal icatlarda bulunan Yüksek Lisanslı bir Grafik Tasarımcıyım. İstanbul’da 10 seneye yakın her türlü tasarım işinde çalışıp sonunda İstanbul’da aradığımı bulamadığım için Eskişehir’e taşınıp Yapı-Yorum projesiyle kendimi tekrardan keşfettim.

neden?

Digital Art / Digital Sanat olarak İstanbul’da bir galeriyle beraber çalışıyorum. Sınırlı Sertifikalı Edisyonlu işlerimi buradan satıyorum. Ama kişisel sergi için çok fazla şey gerekiyor. Zaten dijital olarak ürettiğim bu eserleri, büyük boyutta TV ekranı veya tuvalda izlemek arasında bir fark olmadığını biliyordum, bu yüzden Instagram’da sergilemeye karar verdim. Böylece isteyen istediği medya boyutunda izleyebiliyor. Hem de tatilde, hem de gecenin bir yarısı, trafik derdi olmadan, istediği atmosferde takip edebiliyor. Ayrıca bu statik bir sergi değil, her hafta yeni işler de ekleyerek büyüyen sürekli bir sergi haline getirdim.

Yapı-Yorum her gün yanından geçtiğiniz binaların farklı bir gözle bakıldığında aslında bambaşka dünyaları anımsatan karelere dönüşebiliyorlar. Mimari formları Grafik Tasarımcı gözüyle yorumlayarak, futuristik mimarinin ilk adımlarını atarak, insanları hergün gördükleri yapılara farklı bir gözle bakmalarına tevşik ediyorum. Aslında beyinleri zorlamak için yapıyorum. Hem benimkini, hem de izleyene yeni bir dünya olabileceğini hatırlatmak istiyorum.

(daha&helliip;)