Etiket: wilhelm reich

Orgon Enerjisi ve Orgon Akümülatörü

ORGON ENERJİSİ

vikipedi şöyle bahseder:

Orgon enerjisi, 1930’larda Wilhelm Reich tarafından ileri sürülen varsayımlara dayanan evrensel hayat gücüdür. Reich’ın ölümünden sonra öğrencisi Charles Kelly tarafından hazırlanan son şekline göre: Orgon, evrenin anti- entropi: bozunum karşıtı prensibidir.Mesmer’in hayvansal çekimiyle karşılaştırılabilecek, tüm doğaya dair bir fikirdir. Carl Reichenbach’ın Odik güç ve Henri Bergson’un élan vital düşüncesi de içerik olmasa da, oluşum açısından benzerdir. Orgon, kütlesiz sürekli bir varlık olarak düşünülmüştür. Maddeden ziyade yaşayan enerji olarak düşünülmüştür. En küçük mikroskobik biyonlardan, organizmalara, bulutlara ve galaksilere kadar uyarlanabilir.

Reich, orgon enerjisinin kronik biçimde bloke olmasının hastalanmaya yol açabileceğini ileri sürüyordu ki, bu da eski öğretilerde yer alan bir kavramdır.

Orgazm esnasında yayılan ORGONE adını verdiği ve “çoğu insanın Tanrı dediği bir ilkel kozmik enerji keşfettiğini” söyler.

Bu enerjiyi ürettiği “kutunun” içinde toplayarak, kutuya giren insanları orgon enerjisiyle daha yoğun bir şekilde buluşturup onları kanserden korumayı amaçlamıştır.

Orgonumuz azalınca kanser gibi hastalıklara yakalanma riskimizin artacağını şu sözlerle açıklamıştır reich:

KRİTİK NOKTA AŞILDIĞINDA YANİ D.O.R. ORGONU GEÇTİĞİNDE YAŞAMSAL ORGANİZMALARDA GERİLEMELER VE ÖLÜM HIZLA YAYILMAYA BAŞLAYACAKTIR. BUNUN İLK İŞARETLERİ KANSER VE KALP HASTALIKLARINDAKİ ARTIŞ, BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN ÇÖKMESİ VE KİTLESEL YIKIMLARIN VE COŞKUSAL VEBANIN ARTMASI OLACAKTIR.

Orgon jeneratörlerini kar amacı gütmeden Halka dağıtmayı ve yaygınlaştırmayı düşlüyordu. Ama her şeyi kimyasal tozlara ve kesip biçmeye bağlayarak büyük paralar kazanan ilaç sektörleri ile başı derde girmişti. Öncelikle Amerikada “kısıtlanan” orgon akümülatörleri bir süre sonra tamamen yasaklandı. Bu yasağa uymayan ve üretime-dağıtıma devam eden reich hapise atıldı. -ki orada da öldü.

Orgone_Energy_Accumulator_(right-angle,_open)

ORGON AKÜMÜLATÖRLERİ

vikipedi şöyle bahseder:

Orgon enerji akümülatörü ise belli maddelerle kaplanmış bir odacıktır. Orgon varsayımına göre bireyin enerjisi maddesel katmanlardan(akümülatörden) dışarı çıkmayıp kişinin kendisine yönelecektir. Böylelikle orgon enerjisinden faydalanılacaktır.

Burroughs ise “Yaşamsal atomların yaydığı titreşimleri yakalayıp bize sunana alet.” olarak tanımlar.

Reich ayrıca iletken olmayan izolatör maddelerin güneşte belli bir süre bırakıldıkları takdirde orgonla şarj olduklarını bulgular. Aşırı nem, gölgede havalandırma, suya sokma ise onları deşarj eder. Reichenbach’ın keşfettiklerini tekrarlar. “Organik maddeler orgon enerjisini emer ve depolar” der. Orgon enerjisini hapsetmenin ve depolamanın yollarını arar ve “orak” adını verdiği bir kutu geliştirir. Bu kutu, bir metal ve organik maddeden yapılma iki tabakadan oluşur. Metal ve organik maddeden oluşma tabakaların sayısını artırarak etkinin güçlendiğini keşfeder.
Suyun en iyi orgon emicilerden biri olduğunu anlar. Suyun süptil enerjileri emme kabiliyeti Mesmer ve Reichenbach tarafından da keşfedilmiştir. Dünyanın her tarafındaki ruhsal şifacılar ve dini liderler de.

Orgon akümülatörleri bir çok insan tarafından denenmiş olsa da, şahsen benim adıma bunlardan en çok göze iki isim William Burrogughs ve Kurt Cobain oluyor.

Burroughs, teksasdaki evinde yaptığı akümülatörü bir ziyaretinde kurt cobain’e de denettirince ortaya şöyle bir görüntü çıkıyor. (ayrıca On the Road filminin 1 saat 10. dakikalarında william burroughs’Un girdiği neal cassady’nin “siktiriboktan bir tuvalet gibi” diye adlandırdığı şey de bir orgon akümülatörüdür.)

9e74bc7af1ae43c75a36efe26cfa209c

Bu mistik aletin satışını dünya üzerinde (benim bildiğim kadarıyla) en iyi şekilde şu site yapıyor:
Ve tabi kendiniz üretmek siterseniz şu pdf‘ten yardım alabilirsiniz -ingilizceniz var ise:

10271536_1426626260937687_1464517230483583516_n        ax2001-grnfld-aap370a

Ben kısaca yapımızı özetleyecek olursam; en dış katmanı organik olan, sonrasında içe doğru -sırayla- metal&çelik yün-organik- aliminyum/metal – organik (pamuk) – metal – organik(fiberglas) olarak ortalama 15 katmanlı bir yapı inşaa ediyorsunuz. yani evinizdeki kapının içini bu malzemelerle katman katman doldursanız da olur. ve bu “yapı” lardan 6 tane gerekiyor. üst, alt, sağ-sol, arka kısım ve ön kapı için.

sonrasında akümülatörün içine girip evrenin enerjisini iliklerinize kadar emebilirsiniz!

“o ibneler şimdi sizinle uğraşabilecekler mi bakalım?!”

wilhelm reich

asıl açıklanması gereken aç insanın neden çaldığı ya da sömürülenin grev yaptığı değil; neden aç insanların çoğunun çalmadığı ve sömürülenlerin çoğunun greve gitmediğidir.

wilhelm reich, psikiyatri tarihinin en radikal isimlerden biri. amerikada makaleleri sansüre tabii tutulan, bir sene de hapiste yatan psikiyatrist. freud’la bir çok ortak çalışma yürütmüş, onu etkilemiş, ondan etkilenmiş. cinsellik açısından sağlık bir cinsel hayatın ve orgazm olmanın en büyük mutluluk kaynağı olduğunu söylemiş, akıl hastalıklarını bastırılan cinselliğe ve dürtülere bağlamış. orgazm esnasında yayılan orgon adını verdiği ve çoğu insanın tanrı dediği bir ilkel kozmik enerji keşfettiğini söylemiş. sağlıklı bir hayat için gerekli olduğunu düşündüğü bu enerjinin atmosferden toplanarak depolanması amacıyla telefon kulübesi boyutlarında olan orgone enerji akümülatörü’nü icat etmiş. nezle, iktidarsızlık ve kanser gibi hastalıkları tedavi ettiğini düşündüğü bu buluşu gazetelerde “seks kutuları” adıyla yayımlamış. dinle küçük adam adlı harika bir kitap yazmış. kitapları ve makaleleri sansürlenmiş, hapse atılmış, 60 yaşında kalp krizi sonucu ölmüş, yüzyılımızda yaşamış kıyıda köşede kalmış güzel insanlardan.

kerouac ve burroughs’un bir çok yazısında kendisine gönderme yaptığı ve saygı duruşunda bulunduğu bilgisini de sosyal ortamlarda kullanabilirsiniz. ama tavsiyemiz dinle küçük adam’dan başlayıp kendisini biraz tanımanız.

…dinle küçük adam!

sana ‘küçük adam’, ‘sıradan insan’ diyorlar; yeni bir çağ, ‘sıradan insan çağı’ başladı diyorlar. bunu söyleyen “sen” değilsin küçük adam. onlar söylüyor bunu; büyük ulusların başbakanları, koltuk kapmış işçi liderleri, kentsoylu ailelerin tövbe etmiş evlatları, devlet adamları söylüyor, filozoflar söylüyor. geleceğini eline verirken, geçmişinden ise hiç bahsetmiyorlar.

korkunç bir geçmişin mirasçısısın sen küçük adam. mirasın, avucunun içinde alev alev yanan bir elmastır. bunu sana söyleyen, benim. beni dinle.

her doktor, her ayakkabıcı, teknisyen ya da eğitimci, işini doğru dürüst yapmak ve yaşamını kazanmak için eksikliklerini bilmelidir. bir kaç on yıldır, şu yeryüzünde yönetici rolü oynamaya başlamış bulunuyorsun. insanlığın geleceği, senin düşüncelerine ve senin yapacağın şeylere bağlı. ama öğretmenlerin ve efendilerin, aslında nasıl düşündüğünü ve gerçekte ne olduğunu söylemiyorlar sana. seni kendi geleceğine egemen olma yetisi verebilecek yönde eleştiren ve bu eleştiriyi dile getirme yürekliliğini gösteren tek kişi yok. yalnız tek bir anlamda “özgürlüğüne sahip”sin sen; kendi yaşamını yönetmeyi öğrenmeme ve kendini eleştirmeme özgürlüğüne.

şöyle bir yakınmayı hiç duymadım senin ağzından: “gelecekte kendimin ve dünyamın efendisi olmak yolunda yürütüyorsunuz beni, peki. ama insanın nasıl kendi kendisinin efendisi haline geleceğini anlatmıyorsunuz hiç, düşünce ve davranışlarımdaki yanlışları bana söylemiyorsunuz.”

yönetimi elinde tutan kişilerin, “küçük adamı” yönetmelerine izin veriyorsun. ama sen, hiç sesini çıkarmıyorsun. yönetimi elinde tutan güçlülere, ya da kötü niyetli güçsüz adamlara seni temsil etme yetkisini veriyorsun. her seferinde aldatıldığını anlıyorsun, ancak bunu anladığında, iş işten geçmiş oluyor.

La dialectique peut-elle casser des briques?*

(*Can Dialectics Break Bricks?/Diyalektik Tuğla Kırabilir mi?, René Viénet, 1973)

Can diaclectics break bricks? 2

He looks like a jerk, true, but it’s not his fault. It’s the producer’s. He is alienated and he knows it. He has no control over the use of his life. In short he’s a proletarian.
But that’s going to change.

fransız yönetmen René Viénet‘in sınıf mücadelesini kung-fu temelinde ele aldığı bir sitüasyonist yapım. marx, bakunin, wilhelm reich, fransa komunist partisi, işçi sendikaları, maoizm, cinsiyet ayrımcılığı, yabancılaşma, paris komunü, 1968 mayısı ve pek tabii sitüasyonistlere selam çakarken sınıf mücadelesinin kung-fu dövüşünün arkasındaki devrimci ajitasyon ile keşfine tanık oluyorsunuz.