Bu Bir Ağıt Değildir

Le Guin’in Mülksüzler’de göstermeye çalıştığı şey aslında bir ütopyanın, klasik anlamıyla mükemmel ama şimdiki zamandaki anlamıyla ya da onun için anlamıyla mükemmel olmadığıydı. Ütopyanın mükemmel olmayışı onu ütopya olmaktan çıkarmıyordu, bilakis ütopyanın mükemmel olmayışı onu daha inanılır kılıp daha arzu edilebilir hale getiriyordu. Anarres’te kurulan anarko komünist ütopya -aslında klasik anlamıyla ütopya olmaktan uzak olan

şairim bana hiç söz hakkı tanımadı

“Bildiğim kadarıyla bana gerçeklik kazandırmış olan kişi şairimdi. O yazmadan önce en gizemli kişilerden biriydim, bir silsile içinde yer alan bir isimden başka bir şey değildim. Bana o can verdi, beni kendime getiren, böylece hayatımı ve kendimi her çeşit duyguyla, yazdıkça güçlü bir şekilde hissettiğim duygularımla capcanlı hatırlamamı sağlayan o oldu. Yine de o sözcüklerdeki

ursula k. le guin – hep yuvaya dönmek

kekelenen şarkı (uvakuvaha kütüphanesi’nden) Farklı bir yolum var benim, farklı bir arzum var, farklı bir sözüm var söylenecek. Geri geliyorum dolanıp o taraftan, dışarıdaki yoldan, öteki yönden. Bir vadi var, çevresinde dağlar yok.: Bir ırmak var, kıyıları yok. İnsanlar var, gövdeleri yok, vadide, ırmağın kıyısında dans ediyorlar. Suyundan içtim o ırmağın. Ömür boyu sarhoşum artık,