Muhafazakâr Kisve

Önce önümüze bir fikir koyalım ve onu eğip bükerek yolumuzu bulmaya çalışalım: Muhafazakârlığın geçmişe yönelik olduğu, geçmişin ve geleneğin değerlerini muhafaza etmek olduğu fikrini bir kenara bırakarak, aslında tam da şu anın ütopyası olarak değerlendirilebilecek bir bakış tarzı olduğunu bu meseleden çok canları yanmış bir kuşak olan Frankfurt Ekolü ve çevresi yeterince temellendirdiler. Özellikle de

Salo Ya Da Sinemanın Yüz Yılı

Hatırlayalım: PPP bu filmi 1975 yılında, Hayat Üçlemesi’nin (Decameron, Canterbury Hikayeleri ve Bin Bir Geceler) ardından “nihai filmi” olarak çekmişti. Ahlaki düzen bütün kıtalarda sarsıldı. Yeniden her izlenişinde bu film insanda psikanalistlerin anlattığı “bastırılmışın geri dönüşünü” yaşamadan edemez. Diyorlar ki “katlanılamaz” olmaktan çok, “neresinden tutulacağı asla belli olmayan” bir film bu. Ancak “pusuya yatarak” seyredebilirsiniz

hukuk modeline karşı

Foucault hiçbir zaman yazmayı bir amaç olarak görmedi. Onu büyük bir yazar yapanın tam da bu olduğunu söyleyenler haklıdırlar. Onlar, Foucault’nun yirmibeş yılı aşkın bir zamana yayılan eserinin güzergahlarında şen bir bilimin yolaçtığı kahkahaları bastırmasız, özgürce ve sakınmaksızın savuranlar olabildiler: Foucault’nun öncesinde Spinoza ile Nietzsche’yi, sonrasında ise Deleuze’ü ve yeni bir düşünür kuşağım bu kahkaha

Toplumsal Tip Olarak Çocuğun Sinemada Temsili

Çıkış noktamız bu kez Jean-Pierre Faye’ın oldukça sıcak ama bir o kadar da ağır felsefi bir karakter taşıyan bir Heidegger metni… Daha doğrusu günümüzün bazı Fransız düşünürlerine yönelttiği bir suçlama metni bu… Diyor ki, sadece Nazizme “yandaş” olmanızın tescil edilmesi yetmez –onun karşısında duyduğunuz bir “korku”, bütün tekilliğiyle, felsefenin ve toplumsal hayalgücünün amplifikasyon etkisiyle artarak,

Pulculuk Üzerine

Yüksek Kaldırım bilindiği gibi karışık, kozmopolit, yani belalı bir yerdir. Karaköy’den yukarıya, ya da Tünel’den aşağıya bu sokak üzerinden saptığınızda, elbette tatmin edeceğiniz arzularınıza ve ihtiyaçlarınıza göre kayıt düşerek, sağa ya da sola sapmanın tehlikeli sayılabileceği bir güzergâhı seçmişsiniz demektir. Karaköy’den Tünel’e çıkarken sağdaki sokakların birkaçı genelevleri, soldakilerin birkaçı ise pulcuların dükkânlarını barındırır. İleride ele

MOD 088 – 20180807

“Peki kuşlarda olan bu müzik insanda, bambaşka bir türde nasıl peydah oldu? Bu konuda çeşitli rivayetler var ve bunu araştırmak günümüzde artık ancak varsayımsal “ilkel” toplumlar bulabilecek olan etnomüzikologlara düşüyor. Gırtlak ve ses telleri, beyinle bağlantıları içinde inanılmaz ölçüde karmaşık yapılar. Yalnızca ses çıkarmakla kalmıyorlar, aynı zamanda iki sesi birbirine bağlayarak morfolojik birimler, ses dizgeleri,