intihar saldırıları ve toplumsal duyarlılık

toplumsal ya da daha geniş bir çerçevede küresel duyarlılık konusundaki düşüncelerimizi garissa olayı üzerinden daha önce paylaşmıştık. an itibariyle toplumumuzun ve dünyanın büyük bir kısmının ilgisi intihar saldırılarına yöneldiği ve brüksel saldırısı sonrası verilen tepkiler ile ülke sınırları içerisinde yaşananlar sonrasında dünyanın verdiği tepkiler bir kez daha karşılaştırılmaya başlandığı için hatırlatma ihtiyacı hissettik. öncelikle intihar

şaibeli yurdum cinnet vatanım

10 yaşlarında 45 çocuğa tecavüz eden vakıf elamanlarının yurdu, aile bakanı sıfatı altında 1 kerelik tecavüzün kurumu karalamak için yeterli olmadığını savunanların yurdu, avrupa’da yaşanan terör olaylarına sevinmekle yetinmeyip beter olsunlar diyebilenlerin yurdu, kendi sınırları içerisinde yaşanan bombalama olayları sonrasında yol ve köprü yapmaya devam edeceğiz diyenlerin yurdu, yine terör olayları sonrasında sokağa çık alışveriş

okul sizin olsun bizi parka götürün

Sıraların arasında dolaşmaya başladığımız ilk yıllarda aklıma bir soru takılmıştı. Acaba okullar olmasaydı eğitim almak için nerelere gidecektik. Aklıma bin bir türlü şey geldi, biraz daha büyüdükten sonra kafama daha farklı sorular takılmaya başladı. Modern zamanlarda eğitim neydi ve gerekli miydi ? Ya da eğitim konusunda ne kadar özgürdük. Al birde buradan yak, Kafamda bin

kendi bilal’liğine gül türkiye!

Devlet içersindeki güç değişimleri ve iktidar paylaşımı konularında ortaya çıkan denge bozumunda iplerin el değiştirmesi için bazı kasetler döküldü ortalığa. Evet, bizce de zamanlama manidar. Manidar çünkü konuşmalar elde edilir edilmez servislenmemiş. Biriktirilmiş, dosyalanmış. Belli ki zamanı gelir elbet diye joker misali saklanmış. Bu bile amacın hizmetten ziyade bireysel/cemaatsel bir çıkara yönelik olduğunun, halkın yararlarının

şaibeli yurdum cinnet vatanım

yüzde doksan dokuzu “Türk”, yüzde doksan sekizi “Müslüman” ve yüzde sekseni merkez partici, cumhuriyetin 75. yılında 10. yıl marşıyla coşanların yurdu, bir yumurtayı yedi kişi taşısalar dahi kıranların yurdu, konformizmin batağında göt göbek yapan, sonra da düz karınlı, geniş omuzlu ve kaslı bedenlere sahip olmak için badi şeypırlaştırılan rating hamdi çağının susturulmuşlar yurdu, Sünnileştirilmiş, Heteroseksüel

çanakkaleli melahat’a iki el mektup

ya da özel bir fuhuş tarihi ece ayhan’ın 1991’de yayımlanan kitabının adıdır. çanakkaleli melahatten yola çıkılarak türkiye’nin iktisat tarihine yol almanın fevkaladenin fevkinde nasıl olabileceğini gösteren bir eserdir. kitap korsan yayın tarafından 1500 adet basılmış ve numaralandırılmıştır. orijinalini bulma imkanınız pek mümkün değildir. 00399 numaralı baskıdan, imlaya, sayfa ve satır sonlarına, sayfa numaralarına sadık kalınarak