captain fantastic – 2015

“eğer hiç umut olmadığını farz edersen, hiç umut olmadığını garantilemiş olursun. eğer özgürlük için bir iç güdün olduğunu farz edersen, bir şeyleri değiştirme şansın olur. daha sonra dünyayı daha iyi hale getirmek için katkıda bulunma şansın var.” – noam chomsky nicedir film paylaşmayı atlamışız, geri dönelim. milli “eğitim” bakanlığı evrim teorisini müfredattan çıkarmaya çalıştığı ve

dead man . 1995

Eğer algı kapıları temizlenseydi, her şey insana olduğu gibi görünürdü: Sonsuz! sizi alıp götüren ve gerek ritmi, gerekse de müzikleriyle büyüleyen filmlere saygımız sonsuz kuşağında “dead man” kesinlikle listede yer alıyor. şahsen düğün videosu çekse izleyeceğimiz yönetmenlerden jim jarmusch, ders niteliğinde oyunculuğuyla johnny depp ve harikalar yaratan neil young biraya gelince size kaçırmamanız gereken bir

sound of noise – 2010

bu şehri dinleyin, boktan müziklerle kirlenmiş. artık geri dönüş zamanı. bu şehre hiç unutamayacakları bir konser vereceğiz. sound of noise ola simonsson ve johannes stjarne nilsson’un müzik ve müzikten ötesini aktaran ve bunu yaparken pek eğlendiren filmi. ecnebilerin “punk as fuck” diye sınıflandırabildiği bizim ise muhakkak izlenmesi ve dinlenmesi gereken filmler listemizde üst sıralarda yer

the tribe – 2014

herhangi bir diyaloğa ihtiyacımız yoktu, yüzlerimiz vardı. daha önce benzerini izlemediğinize emin olduğumuz bir film the tribe. miroslav slaboshpitsky çekmiş. altyazı yok, seslendirme yok. sadece işaret dili var. aşk ve nefreti anlatmak için sese ihtiyaç var mı sorusunu sormanız da mümkün. ukrayna’dasınız, sağır ve dilsiz okulunda yatılı okuyan bir arkadaşın hikayesini izliyor ve 2 saat

Oslo: 31 August

daha iyi olacak. her şey çok güzel olacak. [kahkahalar] böyle olmayacağı dışında, biliyorsun. Bugünün tarihine ve doğum günüme ithafen en sevdiğim filmi önermek istiyorum sizlere. İlk olarak filmi bulduğumda kendi doğum günümle (evet bugün benim doğum günüm) aynı ismi taşıması beni çok etkilemişti. İzlediğim zaman karakterin de bana aşırı benzediğini düşünerek hayrete düşmüştüm. Benzerlikleri yazıp film hakkında

do the right thing – 1989

sana sağ el ve sol elin hikayesini anlatayım. iyi ve kötünün hikayesi. nefret: kabil bu eliyle kardeşini öldürdü. aşk: bu beş parmak, doğrudan insanın kalbine gidiyor. sağ el: aşkın eli. hayatın hikayesi bu: statik. bir el sürekli diğeriyle kavga içinde ve sol el her zaman daha fazla kıç tekmeliyor. demek istediğim, görünen o ki, sağ