Etiket: torrent

captain fantastic – 2015

“eğer hiç umut olmadığını farz edersen, hiç umut olmadığını garantilemiş olursun. eğer özgürlük için bir iç güdün olduğunu farz edersen, bir şeyleri değiştirme şansın olur. daha sonra dünyayı daha iyi hale getirmek için katkıda bulunma şansın var.”
– noam chomsky

nicedir film paylaşmayı atlamışız, geri dönelim. milli “eğitim” bakanlığı evrim teorisini müfredattan çıkarmaya çalıştığı ve muhtemelen çıkaracağı, halkın muhtemelen %90’ında evrim’i maymundan gelmekterdir dışında ikinci cümleyi söyleyebilecek kapasitede olmadan yoktur dediği günümüzde az da olsa içimizi ısıtan bir film “captain fantastic”. filmin yönetmeni ve yazarı ise matt rose. alternatifler, sistemin dayattıklarının karşısında durma ve eğitim sistemi gibi bir çok konuyu sorgulatıyor. bernard shaw’un “eğitime okul yüzünden uzunca bir süre ara vermek zorunda kaldım.” sözlerini de hatırlatarak muhakkak izlemelisiniz diyoruz. noam chomsky günleriniz kutlu olsun!

captain fantastic – imdb
captain fantastic – torrent

bir kadınla sevişirken nazik ol ve onu dinle.
onu sevmesen bile ona karşı saygılı ve haysiyetli ol.
her zaman doğruyu söyle.
her zaman hayallerinin peşinden git.
her gününü son gününmüş gibi yaşa.
tadını çıkar.
maceracı ol, cesur ol, fakat tadını çıkar. zaman hızlı akıp gidiyor.
sakın ölme.

dead man . 1995

Eğer algı kapıları temizlenseydi, her şey insana olduğu gibi görünürdü: Sonsuz!

sizi alıp götüren ve gerek ritmi, gerekse de müzikleriyle büyüleyen filmlere saygımız sonsuz kuşağında “dead man” kesinlikle listede yer alıyor. şahsen düğün videosu çekse izleyeceğimiz yönetmenlerden jim jarmusch, ders niteliğinde oyunculuğuyla johnny depp ve harikalar yaratan neil young biraya gelince size kaçırmamanız gereken bir eser kalıyor ki bonus olarak iggy pop da mevcut. muhteviyatında ise western dünyasında william blake desek yeteri kadar merak uyandırırız diye düşünüyorum. izleyiniz. izlemeseniz bile dinleyiniz.

dead man – 1995 – imdb
dead man – 1995 – download . torrent

sound of noise – 2010

bu şehri dinleyin, boktan müziklerle kirlenmiş. artık geri dönüş zamanı. bu şehre hiç unutamayacakları bir konser vereceğiz.

sound of noise ola simonsson ve johannes stjarne nilsson’un müzik ve müzikten ötesini aktaran ve bunu yaparken pek eğlendiren filmi. ecnebilerin “punk as fuck” diye sınıflandırabildiği bizim ise muhakkak izlenmesi ve dinlenmesi gereken filmler listemizde üst sıralarda yer alan bir yapım. ülkemizde “yaşamın ritmi” diye isimlendirilmiş ki daha iyi olabilirmiş. devrim müzikle başlıyor, dans edemediğimiz devrim devrim değildir ya da ses nedir‘e göz attıktan sonra filmimize geçebilirisiniz.

sound of noise – imdb
sound of noise – download . torrent

the tribe – 2014

herhangi bir diyaloğa ihtiyacımız yoktu, yüzlerimiz vardı.

daha önce benzerini izlemediğinize emin olduğumuz bir film the tribe. miroslav slaboshpitsky çekmiş. altyazı yok, seslendirme yok. sadece işaret dili var. aşk ve nefreti anlatmak için sese ihtiyaç var mı sorusunu sormanız da mümkün. ukrayna’dasınız, sağır ve dilsiz okulunda yatılı okuyan bir arkadaşın hikayesini izliyor ve 2 saat boyunca kendinizi başka bir dünyaya bırakıyorsunuz. 

p.s.: şiddet içeren, rahatsız edici filmlerden uzak duruyorsanız bu filmde sizin için aynı sınıfta.

download . the tribe – torrent

Oslo: 31 August

daha iyi olacak. her şey çok güzel olacak.
[kahkahalar]
böyle olmayacağı dışında, biliyorsun.

Bugünün tarihine ve doğum günüme ithafen en sevdiğim filmi önermek istiyorum sizlere. İlk olarak filmi bulduğumda kendi doğum günümle (evet bugün benim doğum günüm) aynı ismi taşıması beni çok etkilemişti. İzlediğim zaman karakterin de bana aşırı benzediğini düşünerek hayrete düşmüştüm. Benzerlikleri yazıp film hakkında bir açık vermek istemiyorum. Çünkü spoiler denen kavram bazen bütün seyir zevkini mahvediyor. İplik gibi çözüveriyor kurguyu. Kimi filmlerde bir cümle kimi filmlerde bir sahne, bir an bile filmi özetlemeye yetiyorken hele. Neyse filmi tezimi çürütmeden şöyle bir inceleyeceğim sizlere.

Öncelikle filmdeki olgularda belki sadece ben değil çoğu kişi kendini görebilir. Materyalizm gibi düşünerek özneleri değiştirip kendinizi elde edebilirsiniz. Film sizlere herhangi bir mesaj vermiyor. En azından ben filmi izleyip adam olmadım. Durumlar akıcı bir şekilde işlenmiş. Fazla replik olmaması belki kimi izleyicileri tatmin etmeyebilir. Fakat ben bunu da olumlu buldum. Düşünmeye ve etkilenmeye daha fazla zamanım oldu. Norveç sineması. Dünyada kimi memleketler vardır. Diğerlerinden izole şekilde yaşarlar. Ben Norveç’i de bu şekilde görüyorum. Nevi şahsına münhasır özellikleri olan, sakin. Filmde bunu görebiliyoruz. Kimi sahnelerde uykuda gibisiniz, hayal gibi ilerliyor. Etkileyici bir drama.  95 dakika süren bu güzel dram için teşekkürler Joachim Trier. Ve tekrar iyi ki bugün var. Hem kendim hem de film için.

Ayrıca sizlere dediklerimi hiçe saymayan (yani spoiler olmayan) kısa bir introyu da şuraya salladım. Hadi bakalım.

oslo, august 31st . imdb
oslo, august 31st . download (torrent)

do the right thing – 1989

sana sağ el ve sol elin hikayesini anlatayım. iyi ve kötünün hikayesi. nefret: kabil bu eliyle kardeşini öldürdü. aşk: bu beş parmak, doğrudan insanın kalbine gidiyor. sağ el: aşkın eli. hayatın hikayesi bu: statik. bir el sürekli diğeriyle kavga içinde ve sol el her zaman daha fazla kıç tekmeliyor. demek istediğim, görünen o ki, sağ el, aşk, bitmiş. ama dur bir dakika, bas stop’a, sağ el geri geliyor. evet, sol eli ipe yapıştırmayı başırdı, şimdi, evet evet. ooh, yıkıcı bir sağ el ve nefret yara aldı, yere yıkıldı. nefretin solu aşk tarafından navakt edildi.

içinde bulunduğumuz leş sıcak dönemini en iyi hangi film yansıtır derseniz listenin ilk sırasında “do the right thing” koyarız. üstüne bir de ırkçılığın ve faşizmin doruk yaptığı günümüze bundan uygun film yok aslında da diyebiliriz. adını malcolm x’in “you’ve got to do the right thing” diye bir cümlesinden alıyor filmimiz.  ırkçılığın huzur içinde yaşayan bir mahallede bile oldukça hızlı ve sert bir biçimde yayılabileceğini inanılmaz keyifli ve eğlenceli bir biçimde anlatıyor. bunu spike lee’den başkası yapabilir mi emin değilim.

şimdi sizi müzikleri ve kıyafetleriyle sizi 90’ların başına alalım. izlemeyi ihmal edenlerin, izledikten sonra çok pişman olduğunu biliyoruz. iyi seyirler.

do the right thing . imdb

do the right thing . download torrrent

Mister Senor Love Daddy: WE LOVE ROLL CALL, Y’ALL! Boogie Down Productions, Rob Base, Dana Dane, Marley Marl, Olatunji, Chuck D, Ray Charles, EPMD, EU, Alberta Hunter, Run-D.M.C., Stetsasonic, Sugar Bear, John Coltrane, Big Daddy Kane, Salt-n-Pepa, Luther Vandross, McCoy Tyner, Biz Markie, New Edition, Otis Redding, Anita Baker, Thelonious Monk, Marcus Miller, Branford Marsalis, James Brown, Wayne Shorter, Tracy Chapman, Miles Davis, Force MDs, Oliver Nelson, Fred Wesley, Maceo, Janet Jackson, Louis Armstrong, Duke Ellington, Jimmy Jam, Terry Lewis, George Clinton, Count Basie, Mtume, Stevie Wonder, Bobby McFerrin, Dexter Gordon, Sam Cooke, Parliament-Funkadelic, Al Jarreau, Teddy Pendergrass, Joe Williams, Wynton Marsalis, Phyllis Hyman, Sade, Sarah Vaughn, Roland Kirk, Keith Sweat, Kool Moe Dee, Prince, Ella Fitzgerald, Dianne Reeves, Aretha Franklin, Bob Marley, Bessie Smith, Whitney Houston, Dionne Warwick, Steel Pulse, Little Richard, Mahalia Jackson, Jackie Wilson, Cannonball AND Nat Adderley, Quincy Jones Marvin Gaye, Charles Mingus AND Marion Williams. We wanna thank you all for makin’ our lives just a little brighter here on We Love Radio!