Etiket: the who

quadrophenia . 1979

quadrophenia adını the who‘nun aynı adlı albüm – rock operasından alan franc roddam filmi. 1964 londrasında geçiyor ama film 1979’da çekilmiş. teddy boy hareketi sonucunda ortaya çıkan 2 grubun – “mod”lar ve “rocker”lar – çatışmasını aktarıyor.

mod’lar 50’lerde ingilterede ortaya çıkan ve 60’ların ortalarında doruk noktasına oluşan bir altkültür (modernism’den türetilmiş). işçi sınavı modayı takip eder çerçevesinde takılınıyor; takım elbise, parlayan ayakkabı ve biryantinli kısa saçlar. bol aynalı scooterları (hükümet scooterlara en az 1 ayna koyulmasını şart koştuğunda bu abiler olayı abartıyor) ve amfetamin kullanımları da öne çıkan diğer özellikleri. scooter’ların tercih edilme sebebi toplu taşımanın erken saatlerde bitmesi ve araçların arabalardan ucuz olması. african-amerikan soul, jamaican ska ve ingiliz beat müziği ile r&b dinliyorlar. dick hebdige abimizin de belirttiği üzere modlar kapitalist hayatın saçmalıklarını ve meta fetişizmini kucaklayıp buna ivme kazandıran birer alt kültür züppeleri. kendileri alt sınıf mücadelesi vermek bir yana aksine hakim sınıflarla uzlaşma içerisinde sınıf atlama mücadelesi vermişler. zaten bu sebeple günümüzde mod kelimesi popüler, modaya uygun, modern anlamında kullanılıyor.

filme geri dönersek dönemi aktarma konusunda oldukça başarılı. soundtrack de pek şık. atlanmaması gereken filmlerden; atlayın.

kev: ne modlar ne de rockerlar sikimde değil. aslında hepimiz aynıyız, öyle değil mi?
jimmy: hayır kev, durum şu; ben başkaları gibi olmak istemem. bu yüzden ben bir modum. yani bir sınıfa ait olmalısın değil mi? yoksa denize atlayıp boğulsan da olur.

risale-i punk

“punk rock 1960’ların ortalarında new yorklu müzisyenler tarafından amerikada yaratıldı.” cümlesiyle özetlenebilir bu kitap. punk’ı tanımlamanın en iyi yolu onun ne olmadığı söylemektir düsturundan hareketle velvet underground tarafından başlatılan bu akımın özünü jessamin swearingen’in “the emergence of punk in amerika” isimli çalışmasından artemis günebakanlı’nın çevirisiyle güzelce özetlenmiş bir halde okumanız mümkün.

dönemin ekonomik koşulları sebebiyle amerika’da punk sanat ve edebiyat çevresine öfkesini kusarken, ingilterenin işsiz gençleri pek tabii ki ekonomiye, kraliçeye ve sisteme sövmek zorundaydılar. ingilizlerin moda girişimcisi malcolm mclaren‘in sunduğu sex pistols, sid vicious ile meşhur olmaya devam ederken; television‘dan tom verlaine çengelli iğneden ziyade şiirleri ve müziği ile uğraşıyordu. cbgb‘nin tanınırlığının artması ve çalan grupların alt gruplarını kendileri seçmeleri güzelliği ile birlikte amerika’da müzik olarak olgunlaşan punk, ingiliz yavrusundan giyim kuşam tarzını alarak bir döneme damgasını vurdu.

new york dolls, patti smith, david bowie, lou reed, ramones, the who, iggy pop ve diğerleri ile neydi ne oldu öğrenmek için kısa bir yolculukta bitirebileceğiniz bir cep kitabı. tabii kitabı bulabilirseniz. bu arada kitap punk’ın 20 yıl sonra hala yanlış bir şekilde ingiliz icadı olmasını vurgulamaya çalışırken arka kapağın god save the queen olması mevcut durumu da güzelce ortaya koyuyor.

tanrı kraliçeyi korusun
ve onun faşist rejimini
seni bir ahmağa dönüştürdü
potansiyel bir hidrojen bombasına
tanrı kraliçeyi korusun

risale-i punk
risale-i punk | punk’ın amerika’da ortaya çıkışı

altıkırkbeş yayın
türkçesi: artemis günebakanlı
96 s. ~ 11×18 cm.
istanbul . 2007
1. basım
isbn: 9789752790728