Etiket: tatil

okyanusta 10 saat

tatile giden var gidemeyen. gidenler tatilin tadını çıkartmaktan ziyade instagram’a nasıl koyarım mücadelesi verirken, gidemeyip bu mücadelenin sonuçlarını görenler kendilerini fomo aromalı bir moral bozukluğu içerisinde bulmaya devam ediyorlar. neyse konumuz bu değil. hem gidenlere, hem gidemeyenlere, kalabalıkta kaybolanlara, sıcaktan nefret edenlere ve sinirlerine hakim olamayanlara bbc earth güzelliği harika bir rahatlama fırsatı. 10 saat kesintisiz, suyun altında okyanus gezintisi. meditasyonunuz bol olsun.

bu sahilde

Bu Sahilde, bir sahil kasabası olan Erikli’de yaşanan haliyle, yaz mevsiminin taşıdığı uçuculuk hissini anlatıyor. Film, yalnızca yazları yaşanan bu beldenin gündelik ritmlerini gözlemleyerek, kışın hayali eşi sayılan ‘tatil’ kavramının doğasına ışık tutuyor.

Hayatında bir şekilde yazlık tecrübesi olmuş her er kişinin muhakkak izlemesi gereken bu belgesel, bütün gerçekliğiyle sizi anlatıyor.

bu sahilde . vimeo

Yapım Tarihi – 2010
Süre – 00:21:00
Formatı – Belgesel, 16mm, Renkli, 2010

Yönetmen – Merve KAYAN, Zeynep DADAK
Yapımcı – Merve Kayan
Görüntü Yönetmeni – Merve Kayan
Kurgu – Merve Kayan, Zeynep Dadak
Ses – Jeffrey Grieshober
Müzik – Carolyn Chen

komşuya kadar gittik, gelicez

tatil eylül’e kadar fazla ortalıkta görünmeden sokaklardayız. komşudan haberler ile oyuna devam etmek üzere; artık güneşe tükürüyoruz biz.

anlam verilemeyen davranışlar

  • şahin, doğan gibi arabaları neon ışığıyla donatıp, egzoza susturucu takma gibi eylemler bir yere kadar açıklanabilirken arabanın arka camının komple “nike amblemi” yapıştırmak.
  • mohawk saçlar, vans ayakkabılar ve exploited t-shirtlü gencimiz ile türbanlı bir kızımızın dudak dudağa ilişkileri.
  • olimpic kebap ve lahmacun salonu.
  • sözde şehir yaşantısından ve beton yığınından kaçıp, kaçılan yerlerde benzer yapıları daha boktan bir biçimde kurmak. ardından doğayla iç içe tatil yapmak.
  • davullu zurnalı asker uğurlaması yapmak.
  • türk gençleri neden hep yabancı gençleri beğendi?
  • “gines” rekorlar kitabından bir not; dünyanın en uzun süreli misket oynayan ikilisi – tam 28 saat. neden?

unuttuklarımı ekleyiverin.

Eskiden “neşe” vardı, şimdi “€œkeyifle”€ idare ediyoruz.

Küçük şeylerden mutlu olmak diye bir şey çıkmış. İlk duyduğumda sanmıştım ki bu küçük şeyler baharın gelmesi, köpekle güreşmek, muhabbetin uzayıp güneşin doğduğunu farketmen falan. Ama o değilmiş. Küçük şeyler ayakkabı, çanta falanmış. Büyük şeyler de araba, lcd televizyon vs.

Eskiden neşe vardı. Nereye gitti bilmiyorum. Varolduğunu biliyorum, bir şarkı bestelediğinde, ya da tam senin yazacağın bir şarkıyı başkası bestelediğinde ve onu tam anladığında, karşındaki arkadaşınla tamı tamına aynı fikirde olduğunda, birlikte aynı şeyi hissettiğinde, anlamlı bir şey yaptığında hissedilen bir şey. Neşe çok yorulduğundan senede belki 2-3 gün kendini gösteriyor. Onun yerine ise yedek oyuncumuz “keyif”€i koyduk. Keyif daha kolay, daha nazsız bir oyuncu. soğuk bira keyfi var, sigara keyfi, kahve keyfi, televizyon keyfi var.

Bir tane “€œhayatın tadını çıkaran adam”€ figürü var. “€œTatilimizi 5 haftaya mı çıkarsak kuzum?”€ diyor. “İşta hayatın tadı” diyor. Bu adamın mutfağı tamamen sacdan yapılmış ankastre, ona emin olabilirsiniz. Ama mutfağından da, lcd televizyonunun karşısından da çok sevdiği yer arabası. Biz gidip kamburumuzu çıkarıp sigara dumanından gözlerimiz yanarak bira içiyoruz. Ancak o adam gibi içebildiğimizde “€œbira keyfi”€ oluyor. Bunun için en ideal ortam “veranda.”€ Verandayı bildin mi? Bilemedin.

Gitmişsin ölüdenize, yine bira keyfini bi türlü becerememişsin, ağzın yüzün kaymış. Sevgilinin bacağına bi atıyosun elini; O NE LAN? Ulan bi tatil keyfimiz olcaktı. Onu da beceremedik. Kalk hanım kalk gidiyoruz, biz adam olamadık. O adamla o kadın olamadık. Ankara dönüp bir alışverişe çıkalım; sana Braun’€™dan bacak keyfi, bana philipsten traş keyfi alalım, baştan deneyelim. İnanıyorum başarabiliriz.

Nasıl bir dandik şey koydunuz neşemin yerine? Bu nasıl yedek oyuncu? Neyse kusura bakmasınlar, onların “bira keyfi”ne karşı imanlı bir budist olarak dengeyi sağlayabilmek adına yine zırdeliliği savunacağım. Ne demiş şair:

€œMari ye kafanı
Mari ye beynini
Mari ye kendini
KUDUR!