solaris eleştirileri

Dün Sizov, Merkez Komite Kültür Bölümü, Demiçov’un bürosu, komite ve yönetim kurulu gibi değişik mercilerin Solaris’le ilgili yaptığı yorum ve eleştirileri dikte etti. Bu gözlemlerin otuz üç tanesi hakkında tuttuğum notlar var. İşte buradalar. Bunlardan çok var. Bunlardan etkilenmiş olsaydım (bu aslında pek mümkün değil) filmin tümü mahvolurdu. Bu, Rublev’de olduğundan daha absürd oldu. Yorumlar

Neden Tarkovski Olamıyorum?

Öncelikle bu yazıya Tarkovski’den bir alıntıyla başlamak -filmle de çok alakalı olduğu için mantıklı olacak diye düşünüyorum, üstad diyor ki: İlkelerine bir kez olsun ihanet eden insan, hayat ile olan saf ilişkisini yitirir. Bir insanın kendine karşı hile yapması, onun, filminden, hayatından, her şeyinden vazgeçmesi demektir. -Andrey Tarkovski Öncelikle bu filmi yazan ve yöneten Murat

Dostoyevski ve Tarkovski

Dostoyevski’yi Tarkovski’ye bağlayan bağ, üzerinden onca tank, bombardıman, acı, hayal kırıklığı, devrim ve karşı devrim, hatta varoluş üstünde tepinen onca olumlu şey –bilim, sanat, ahkâm ve şeriat– geçtiği halde nasıl yaşadı? Acaba neden Dostoyevski edebiyatın en yüksek noktasında yer alıyor? Ve bir asır sonra Tarkovski başka bir alanda sinemada, en yüksek filmleri yapabiliyor? Rusların edebiyatlarını

neden sinemaya gidiyoruz

İnsanlar neden sinemaya gider? Hangi güç onlara karanlık bir odada iki saat boyunca gölgelerin oyununu seyrettirebilir? Eğlence arayışı mı? Bir tür uyuşturucu ihtiyacı mı? Tüm dünyada gerçekten de sinema ve televizyonu sömüren eğlence firmaları ve çeşitli organizasyonlar var. Fakat bizim başlangıç noktamız onlar olmamalı, bizim çıkış noktamız insanoğlunun evrene hükmetme ve onu öğrenme gayesiyle oluşan

ulus baker – beyin ekran

pek çok nedenle, bugün henüz “daraltılmış” bir dünyada yaşamakta olduğumuzu düşünmeye eğilimliyim. ve bu daraltma , gerçek anlamıyla teknolojiler tarafından gerçekleştirilmiş bulunuyor -televizyon ile genel salaklaşma halinin, bilgisayar ile bir tür otizmin, iletişim kolaylıklarıyla ise bir tür çılgınlığın özdeş hale geldikleri bir dünyanın ortaya çıktığı besbelli. ama sorun, bütün bunlarla ne yapılacağıdır. “reklamcılığın felsefesi”nden bahsedenler