Menü Kapat

Etiket: tarih (sayfa 1 / 3)

jonathan wilson – futbol taktikleri tarihi

elinizdeki kitap herhangi bir tarih değil. kişisel bir bakış da değil. daha ötesi… wilson futbol taktikleri tarihini geniş araştırmalar yaparak satır satır yeniden kurmuş. kaynakçanın kendisi, kapsayıcılığıyla başlı başına bir çalışma zaten. kaynakçadaki belli başlı kitapları okusanız futbol uzmanı kesilirsiniz. kitap bu özelliğiyle futbol taktikleri tarihi çalışmalarının temel metni olma özelliğini şimdiden kazanmış bulunuyor.

bundan daha da önemlisi kitapta bütün söylediklerini olgulara, en başta da futbolun olmazsa olmazı maçlara dayandırıyor wilson. genellikle saha içinde olandan değil de olmayandan hareket eden ve yorumlarını “o top gol olsaydı, o pas şuraya atılsaydı, falanca oynasaydı, filanca oynamasaydı” gibi hiçbir zaman kanıtlamayacak önermelere dayandıran metafizikçi futbol fikriyatına yabancı bir şey tabii bu. ancak wilson bir tarihçi namusuyla saha içinde olanlardan yola çıkarak anlatıyor çözümlemelerini… başka deyişle saha içinde karşılığını bulamayacağınız hiçbir sözü yok.

bir derbi günündeyiz. futbol oyununu seven ve belirli armalara mesai harcayanların daha birçok alanında olduğu gibi eski tadı alamadığının farkındayız. şahsen kombinesini eksik etmeyen ve potansiyel deplasmanları kaçırmayan biri olarak passolig saçmalığı sonrası tribünlere veda eden kesimde yalnız olmadığımızı biliyoruz. bunun dışında endüstriyelleşmesi eleştirilen futbolun iktidarın bir oyun alanı haline gelmesi ile birlikte futbol oyununun saflığı peşinde koşanların hareket alanı gittikçe daralıyor. fakat vakti zamanında odtü’den çıkan dost bir fanzinin söylemi olan “futbol kitlelerin afyonuysa biz de bob marley’iz” demeyi sürdürüyoruz.

biraz fazla uzun bir giriş oldu ama amaç bu kadar olumsuzluk içerisinde size nefes aldıracak bir eser; futbol taktikleri tarihi. alt başlık 1-2-7’den tiki-taka ve ötesine. daha alt başlık ibrahim altınsay’ın sunumuyla. kanımca iki şey önemli, öncelikle 1-2-7 gibi bir dizilişin varlığı. gençler arasında bir anket yapılsa muhtemelen hepsinin yoktur öyle bir şey diyeceği bir diziliş ama oyunun evrimini anlatması açısından ne kadar geri gidildiğini yansıtıyor. tiki-taka’nın ise hangi takımı ifade ettiğini biliyorsunuz. diğer önemli şey ise ülkede sözüne güvendiğimiz ender futbol adamlarından ibrahim altınsay’ın bu kitabın sunumu görevini üstlenmesi. üstte alıntıladığımız bölümler kendisinin kalemi ve bizden çok daha iyi bir şekilde özetlediği kitabın anlatımı.

kendi dilimizle anlatmaya çalışırsak ise öncelikle basit bir futbol kitabı olmadığını belirtmek lazım. değişim ve gelişimlerin arkasından siyasal-kültürel değişimlere ve etkilediği toplumlara da değiniyor wilson. büyük britanya’dan hollandaya, uruguay, arjantin ve brezilya ile güney amerika’ya avusturya ve macaristan ile orta avrupa’ya ve futbolda yaşanan devrimlere de uzanıyor ve akabinde günümüze kadar geliyor. dolayısıyla aslında sürekli güncellenmesi gereken bir tarih için harika bir başlangıç olma özelliğini koruyor.

simon kuper  ise bu eseri “futbolun sahada nasıl oynandığına dair yazılmış en iyi kitap” diye özetlemiş. kendisine de katılıyor ve kitabı btirdikten sonra izlediğiniz her maça çok farklı bir gözle bakacağınızı ve oyunun saflığından çok fazla haz alacağınızı biliyoruz. bu güzel oyunun sadece güzeliklerine odaklanmanızı sağlayacak bu eser muhakkak kütüphanenizin baş köşesinde yer alması gerektiğini de ısrarla vurguluyoruz. kitabın yapımında ve yayımında emeği geçenlere teşekkürlerimizi sunuyoruz.

derbiye dönecek olursak, formamız beyaz, şortumuz siyah, oyun hareketli, vurduğumuz gol olsun.

futbol taktikleri tarihi
jonathan wilson
türkçesi: deniz arslan
ithaki 
2017, 592 sayfa

istanbul urban database

İstanbul Urban Database, tarihçiler, mimarlar, şehir planlamacıları ve diğer araştırmacılar için kolektif İstanbul hafızasına katkı sağlamak amaçlı hazırlanmış. Arkasında MIT’de çalışan araştırmacı Nil Tuzcu ve katkıda bulunan Sibel Bozdogan, Gul Nese Dogusan Alexander ve Marysol Rivas Brito yer alıyor. Ulaşım, fotoğraflar, ana yollar, gündelik hayat, yerleşim ve büyüme gibi kategorilerde hazırlanmış haritaların günümüz yansımalarını interaktif bir şekilde gözlemleyebiliyorsunuz. Leziz bir çalışma olmuş. İstanbul’un nereden nereye getirildiği ve ne kadar kontrolsüz büyüdüğünün en çarpıcı örneği.

istanbul urban database

İstanbul & Yılmaz Güney – 1980

Yabancının göremediğini yerli filmler gösteriyor.
Aralarında en iyileri bu ülkeyi ve insanlarını tanımaya fırsat veriyor.
Sokaktaki insanlara sorduğumuzda, hemen herkes en sevdikleri filmcinin Yılmaz Güney olduğunu söylüyor.

aşağıdaki linkte vimeo üzerinden izleyebileceğiniz enteresan bir video. sanıyorum bir belgesel’den alıntı ama tam olarak ne olduğuna dair araştırmalarım sonuç vermedi. çok önemli olmamak ile birlikte 80’lerde bir alman arkadaşın gözünden istanbul ve yılmaz güney algısının harika bir özeti olmuş. muhakkak izleyiniz.

ISTANBUL ABLUKA & YILMAZ GUNEY (1980)

Tanrıların İntikamı

On İkinci Hanedan Senusret I (M.Ö.1991-1803) zamanından kalan bir taş tabletten; Amenemhat I’in ağzından cinayetini dile getiriyor:

Yemeğimden sonra, gece düştüğünde, mutlulukla geçirdim son saatlerimi. Yatağımda uyudum ve kalbim de uyudu. Huzurumda silahlar çekildiğinde başkentimdeki kudretli bir yılan gibi kıvrandım yatağımda. Dövüşe uyandım ve anladım ki beni korumak için ant içmişlerden olacaktı katillerim. Silahlarıma sarıldım hızlıca ve ilk hamleye karşılık verebildim! Ama söyleyin bana, öylesine kudretli biri var mıdır ki gecede tek başına, yalnız, yardım umudu olmadan katilleriyle savaşsın. Bak ve gör, yaralar açılırken tenimde sen yoktun yanımda, tebaam duyamadan, sana öğreteceklerim dururken, sana planlarımı anlatamadan, tahmin bile edemeyeceğim bir şekilde, kalbim uşaklarım tarafından sökülüp alındı.

dünya tarih atlası

zahiri alemdeki basit ama etkili uygulamalara olan saygı duruşu serimize dünya tarih atlası ile devam ediyoruz. milattan önce 3000 yılından günümüze kadar uzanan bu harita ile yıl yıl dünya üzerinde oluşan sınırların değişimini kolaylıkla gözlemleyebilirsiniz. rashit’in şarkısında geçen “sınırlar yalnız duvardaki haritada” sözünün başka bir kanıtı da olabilir. milliyetçilerin ise yine görmezden geleceğini biliyoruz.

world history atlas

izlanda ve faroe fotoğraf kütüphanesi

arşivlerini online ve ücretsiz erişime sunan kütüphanelere saygımız ve sevgimiz sonsuz. konu da ülke sınırları içerisinde hatırı sayılır bir seveni olan izlanda ve faroe olunca da daha çok sevilme ihtimali yüksek. bu sefer Cornell el vermiş. 1900’lerden 400 civarı fotoğaraf. frederick howell, henry perkins, and magnus olafsson çekmiş. kendinizi kaybettikten sonra Cornell’in diğer kütüphanelerine de göz atabilirsiniz. huzur hep izlandaymış.

howell icelandic collection

 

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.