Etiket: Sohrap Sepehri

Gölgelerin Gezintisi

Yaşlı incir, seriyor ortaya sırrını hayatın,
Yağmuru çağırırken yeryüzü
Balık dolaşıyor, suyu yararak,
Rüzgar esmekte. Kırlangıç donuyor
Ve kayboluyor bakışım…

Balık suyun esiri, ben kederin,
Toprak olacak gözlerin, gülümsemen solacak,
Gölgeyi sana düşürdüm, putum olasın diye,
Geliyorum yamacına, çöl kokusunu duyarak…

Sana varıyorum, yapayalnız,
Seninle daha da yalnız,
Zirvene kadar, serilmiş hayatım, işte önünde…

Ve sen serilmiş, benden bana kadar,
Rastladım sana, tapınmanın sırrıyla,
Senden çıktım yola, acının cilvesine vardım.

Şeffafsın, hey, buna rağmen!
Acayipsin hey, buna rağmen!

Yolum yok senden dışarı,
Toprak yağmuru çağırıyor, ben seni, yolum yok!
Vücudunu ellerimin esiri yaptım,
Zamanı hapsetmek için,
Rüzgâr koşuyor
Kulunu dağıtıyor çabamın.

Dönüyor kırlangıç. Balık dolaşıyor, suyu yararak.
Fıskiye akıyor, doluyor son anım…

Sohrap Sepehri
(çeviri: Nazila Hamedan & Ulus S. Baker)

Titriyor dudaklar, gecenin nabzı atıyor
Nefes alıyor orman…

Neden korkuyorsun?
Yoluma gönder beni kollarının gecesinde…

Bu gece tutup sıkıyorum parmaklarını,
rüzgâr yolarken, orada, uzakta, şakayığı…

Ormanın tavanına bakıyorsun
yıldızlar ıslak, gözlerin gibi,
kaçışıp duruyorlar bütün gece…

Eksiktir gözlerin, yassız
Ormanın nemi… Yetersiz…

Ellerini açıyorsun, düğümü açılıyor karanlığın,
gülümsüyorsun, rumuz zinciri titriyor…

Bakıyorsun, hayranım yüzünün olgunluğuna,
Gel birleşelim artık…

Uyuyor sürüngenler. Ebediyet kapısı açık… Çıkalım ortaya…
Gözlere tembih edelim –mehtabı insin tanışmamızın.
Kaybedelim dudakları, çünkü söz vakitsiz…

Ağaçların uykusu, içsin bizi yudum yudum,
bizde geçiyor yeşermenin görkemi…

Rüzgâr kırılıyor, gece durgun artık,
Nabzı durdu ormanın,
Uyumun gözyaşı kaynıyor, duyuyoruz…
Ve özü bitkilerin, ebediyete gidiyor…

Sohrap Sepehri
(çeviri: Nazila Hamedan – Ulus S. Baker)