korsanlar, punklar ve siyaset

oldukça çalkantılı bir dönemden geçiyoruz. agresif, popüler milliyetçlik ve emperyalizm dünyanın her yanına yayılırken hükümetler de giderek otoriter bir tutum takınmaya başladılar. böyle bir zamanda, fc st. pauli ve avrupa’daki diğer sol eğilimli futbol kulüplerine, faşizm karşıtı alerta network ile bir araya gelerek mültecilere ve göçmenlere karşı yapılan karalamalara tepki çekmek; milliyetçilik duygusunun nefreti ve

modernizmin siyaseti

bir zamanlar “modern”, hatta “avangard” olan bugün için oldukça eskidir. modernist dilin ve yapıtların ifşa ettiği şey, en kuvvetli ifadelerinde bile, tespit edilebilir bir tarihsel dönemdir – gerçi bu dönemden tamamen çıkmış da sayılmayız. dönemin en faal ve yaratıcı yıllarında bugünden tespit edebileceğimiz şey, birçok yapıtın zeminini teşkil eden, hızla değişen çeşitli bir sanatsal yöntem

hannah arendt – siyasette yalan

Siyasi emellere ulaşmak için meşru araçlar olarak kullanılan gizlilik ve kandırma, yani kasıtlı sahtekârlık ve açık yalan, yazılı tarihin en başından itibaren yaşamımızda olmuştur. (Diplomasi dilinde  “tedbir” adı verilen gizlilik, aynı zamanda arcana imperii, yani devlet sırları olarak da ifade edilir.) Doğruculuk hiçbir zaman siyasi erdemler arasında sayılmamış, yalanlarsa her zaman siyasi meselelerde kullanımı savunulabilir araçlar