jamie reid

jamie reid, muhtemelen adını duymadınız ama üstte görmüş olduğunuz görselleri defalarca gördünüz. kendisi Sex Pistols’ın “Never Mind the Bollocks, Here’s the Sex Pistols” albümünün kapağını hazırlamış abimiz. sonrasında pank estetiği diye bir şey varsa Malcolm McLaren ile yarattıklarını da şimdi öğrenmiş bulunuyorsunuz. kendisi nerden baksan anarşist ve sitüasyonistlerden de ciddi anlamda etkilenmiş. üstüne üşenmemiş 5 yıl

Kapitalist Günlük Yaşamın Eleştirisi Olarak Sitüasyonist Enternasyonel

**Bu makale, sürekli olarak bahsettiğimiz Sitüasyonist Enternasyonel’e giriş niyetine, mevcut Vikipedi makalesinden başka bir alternatifiniz olsun amacıyla yayınlanmaktadır. Afiyetler olsun.** Zafer, karmaşaya aşık olmadan onu yaratabilenlerin olacaktır. -Guy Debord Sitüasyonist Enternasyonel, 20. Yüzyılın ortalarında kurulmuş ve 1968 Fransa öğrenci ayaklanmalarında adını tüm dünyaya duyurmuş, gündelik hayatta estetik ve politik bir devrimi amaçlayan, 1956-1972 yılları arasında

durumcu manifesto

Varolan çerçeve, teknolojinin karşı konulamayan gelişimi ve bunun anlamsız toplumsal yaşamımızdaki olası kullanımlarının [yarattığı] hoşnutsuzlukla birlikte gün be gün artan yeni beşeri kuvveti boyunduruk altına alamaz. Bu toplum içerisindeki yabancılaşma ve tahakküm, bir dizi başka şekiller arasında dağıtılamaz, ancak bizzat bu toplumun kendisi tarafından toptan reddedilebilir. Bugünkü çok-biçimli krizin devrimci çözümüne kadar tüm gerçek ilerleme

La dialectique peut-elle casser des briques?*

(*Can Dialectics Break Bricks?/Diyalektik Tuğla Kırabilir mi?, René Viénet, 1973) He looks like a jerk, true, but it’s not his fault. It’s the producer’s. He is alienated and he knows it. He has no control over the use of his life. In short he’s a proletarian. But that’s going to change. fransız yönetmen René Viénet‘in

situasyonist enternasyonal manifesto . 1960

Varolan çerçeve, teknolojinin karşı konulamayan gelişimi ve bunun toplumsal yaşamımızdaki anlamsız olası kullanımlarının [yarattığı] hoşnutsuzlukla birlikte, gün be gün artan yeni beşerî kuvveti boyunduruk altına alamaz. Bu toplumdaki yabancılaşma ve tahakküm, bir kısım değişkenler arasında dağıtılamaz; lakin yine aynı toplumun kendi içinde, hep birlikte reddedilebilir yalnızca. Bugünkü çok-biçimli krizin devrimci çözümüne kadar tüm gerçek ilerleme