Amsterdam Bildirgesi

SİTÜASYONİSTLER kültürde ve hayatın anlamı sorusunun ortaya çıktığı her yerde, gerici güçlere ve ideolojilere karşı çıkmak için her fırsatı değerlendirmelidir. Hiç kimse, Sitüasyonist Enternasyonel üyeliğini basit bir ilke anlaşması olarak görmemelidir; bütün katılımcıların asıl faaliyeti, pratikte ve kamusal alanda, disiplinli eylemin gerekliliğiyle, ortak olarak sunulan perspektiflerle ilgili olmalıdır. Tekil ve kolektif yaratıcılık olasılığı, bireysel sanatların

henri lefebvre – ritimanaliz

bu ufak kitabın hevesi kendisini gizlemiyor. bu kitap, bir bilim, yeni bir bilgi [savoir] alanı kurmayı öneriyor: ritimlerin analizi, pratik sonuçlarıyla birlikte. bilmenin [connaissance] ve eylemin her alanında olduğu gibi burada da, hücreler, tohumlar ve unsurlar yüzyıllardır var. ama bu kavram, yani ritim, ancak yakın zamanda gelişmiş bir biçim aldı ve böylece, sanatın nesnesi (ve

doğru.

“Gerçek anlamda altüst edilmiş dünyada doğru, bir yanlışlık anıdır.” Guy Debord – Gösteri Toplumu (La Société du Spectacle, 1967)

Kaldırım Taşlarının Altında Kumsal Var

Bu gezegenden sıkıldık. Buralar daha iyi yüzyıllara tanık oldu ve gelecekteki daha iyi zamanlar vaadi avucumuzdan kaçıyor. Bu dünyanın sunduğu imkanlar şimdilerde iç karartıcı ve sönük görünüyor. En iyi haliyle sunduğu şey, parçalanma gösterilerinden ibaret. Seçenekler ya kapitalizm ya barbarlık. Şantajın yönettiği bir çağ bu. Ya aynı şeyleri tekrar edeceğiz ya ahir zamanları göreceğiz. Daha

Kapitalist Günlük Yaşamın Eleştirisi Olarak Sitüasyonist Enternasyonel

**Bu makale, sürekli olarak bahsettiğimiz Sitüasyonist Enternasyonel’e giriş niyetine, mevcut Vikipedi makalesinden başka bir alternatifiniz olsun amacıyla yayınlanmaktadır. Afiyetler olsun.** Zafer, karmaşaya aşık olmadan onu yaratabilenlerin olacaktır. -Guy Debord Sitüasyonist Enternasyonel, 20. Yüzyılın ortalarında kurulmuş ve 1968 Fransa öğrenci ayaklanmalarında adını tüm dünyaya duyurmuş, gündelik hayatta estetik ve politik bir devrimi amaçlayan, 1956-1972 yılları arasında

durumcu manifesto

Varolan çerçeve, teknolojinin karşı konulamayan gelişimi ve bunun anlamsız toplumsal yaşamımızdaki olası kullanımlarının [yarattığı] hoşnutsuzlukla birlikte gün be gün artan yeni beşeri kuvveti boyunduruk altına alamaz. Bu toplum içerisindeki yabancılaşma ve tahakküm, bir dizi başka şekiller arasında dağıtılamaz, ancak bizzat bu toplumun kendisi tarafından toptan reddedilebilir. Bugünkü çok-biçimli krizin devrimci çözümüne kadar tüm gerçek ilerleme