kralın adamları

Dil sorunu, varolan yabancılaşmayı ortadan kaldırmaya çalışan güçlerle, onu sürdürmeye çalışanlar arasındaki mücadelenin odağında bulunur ve bu mücadelenin yer aldığı alanların hiçbirinden ayrılamaz. Kirlenmiş havanın içinde yaşadığımız gibi, dilin de içinde yaşıyoruz. Mizahçılar ne derse desin, sözcükler oyun oynamıyor. Ne de, düşleri saymazsak eğer, Breton’un sandığı gibi sevişiyorlar. Sözcükler iş yapar: yaşamın egemen örgütlenme biçimi

Sınıf Savaşı Oyunu: The Game of War

Guy Debord 1972’de Sitüasyonist Enternasyonal’i dağıttıktan sonra kendisini tüketen takıntılardan biri icat ettiği masa oyunuydu. Almanca’da “Kriegspiel”, Fransızca’da “Le Jue de la Guerre”, İngilizce’de “War Game” bizde de hadi “Savaş Oyunu” diyebileceğimiz bu oyun Debord’un askeri teorisyen Carl von Clausewitz okumalarına dayanıyordu. İngiliz grup “Class Wargames” bu oyunun amacını şöyle tanımlıyor: Debord için The Game

situasyonist enternasyonal manifesto . 1960

Varolan çerçeve, teknolojinin karşı konulamayan gelişimi ve bunun toplumsal yaşamımızdaki anlamsız olası kullanımlarının [yarattığı] hoşnutsuzlukla birlikte, gün be gün artan yeni beşerî kuvveti boyunduruk altına alamaz. Bu toplumdaki yabancılaşma ve tahakküm, bir kısım değişkenler arasında dağıtılamaz; lakin yine aynı toplumun kendi içinde, hep birlikte reddedilebilir yalnızca. Bugünkü çok-biçimli krizin devrimci çözümüne kadar tüm gerçek ilerleme