Özgür bir köle

Ben mutlu olmak istemiyorum. Günümüzde mutluluğun bedeli, zihinsel kölelik. Bunu kabul etmiyorum. Düşünce özgürlüğünün kısıtlanmasına rağmen, zihnimizin henüz ele geçirilememiş versiyonu olan bedensel köleliği, mutluluğa yeğliyorum. Bir makinaya dönüştürülememiş kölelerin özünde, direnen benlikleri yatar. Direndikleri sürece yok edilmezler. Aksine, hür iradenle teslim olmanı beklerler. Körü körüne bir beklenti olmadığı da aşikar. Altyapısının sağlam olduğunun en

sistemin en etkileyici numarası – ted kaczynski

Teknik zorunlulukların şekillendirdiği toplumun en büyük lüksü faydasız başkaldırışların ve kabullenmiş gülücüklerin fazlalığı olacaktır. – Jacques Ellul [1] Sistem günümüzün sözde devrimcilerine ve isyancılarına bir numara yapıyor. Numara o kadar ince ki, eğer bilinçli bir şekilde planlansaydı matematiksel zarefeti için takdir edilmesi gerekirdi. 1. Sistem Ne Değil Sistem’in ne olmadığını açıklayarak başlayalım. Sistem George W.

robomurtaza

robomurtaza kendisini rashit‘ten tanıdığımız tolga özbey tarafından yapılmış bir hareket. 2009 yılında sistem karşıtı demosunu yayınladı sonra da bir ses çıkmadı. konumuzda ses çıkmaması değil sistem karşıtı demosu zaten. sistem karşıtı bir elektronik müzik olur mu, olur. hem de gayet net mesajlarla olur; “o seni yok etmeden sistemi yoket, tüket ya da öl, robotsun dediler

siberpunk (cyberpunk) manifesto 1.0

Christian A. Kirtchev Şubat 14, 1997 Biz ELEKTRONİK BEYİNLER bir grup özgür düşünceli isyancılarız. Siberpunklar. Biz siber uzayda yaşıyoruz, biz her yerdeyiz, biz sınır tanımıyoruz. Bu bizim manifestomuz. Siberpunkların manifestosu. I. Siberpunk 1/ Biz farklı olanlarız. Bilgi okyanusunda yüzen teknik fareleriz. 2/ Biz sınıfın en arka köşesinde son sırada oturan göze çarpmayan küçük çocuklarız. 3/