Bir Taş Devri Hikayesi

Korkmadan bakabilmeyi sana Ve dinozorları düşlemeyi istiyorum. Aynı anda. Zaman oluyor ki yeter diyorum Ama sadece 1 dakika. Nedenlere özlemle bakılmış ikinci el Gözlükler satılıyor işportada. Onlara bakarken Dalıp kalıyorum. Gitmeyi beceremem ben, beceremiyorum. Tırnakları uzun kadınlar geçiyor penceremden. Bir bebeğe dokunacaklar diye içimi saran korku Bu geceki uykusuzluğumun sebebi. Kafamı toparlayıp, tüm düşünceleri Beynimin

SİT ALANI ORGANLAR

Boş bir sayfaya bakar gibi yüzüne takılı kalan Gözlerimin bir anlamı olmalı. Sana cümlede anlam soruları çözdürmüyorum, bilesin. Anlamlardan cümleler kurmak sana kalmış. Kırmızı kar yağmadan kesişmeyecek yollarımızda Karayolları asfalt çalışması başlatmış. Her bahar şenlenen yüreğime AVM yapılmadan gel. Kayyumlara teslim edilmesin Baharı senle gelen bahçelerim. Akla ziyan sorular cevabını arıyor. Gece saat bir(1). Gece

Ayıptır Söylemesi: Rimbaud

AHMET SOYSAL: Yani tam çarptığı yıl Rimbaud’nun, 52… ECE AYHAN: 1952. Siyah kaplı bir kitap*. Güzel bir antoloji. Parçalar olduğu gibi alınmış. Güzel yorumlar da var. A.S.: Özellikle de galiba Illuminations ilginizi çekti, düzyazı şiirler… E.A.: Her zaman düzyazıları çok sevdim. Yahya Kemal’in lafı doğru: “Esas edebiyat nesirdir”. Şiir, fazladan bir şey. (Erkek de, fazladan

Kanarak Ormanın Gözleri Kapanıyor

… .. . k a n a ra kbu hep eksik bir sürgün. paçasız ve yakasız. ağaçların arasından dalgaların kalbine ; bir suskuyu oluşturamıyorsun. bir suskuyu konuşturamıyorsun. güneşin dediğinden yoksun. güneşin deliliğinden yeksin. bayrakların yoksul şarkısı içinde varlık kemiren gölge kahraman gece açıyor. gördün. direklerini boyamayacaktın ve mahalleleri boğmayacaktın. denizle konuşmayacaktın ve saçların hiç uçuşmayacaktı.

çirozname

beyaz kocaman bir duvar – çıplak mı çıplak üzerinde bir merdiven – yüksek mi yüksek duvar dibinde bir çiroz – kuru mu kuru bir herif geldi elleri – kirli mi kirli tutmuş bir çekiç bir çivi – sivri mi sivri bir büyük yumak da sicim – zorlu mu zorlu çıktı merdivene derken – yüksek mi

Kırık Zaman Masalı

Kırık zamanlardı, Kum saati yorgun düşmüş, Akrep yelkovana küsmüş. Gece yarıları öksüz… Yokluk eksiklikle karışmış. Sokaktan insan sesleri. Pastahanelerin önlerinde muhallebi kuyrukları. Sabah saat beş. Sığmıyor içime, Öfkem kaygım ve tüm endişelerim… Duvarları tırnaklarla çizilmiş, Kan revan içinde Bir oda içerim. Duvarda isli bir ayna. Çoğalalım istiyorum sevgili ! İçerimdeki o oda yıkılsın ! Bir