Etiket: sessizlik

Ayna Karşısında Konuşmalar – 1

Sessizliğini kır. Dolabındaki buruşmuş tişörtlerden birini giyip dışarı çık ve gençliği kurtar. Her daim var olacak gençliği. Yaşla ilgili olmayanı. Devletlerin ve devletlerin içindeki bir o kadar çirkin insanların sindirmeye, kontrol altında tutmaya ve hatta yok etmeye çalıştıkları gençliği.

Umutsuzluğa düşmüş ve hayatla baş edemedikleri gibi kendi kafalarıyla da pek iyi geçinemeyen özgür ruhlu bireylerin oluşturduğu bir çıkmazın içindeki çıkış yolunu bulmak, kendini tamamlamanın da bir parçasıdır aynı zamanda.

Bu ufak gezegendeki yaşamı kurtarmak daha da ufacık olan yaşam süremizin kanıtlanabilir bir şekilde işe yaradığının belgesidir.

Yaz ve sil ve yaz ve sil ve tekrar yaz ve tekrar sil ve yaz

Gecenin bir vakti seni ayakta tutan şeyin tutku olduğundan emin ol. İçindeki var oluşunu kanıtlamaya çalışan veya sadece canının sıkılmaması için uğraşan o sese kulak ver ve sadece o sesin sahibine karşı sağır olmasın kulakların. Kokuşmuş dünyanın kokuşmuş seslerini daima kafanın dışında tuttuğundan emin ol ve aklınla temas halinde derhal bol suyla yıka.

Renklendir ve boya ve boya ve biraz daha koyulaştır

Geçmiş günlerin hatrını unutmak adına şimdinin noktalarını sağlam vurgula veya vurgulama. Bu bir emir değildir ve olsaydı da uyma zorunluluğun yok. Kafanın içindekileri dışa vurup yaşamak eğlenceli olabilir. Bu bir ihtimal ve gerçekleşme ihtimali olmasa da düşünmesi güzel. Kafanın içinde bir karga imgesi vardır belki ve o karganın gözlerinde kendi yansımanı görüyorsundur. Saçların kırpılmış ve dağınık; uykudan yeni uyanmışsın belki ama gördüğün rüyaları unutacak kadar da uyanıksın. Başın ağrımakta ve sürekli bir şekilde aklını kurcalayan gençliği kurtarmalıyım, gençliğimi kurtarmalıyım endişeleri içinde baş ağrının nedenini migrene bağlamakta ısrarcısın. Gripsin belki veya belki aids virüsü kaptın. Dünyamızın şimdiye kadarki geçen zamanında bu iki şeyin de insanların ölümüne sebep olduklarını biliyorsun. Ölümün değişen adları. İnsanlığın sahip olduğu her mutluluğun, her acının, her şaşırmanın, her varoluşun veya her yok oluşun aslında o imgelerin milatlarının birer kopyası olduğu fikrini düşünmek ne derece yararlı diye mukayesedesin. Sessizliğini kır. Dolabındaki buruşmuş tişörtlerden birini giyip dışarı çık ve gençliği kurtar.

Sürdürmeniz gerekiyor, sürdüreceğim

Yaşadığımız bir sessizlik zamanıdır. Uçsuz bucaksız uzanan bir ova misali uzanıyor sessizlik ovası. Bir yol bulmaya çalışanlar, evrendeki en bol bulunan iki elementin hidrojen ve helyum olduğunu bilen, aynı anda bunların en hafif iki element olmasını da içine sindirebilen bir anlamsızlık hissi.

Sokağa çıkıyor, yürüyor, yürüyor. Kendince bir çabayı sürdürüyor insan. Köşedeki bakkalda bekleyen mahmut amca da böyle, stalingrad önünde kurşuna dizilen sovyet askeri de.

Anlamı arıyor, koşuyor durmadan arkasından. bazen düşlüyor kafası karışıyor, sonra aman banane hidrojenden helyumdan,sınıf savaşından,enflasyondan diyor. bu hafiflik üzerine çöküyor. yatıyor, kalkıyor, tekrar yatıyor. bir kere olagelmiş; kendince bir çabayı sürdürüyor insan..

DKV

“(…) sürdürmek gerekiyor, ben sürdüremem, sürdürmeniz gerekiyor, sürdüreceğim ben de, sözcükler söylemek gerekiyor, sözcükler olduğu sürece, onlar beni bulana kadar, bana tuhaf acıyı, tuhaf günahı söyleyene kadar, sürdürmeniz gerekiyor, belki de yaptılar bunu, belki de söylediler bunu bana, belki de öykümün eşiğine kadar getirdiler beni; öyküme açılan kapının önüne kadar getirdiler, şaşırtırdı beni kapının açılması, ben olacağım, sessizlik olacak, sessizliğin içindeyim, bilmiyorum, hiçbir zaman bilmeyeceğim, sessizliğin ortasında bilemezsiniz, sürdürmeniz gerekiyor, sürdüreceğim.”
— Samuel Beckett – Adlandırılamayan

sessizlik . silence

ölüm hakkında sorgulamalar ya da sessizlik.

naziler geldiler. önce komşularımı götürdüler, sonra yazarları ses çıkartmadım. sonra komünistleri götürdüler. ses çıkartmadım. tekrar geldiklerinde sosyalistleri tutukladılar götürdüler. yine ses çıkartmadım. beni almaya geldiklerinde ses çıkartacak kimse kalmamıştı.

bertolt brecht