gençler için hayat bilgisi

zorunlulukların ezdiği ve dolayımların serseme çevirdiği insanlar, iktidarın onları baştan çıkarmış olmasının bir sonucu olarak ezilmekten hoşlanırlar.insanlara- sakatlayan bir dava uğrunab- parçalayan hayali bir birlik uğrunac- nesneleştiren bir görüntü, uğrunad- sahici hayattan koparan roller uğrunae- akıp giden bir zamana dahil olmak uğrunakendi içlerindeki gerçek zenginliklerden vazgeçerler. “önümüzde kazanacağımız haz dolu bir dünya var ve can

Máirtín Ó Cadhain / Anahtar

kamu hizmetini kim yarattı? tanrı. kamu hizmeti ne yaratıyor? memur. sen nesin? bir memur. neden yaratıldın? bu ofiste bulunmak için. bu ofisin amacı ne? evraka hizmet etmek. evrakın ve andıçların amacı ne? kamu hizmetine hizmet etmek. kamu hizmetinin amacı ne? devlete hizmet etmek. devletin amacı ne? kamu hizmetine hizmet etmek… mairtin o cadhain, 1906 altı

albert caraco – post-mortem

bu açıklamalardan dolayı beni bağışlayın, ama acının çaresi aşkınlıktır, hiçbir acı aşkınlığa direnemez, yol uzun değil, bizim erdemlerimiz de bu yolu kısaltır, erdemin ödülü alışkanlıklarımıza damgasını vuran düzendedir, çoğu zaman alışkanlıklar sayesinde varlığımızı sürdürdüğümüzden, sonunda alışkanlıklarımız en az doğal erdemleri bile doğallaştırır, biz de dönüşürüz ve sonuçta bizi dönüştüren hareketin elimizden kaçtığını fark ederiz, nihayet

kutu adam

“bakmakta” sevgi vardır, “bakılmakta” ise nefret. insan bakılmanın sancısına dayanabilmek için sırıtır. fakat hiç kimse sürekli “bakan” olarak kalamaz. “bakılan” kendisine bakmakta olana dönüp bakarsa, “bakan” “bakılanın tarafına geçmiş olur. kobo abe. arka sayfada japon edebiyatının en sıradışı yazarlarından biri olarak tanımlanmış. o kadar hakim değiliz, dolayısıyla yorum yapamayacağız. ayrıca görülmek ve görülme arzusundan bahsetmiş.

michel del castillo – gitar

çünkü aşmak zorunda kaldığı güçlükleri yalnızca yazarın kendisi bilir; yapıtın ortaya çıkmaya başladığı ilk haliyle bitmişi arasında katetmesi gereken mesafeyi yalnızca o ölçebilir. bu yapıtı, başka yapıtlardan daha çok ve kutsallıkla ilgili olmayan başka nedenlerden dolayı sevebilir: tıpkı bir annenin kendisine en çok üzüntü veren ve onu kaygılandıran çocuğunu yeğlemesi gibi. yazarın önsöz yazdığı ve

kristal dünya

insan türünün doğuştan gelen iyimserliği, her tufanı ya da afeti atlatabileceğimize dair inancımız o boyutta ki, çoğumuz kriz baş gösterdiğinde onu önleyecek araçların bulunacağından gayet emin, florida’da yaşananları bir omuz silkmeyle geçiştiriyor. james graham ballard, daha ziyade “çarpışma” ve “gökdelen” gibi eserleriyle biliniyor. okumadıysanız bile izlemiş olma ihtimaliniz yüksek. çarpışma yani crash 1996 yapımı david