kutu adam

“bakmakta” sevgi vardır, “bakılmakta” ise nefret. insan bakılmanın sancısına dayanabilmek için sırıtır. fakat hiç kimse sürekli “bakan” olarak kalamaz. “bakılan” kendisine bakmakta olana dönüp bakarsa, “bakan” “bakılanın tarafına geçmiş olur. kobo abe. arka sayfada japon edebiyatının en sıradışı yazarlarından biri olarak tanımlanmış. o kadar hakim değiliz, dolayısıyla yorum yapamayacağız. ayrıca görülmek ve görülme arzusundan bahsetmiş.

michel del castillo – gitar

çünkü aşmak zorunda kaldığı güçlükleri yalnızca yazarın kendisi bilir; yapıtın ortaya çıkmaya başladığı ilk haliyle bitmişi arasında katetmesi gereken mesafeyi yalnızca o ölçebilir. bu yapıtı, başka yapıtlardan daha çok ve kutsallıkla ilgili olmayan başka nedenlerden dolayı sevebilir: tıpkı bir annenin kendisine en çok üzüntü veren ve onu kaygılandıran çocuğunu yeğlemesi gibi. yazarın önsöz yazdığı ve

kristal dünya

insan türünün doğuştan gelen iyimserliği, her tufanı ya da afeti atlatabileceğimize dair inancımız o boyutta ki, çoğumuz kriz baş gösterdiğinde onu önleyecek araçların bulunacağından gayet emin, florida’da yaşananları bir omuz silkmeyle geçiştiriyor. james graham ballard, daha ziyade “çarpışma” ve “gökdelen” gibi eserleriyle biliniyor. okumadıysanız bile izlemiş olma ihtimaliniz yüksek. çarpışma yani crash 1996 yapımı david

montaigne’den montaigne’e

daha da ileride ise barbarı ya da barbar insanı “doğa kanunlarına en yakın, onunla en uyumlu kişi” olarak tanımlar: her şey, der platon, ya doğanın eseridir ya kaderin ya da sanatın, en büyük ve en güzel olanları ya bunlardan ilki yaratmıştır ya da ikincisi, küçük ve kusurlu olanlar ise sonuncunun elinden çıkmadır. dolayısıyla bana öyle

anarşist banker

anarşist ne ister? özgürlük. kendisi ve başkaları için, tüm insanlık için özgürlük. toplumsal kurguların ya da kısıtlamaların etkisinden kurtulmuş olmak ister; özgür olmak ister, tıpkı dünyaya geldiğinde olduğu gibi, tamamen adil koşullarda olması gerektiği gibi; üstelik bu özgürlüğü hem kendisi hem de diğer herkes için ister. doğa karşısında bütün insanlar elbette eşit olamaz; büyükler ve

Enigma – Antoni Casas Ros

Şiddetle köşeye kıstırmış beni, hissediyorum, bu yalnızlık tutkusu, hani şu genç bedenleri tırpanlayan, sonra da onları tek bir demet ekin gibi yakıp kavuran. PEDER GIMFFERRER ‘’Nisanda Bıçaklar’’ Arde el mar ‘’Artık Ne Erkek Var Ne Kadın; Yalnızca Mutlak Özgürlüğün İçinde Varlık’’  Joaquim Enigma – Antoni Casas Ros Türkiye’de Sel Yayıncılık tarafından kitapları Türkçeleştirilen Antoni Casas