QR KOD OLMAK

Sanallık üremektedir. Dünyada kırk yaşına gelmiş sanal bir insan yoktur. Sanal çocuklarımız vardır. Sanal çocuk olmak: Dünya’da, daha kendini var etmeden kendi ikincini yaratıp onunla zaman geçirmektir. Sanalını yaratmak için önce kendine ait olan şeyleri tüketmelisin ve tüketirken zevk almalısın. Hedonist olgun bir insan gibi zevk alarak yapılmalı. Bir diğer anlamda sosyal kişiliğini, davranışlarını ve

Sanal Oda

Yaşam odalarındaki insan kalabalığı sanallaşan yaşam iletişiminin bir mekanı. Gelişerek ileriye doğru giden iletişim kanallarımız sadece haber alma aracı tanımının dışına çıkıp eğlencenin, sanatın, kültürün devamında da güncel olup güncel kalmanın aracı ve kaynağı konumuna yerleştiler. Ayrılamaz bir parçamız. Metafor yok bu sefer. Düpedüz karşımızdalar. Kağıt, ses ve sonrasında görüntü. Sahip olduğumuz bu üç zemin,

duvarları olmayan müze

sanat tarihçisi ya da sanat eleştirmeni değiliz. sanat sever tanımına ne kadar girip girmediğimiz de şüpheli ama bazı şeyleri paylaşmak ve tartışmak gerekli. british council türkiye’deki ilk dijital sergisini açmış (bu 2 ay önce oldu) amaçları sanat severlere yeni bir deneyim yaratmakmış. orijinali “museum without walls” bizde “duvarları olmayan müze”. elif kamışlı el atmış. pek

Mükerreren

106 ekran led televizyonumu izlerken gördüm, 4.5g’ye geçiyormuşuz. Isırılmış elma logolu telefonumu elime alıp neşeyle bağırdım: Yaşasın! Daha hızlı fotoğraf paylaşacağım. Videolarım daha hızlı yüklenecek. Sevgilime mesajlarım daha hızlı gidecek. Kendimi daha hızlı gözler önüne sereceğim. Aşklarımı, tepkilerimi, favori filmlerimi, kedim Armut’u, dün akşamki şahane buluşmamı, geçen yaz tatilimi. Daha hızlı daha hızlı gözleyecek ve

sanal zamanın duygu yüklü çocukları

Çok yalnızız, hem de çok… Hepimiz yalnızlığımıza sanal çözümler bulmaya çalışıyoruz. Sinemaya gitmiyoruz, çekilen en yeni filmi bile izbe bir vcd’cide bulabiliyor, bikaç liraya edinebiliyoruz. Sonra iki değişik film izleyince kendimizi en ala sinema eleştirmeni sanıyoruz. Kitap almıyoruz, onun yerine Wikipedi’den filozofların önemli sözlerini okuyoruz. Bu yetiyor. Böylece hem paramızı hem de “çok değerli” vaktimizi harcamamış oluyoruz. Birbirimizin müzik zevklerine tecavüz ediyoruz,

okumaya devam