sombrero

bir daha aşık olunca çok dikkatli olacağım, dedi kendi kendine. ayrıca, tutmaya gayret edeceği bir söz vermişti kendine. hiç bir zaman başka bir yazarla çıkmayacaktı: her ne kadar çok şeker, nazik, üretken veya eğlenceli olsa bile. uzan vadede değmezlerdi. duygusal olarak çok pahalı ve bakımları çok karışıktı. sadece einstein’ın tamir edebileceği sürekli bozulan bir elektrikli

marguerite duras – moderato cantabile

çocuk, omzunda hafifçe sallanan küçük okul çantasıyla demir kapıyı itti, sonra parkın girişinde durdu. çevresindeki çimenleri dikkatle inceledi; ayak uçlarına basarak, dikkatle, yavaşça yürüdü, yürürken korkutup kaçırabileceği kuşları asla bilemezdi insan. gerçekten de, bir kuş havalandı. çocuk gözleriyle kuşu bir süre takip etti, kuş bu sürede gidip yandaki parkta bulunan bir ağaca kondu; sonra çocuk

şairim bana hiç söz hakkı tanımadı

“Bildiğim kadarıyla bana gerçeklik kazandırmış olan kişi şairimdi. O yazmadan önce en gizemli kişilerden biriydim, bir silsile içinde yer alan bir isimden başka bir şey değildim. Bana o can verdi, beni kendime getiren, böylece hayatımı ve kendimi her çeşit duyguyla, yazdıkça güçlü bir şekilde hissettiğim duygularımla capcanlı hatırlamamı sağlayan o oldu. Yine de o sözcüklerdeki

mumsema han

yeni kıyafetler ve parfüm alınacak (koku için erhan’dan yardım istenilebilir), istanbul’un en güzel lokantaları keşfedilecek, gülümsemekten vazgeçilmeyecek, erhan ihmal edilmeyecek (gerektiği kadar görüşülecek), eylül’ün gelme ihtimaline karşı ev her daim tertemiz tutulacak, spor yapılacak, sigara azaltılacak, onun çevresindeki insanlarla kaynaşılacak ve eğer tehdit unsuru olan adamlar varsa gereken yapılacak, her akşam evine bırakılacak, ailesiyle tanışmaya

Yine yeniden Anarres’te doğalım!

mülksüzler: fantastik romanın en iyi yazarlarından olan ursula k. leguin  bu kitabında mekan olarak birbirlerinin aynı olan iki farklı dünyayı konu edinmiş. birinde sömürüye, yarışa, gösterişe ve hiyerarşiye dayalı devlet organizması ve ekonomik sistem varken diğerinde yardımlaşmaya, paylaşmaya dayalı adil bir topluluk olan anarresli anarşistler var. öncelikle anarres her şeyin mükemmel olduğu bir ütopya değil

akiba

özgürlük gündelik işlerden azade olmak demektir. akiba bolo’bolo ile tanıdığımız p.m’in kültürel çeşitlilik, ekolojik sürdürülebilirlik ve düşük yoğunluklu çalışmaya dayalı ütopyalarını fütürist bir bilimkurgu hikâyesine taşıyarak aktardığı gnostik romanı. arafdiyarı’nda çeşitli cennet ütopyaları – kendi cennetinizi kendiniz yaratmanız için. “düşmanlarımız kapitalistler, hükümetler ya da küresel şirketler değil. bizim düşmanımız bir matris, gezegeni ele geçiren yabancı