sombrero

bir daha aşık olunca çok dikkatli olacağım, dedi kendi kendine. ayrıca, tutmaya gayret edeceği bir söz vermişti kendine. hiç bir zaman başka bir yazarla çıkmayacaktı: her ne kadar çok şeker, nazik, üretken veya eğlenceli olsa bile. uzan vadede değmezlerdi. duygusal olarak çok pahalı ve bakımları çok karışıktı. sadece einstein’ın tamir edebileceği sürekli bozulan bir elektrikli

sonet

Deniz umumi tuvalette kalp krizinden ölmüş yaşlı doğa şairi gibi. Hayaleti hala tuvaletlerin peşini bırakmıyor. Geceleri karanlıkta çıplak ayaklı yürüyüşleri duyulabilir. Birileri ayakkabılarını çalmış. Richard Brautigan çeviri/yorum: etilen

kuyruklu yıldız

Kuyruklu yıldızlar var, ağzımızdan ışıldayan okyanusların ve galaksilerin onurlandırdığı. Tanrı biliyor ki, Yapabileceğimizin en iyisini yapmayı deniyoruz. Kuyruklu yıldızlar var, havayla birlikte yanıp kül olmak için dilimizin arkasındaki teleskopların kimyasallarına bağlı. Biliyorum yapıyoruz. Kuyruklu yıldızlar var, dişlerimizin arkasından bize gülen balıkların ve kuşların kıyafetlerini giymiş. Deniyoruz. r. brautigan çeviri: etilen

kadıköy underground poetix

2008 yılında dolaşıma sokulan ve özellikle ilk sayılarıyla ülke sınırları içerisinde hatırlanması gereken bir yayındı kadıköy underground poetix an itibariyle d&r’lardan ulaşabildiğiniz UP adında farklı bir formatta da devam etse de eski tadından alabildiğince uzak. biz okuma şerefine erişememişler için el atmış olalım. derginin ilk sayısı, .pdf formatında. sizindir. kerem’e de bin selam olsun! muhteviyatın bir

Amerika’da hakikat avı: Richard Brautigan

Roll Dergisi, S.2, Aralık 1996 “O kadar güzelsin ki, yağmur başladı.” Richard Brautigan (1935, Washington, Tacoma – 1984, Bolinas, Marin County). Amerikalı hakikat avcısı. Avın anlamını tuttuklarının toplamında aramadı. Avcılığı “başarı”yla ölçmedi. Avlanmak, yalnızca bir yaşama biçimiydi. Irmaktan ırmağa, balıktan balığa, günlüğünü tuttuğu avı bir hayat topografyası oldu çıktı, kendisi de avının avladığı avcı, bir

richard brautigan . amerikada bir alabalık avı

(…) Brautigan’ın cesedini ise ‘Ava çıkıyorum’ diyerek dostlarıyla vedalaşmasının üzerinden üç hafta geçtikten sonra, Bolinas’daki evde özel dedektif David Fechheimer buldu. Başına kurşun sıkarak intihar etmişti. Brautigan’ı anmak için bir araya gelen ve bol bol içen dostları, seçmiş olduğu intihar üslubundan dolayı Hemingway’i suçladılar. Belki de gerçekten alabalık avına çıkmak istemiş, ama son anda vazgeçmişti.