Etiket: rafet arslan

kadıköy underground poetix

2008 yılında dolaşıma sokulan ve özellikle ilk sayılarıyla ülke sınırları içerisinde hatırlanması gereken bir yayındı kadıköy underground poetix an itibariyle d&r’lardan ulaşabildiğiniz UP adında farklı bir formatta da devam etse de eski tadından alabildiğince uzak. biz okuma şerefine erişememişler için el atmış olalım. derginin ilk sayısı, .pdf formatında. sizindir. kerem’e de bin selam olsun!

muhteviyatın bir kısmı;

  • Richard Brautigan
  • William Seward Burroughs
  • Allen Ginsberg
  • Lew Welch
  • Gregory Corso
  • Todd Moore
  • Charles Bukowski
  • Andrei Voznesensky
  • Rafet Arslan
  • İnan Mayıs Aru
  • Şenol Erdoğan
  • Kathy Acker
  • Jean Genet
  • Ece Ayhan
  • Kerem Kamil Koç

indir . kadıköy underground poetix 1955 –  vol 18 (.pdf)

siber gnosis dergi yayında!

elimize geçince tanıtırız demiştik, elimize geçene kadar iş işten geçmiş olabilir, olmasın. sonradan çok arayacağınız mecmua, yapımda ve yayında geçen herkesin eline sağlık.

Siber Gnosis yayında!

Siber Gnosis,  Periferi Kollektif  tarafından hazırlanan ve bağımsız sanatçı-çevirmen-yazarların gönüllü katılımıyla şekillenen, bir yatay yayıncılık deneyidir.

Siber Gnosis’in ilk sayısı, her bir nüshasına Periferi sanatçıları tarafından yapılan  “işler” ile birer koleksiyon nesnesi  olarak sunulmuştur. Sınırlı sayıda  baskısı  yapılan  (150 adet)  bu dergi, Yıkım 2011’den Toplum Düşmanı’na, Sürrealist Eylem’den Albemuth Bilimkurgu’ya, Periferi Kollektifin 10 yıllık birikiminin sonucu ortaya çıkmıştır.

Siber Gnosis; ağırlıklı olarak avangard, bilimkurgu, radikal politika, gotik ve heterodoksi alanlarında yayıncılık yapacaktır.

PERİFERİ

Kasım 2011

teaser: http://vimeo.com/32094777

Siber Gnosis – 1

Metinler:

  • Budist Anarşizm- Gary Snyder
  • Bitişik odalar veya eskiden Avrupa komseri olan vampir- Carlos Martins
  • Maddox on William Gibson- Tom Maddox
  • Asger Jörn için prelüde- Rafet Arslan
  • Gnostizm ve Heterodoksi-Kenneth Rexroht
  • Bir paralel evren varsayımı olarak Sürrealizm üzerine- Ombresblanches

Görsel çalışmlarıyla: Horasan, cins, Nejat Satı, Defter Kazıyıcılar Kooperatifi, Eda Gecikmez, Onston, Ubik Project
Şiirleriyle: Ela Dinçer, A. Emre Cengiz, Alper T. İnce
Bilimkurgu öyküleriyle: Yaprak Gözeker, ED, Seran Demiral
Çevirileriyle: Sufi, Gökhan Turan, Seran Demiral, Etilen-flagg, A. Emre Cengiz

Siber Gnosis noktalar:

  • Taksim: Mefisto ve Simurg kitapevi
  • Kadıköy: Mefisto
  • İzmir: Hayalbaz veYakın Kitabevi
  • Ankara: İmge Kitabevi
  • Eskişehir: İnsancıl ve Adımlar kitabevi
  • Konya: Ücra şiir

çukurcuma’da bir hayalet kadın!

HAYAKA ARTI 20.10 – 03.12.2011 tarihleri arasında Komet’in “Neriman Tuna’ya Saygı” sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi 1950’li yıllardan başlayarak İstanbul’da aktif bir hayat yaşamış olan feminist bir kadının ölümünden sonra sokakta terk edilmiş bulgularından oluşuyor.

HAYAKA ARTI
Çukurcuma Caddesi No:19A Tophane 34425 Istanbul
Çarşamba – Cumartesi / Wednesday – Saturday 12:00 – 18:00

1
Ölüm uzun koşumuz, sabit menzilimiz; bakiyesi sadece anılar olan, kalan. O yüzden her birimiz biriktiririz yaşamlarımızı azar azar; resimler, anı nesneler, hediyeler, çerçevelerle. Yaşamlarımızdan kalanlar ile belki bir gün biri bulur gelir ve sönmüş ruhumuza ışık üfler diye. Sonsuzluğun hükmünü bilerek ve ona inat..

2
Yaşamda bir düşün, bir imgenin peşinden koşanlar ancak, eskimiş gözden düşmüş nesnelerdeki ışığın, parıltının farkına varabilirler. Gündelik hayatın kaosu ortasında yok oluşa terk edilen yaşamların, dizelerin, imgelerin keşfine soyunmaya cüret ederler. Bu yüzden Walter Benjamin’in imgesinde sanatçı hem bir koleksiyoncu hem de amatör bir dedektife denk düşer.

Komet’in bir kadının sokağa terk edilmiş yaşam izleri üzerinden yarattığı porteye bu “parıltı” ile bakmak doğru olacaktır.

3
Ressam öncelikle; bilinçli bir çaba, emekle yan yana getirtiği anı nesnelerinden donmuş zamanı kilitleyen ve onu geleceğe doğru, zamanda yolculuğa tahrik eden bir modülün krokilerini oluşturuyor.

Ardından; bulduğu her nesnenin üzerinden görülmez fırça darbeleriyle, özenle geçerek boşluğun içinden bir kadın portresinin silüetini çıkartıyor. Doğumla çürümenin, ölümle erosun, zamanla imgenin kesiştiği bir bıçağın sırt çizgileri üzerinde. Ve bir kadının hayaleti Çukurcuma’da boy gösteriyor.

4
Çerçevelenmiş hatıralardan, fotoğraflar, gazete kupürlerinden, mektuplardan, sertifikalardan oluşturulan bu portre/puzzle; geçmiş zamanın ışıltılı cemiyet yaşamının, öncü bir figürün, bir cumhuriyet kadınının unutulmuş yaşamının izleri anısına estetik bir forma dökülüyor. Ama, silinerek yazılan hatıralardan, çerçevelerde yer almayan, saklı travmaların izleri de zamanın tozlarına karışıyor.

Sanki Neriman Hanım; bir gün bulunacak umuduyla, yaşamını kıymetli kıldığına inandığı her şeyi, takıntılı bir hevesle biriktirmiş ve böylece sırtımızda taşıdığımız ölümün gizini bertaraf etmeye girişmiş. Bu yüzden boş çerçevelerden sızan lekeler sadece hüznü değil, tekinsiz olanı da çağırıyor.

5
Neriman Tuna’dan geriye kalan bu anı birikintisinin “bir Komet sergisi” haline gelmesi kimileri için şaşırtıcı olabilir. Fakat modern ya da postmodern sanatları avangard üzerinden okuyan herkes, Duchamp’tan beri buluntu objeler ve onlarla yapılan düzenlemelerin bir yeniden yaratım süreci-estetiği oluşturduğunun bilincindeler. Komet’in yapıtı ise daha 70’li yıllardan beri kavramsal sanat deneylerine açık bir özgürleşim haritası üzerinde ilerler.

6
Peki; gerçekte bu hayalet kadın, Neriman Tuna kimdi? Sanatçı burada yanıt vermekten çok bulguları ifşa etmek, hatıratı saygıyla paylaşıma sokmak, soru işaretlerini açığa çıkartmakla ilgilidir. Gerisi tarihin ve tarihe not düşen araştırmacıların çabası olacaktır. Elimizde olan sokakta bulunan çerçevelenmiş bir yaşam ya da tinsel bir karakutu; tüm ışıltısıyla…

Rafet Arslan
Eylül/Ekim 2011
İstanbul

ubik project

ubik

UBİK Project sergi, lansman, blog, sokak, hayat…

Ubik, yazar/düşünür P.K.Dick’in yaşam, ölüm, gerçek, gerçeklik, entropi, varoluş, algı, duyuötesi, metafizik kavramları üzerine yazdığı felsefi bir Bilimkurgu başyapıtıdır. Ubik projesi; Ubik’in dünyası, kavramları, tartışmalarını derinlemesine ele alan ve onu imge formlarına dökmeye soyunan bir projedir. Kavramlar, metinler, disiplinler arası çakışmalar,bağlantılar, sınır ihlalleri üzerine yoğunlaşarak, Ubik Project kollektif bir düşün/yaratı atmosferini tahrik etmeye soyunmuştur.

Ubik; kendine ait felsefi/metafizik/politik bir dünya görüşü yaratmış, eserleri bir çok dile çevrilip, sinemaya uyarlanmış P.K.Dick imgesinin bir tepe noktası, çatısını temsil ettiğinden; proje doğal olarak Ubik üzerinden PKD’nin büyük düş dünyasına da sızmayı da amaçlamaktadır.

Konsept: Rafet Arslan
Koordinatörler: Alper T. İnce&Rafet Arslan
Proje supervizör: Pınar Başoğlu

Proje çalışma grubu(ön liste):
Alper T. İnce
Anti-pop
Bob Arc
cins
Eda Gecikmez
Gamze Özer
Merve Şendil
Nezaket Tekin
Pınar Başoğlu
OnstOn/Can Yeşiloğlu
Rafet Arslan
Sedat Türkantoz
Serra Behar
Yaprak Gözeker

Sergi- UBİK
4-28 Ocak 2012
Mekan: Hayaka+
Proje & Sergi Mekanı:
Çukurcuma Caddesi No:19A Tophane 34425 Istanbul

ubik project
Ubik Lansman- 6:45 Yayın, new edisyon
Aralık 2011

bay perşembe . rafet arslan

bay perşembe

Rafet Arslan, 12 Mayıs 1972, İzmir-İstanbul ve göksel tüm sistem. Kavramsal Sanata, disiplinler ötesi bir bakış atan yazar-eleştirmen-güncel sanatçı-kolaj işçisi-performansçı… Sürrealizm,Yeni Dalga Bilimkurgu ,Erekte Şiir, Mutant Sanat alanlarında aktif. Çağdaş Sanat Manifestoları (6:45 Yayın-MAyıs 2010) kitabının yazarı.

böyle tanıtıyor kendisini. sayfa sonundaki linklerden görebileceğiniz gibi; yeterlimi siz karar verin. en son ortalığı yıkıp geçmişti duyurduğumuz üzere. fazla güzel insanlardan, fazla vakit kaybetmeyin, hayal kurun ve inceleyin. biz sorduk o muhtemelen bu soruları cevaplarken de bir şeyler yaptı ya da yapacak bir şey bulamadı.

bay perşembe kimdir?
İzmir’de doğmuş bir göçebedir ve kendince bir yazı-düşleme makinesidir. Kurgusal dünyada çok güçlü, pratik hayatta dalgın ve şaşkındır genelde. Eylül’ü özlemekte, sık sık kendini Rafet Arslan olarak düşlemekte ve yalansız yaşamak istemektedir.

neden?
Çünkü yapçak bir şey yok, çünkü kafa hiç durmuyor, başka türlü olmuyor; busun ve bunu yapıyorsun. Sözcüklerle kavgam şiire, kolaja, öyküye, resme, nesneye, sese kaydı ve dönüşü olmayan bir kara-maddeye yazgılı. En azından kendi ile kavgalı bir barışıklık ve sonsuzlukla 1 olma özlemi.

düşlerlerde ne var?
Düşten çok kabus var bende genel , brutal, ağar..

ne yapmalı?
Maya takvimindeki 5. Güneşin işaretlerini takip etmeli, yeni kıvılcım haritaları yapmalı. İsyanı sevmeli ve ona alışmalıyız. Protestoculuk hepimizi küflendirdi.

ilham verenler?
5 “B” saplantısı var bende: Benjamin, Breton, Ballard, Baudrillard, Blanquie

ne okuyalım?
Açıklayıcı bilgiler el kitabı (Cortazar), Kara Bahar(Zürn), Siyah hatıralar denizi(Açar), Yakın geleceğin mitosları(Ballard), Buz(Kavan), Kızıl Ot (Vian) ve her daim Maldoror Şarkıları.

ne dinleyelim?
Döngüsel şeyler dinleniyor bende. King Crimson, Portishead, Amon Tobin, Patti Smith gibi gibi..

ne izleyelim?
Fernando Arrabal’dan ne bulunuyorsa.

bize ne sorarsın?
Sosyeteye ne zaman girebileceğim?
<etilen>ya dışındasındadır sosyetenin / ya da içinde yer alacaksın / kendin içindeyken / kafan dışındaysa … </etilen>

<etilen>bu soruyu kendin sorup, kendin cevaplar mısın?</etilen>
Başka bir hayatı geri alacağız-derken, nedir o başka hayat?
Bilmiyorum, hiç bilmediğim bir hayat.

yıkım’ın manifestosu

yıkım 2011

yıkım 2011

Bu manifesto ile herkese bildiriyoruz ki ;

Bizler yeni varoluşun embriyolarıyız ve eskinin yıkıntıları altında ezilmekten korkmuyoruz !

Hepimiz yalıtılmış zavallılar olduğumuz kadar düşsel firarileriz! Hepimiz çaresiz korkaklar olduğumuz kadar zehirli bitkileriz !

Ahmak ve bayağı tutkuları olan obur banker azınlıklarla, borca ve dışkıya batmış doymak bilmez kıskanç çoğunlukların varolma çabalarına karşı,

eğlencenin kemirgen vampiri ile aklını ve savaşların şatafatlı bombalarıyla ruhunu yitiren halklara karşı,

maksimum güvenlikli sistem koruma kalkanları, şifreli yaşamlar ve korkunun paranoyasına karşı,

satıcı-müşteri sevişmeli sanata ve paylaşılamayan akımlarına karşı,

sentetikle büyüyen yeni yetme siber savaş tayfalarına ve afyonla serpilen siber kişiliklere karşı,

merkür venüs mars projeleri ve elektronik hükümranlıklara karşı,

radyasyon yağmurları ve organik mısır tarlalarına karşı,

bitki-hayvan ve kürk manto üretim çiftliklerine karşı, uyuşturucu kuşağı, darbe kuşağı, liberal kuşağa karşı,

cübbe sarık ve beyaz gömlek kravatlara karşı, erotik olmayana ve cinsel haritalara karşı,

bin çiçek açan kültür devrimleri ve emek tapınaklarına karşı,

reklam tüketicileri ve bandolara karşı, cam kuleler ve robot savaş birimlere karşı,

vizyon-misyon ve kutsal kitap şifrelerine karşı,

dev hapisaneler marketler ve dev super nova patlamalarına karşı,

hadron çarpışmaları ve yapay dna’lı benliklere karşı,

erosun dişil hatları ve ruh cinayeti işleyen ahlakçılara karşı,

manyetik alan teorileri ve casus uydulara karşı,

idealar ve statik tüm ütopyalara karşı

Yıkım ve Estetik şiirsel Varoluş !

Yaprak Gözeker