Etiket: Pisscore

tolga özbey

tolga özbey

tolga özbey. türk pank aleminin tartışmasız en çok tartışılan grubu rashiti 1993 yılında kurdu. bir dakika ben niye özet geçiyorum, kendisi zaten yeterince anlattı. özellikle dinazoru kendi albümlerinde kullanmalarının ardından çok sert eleştiriler duysam da ben “eski rashit”i dinler, yapılan güzel işlere de saygı duymaya devam ederim. fanzinlerinin büyük kısmı şahsımda mevcut olduğu için onları ayrı inceleriz diyerekten, tolga özbey üretmeye devam ediyor, hep etsin.

kimdir?
Tolga Özbey a.k.a Kurukelle, 1977 doğumlu.
80’lerin sonlarında kaykay yaparken punk rock ile tanıştı. Do it yourself etiğine inandı.
Acid Klan, Pisscore, Salya Sümük, Yelloz, Pogo, Frozen Kuken, Hayta, Kork!, Haylaz Eroll, Spastic Eroll… gibi birçok fanzin çıkardı.
Rashit grubunu kurdu, 1993. Şarkı sözlerini yazdı, bestelerini yaptı, gitar çaldı, vokal yaptı. Demo ve albüm kapaklarını, flyer’larını, konser afişlerini tasarladı.
Sert İtham, N.i.e, Tampon gibi gruplarda gitar/bas gitar çaldı.
Yabancı ve yerli gruplara konserler organize etti.
“Tmy Turkish Hardcore punk compilation tape” toplama albümünü hazırladı, 1996.
Pisslicks, Reconstruction, Robomurtaza, Psikedy vb. tek kişilik müzik projeleri yaptı, demolar yayımladı.
Müzik endüstrisinin, underground ya da mainstream petro kimya endüstrisi olduğunu ve müziğin plak, kaset ya da cd’ye eklenen bir katma değer olduğunu idrak etti.
Şu sıralar kişisel müzik-görsel çalışmalarına devam ediyor. Dağıtım yolu olarak interneti kullanıyor. Kameranın icadından bu yana gereğinden fazla çekim yapıldığına inanıyor ve
başkaları tarafından çekilmiş videoları yeniden montajlayarak kendi müziklerine görsel kolajlar hazırlıyor.
Kullandığı görseller youtube’dan alıntı da olabilir, ailece yaptığınız bir pikniğin video kamera kayıdı da… İnsanların kalıntıları ve anı artıkları bir şekilde onun kurgusu ile kendi müziğine yapışıyor.

neden?
Gençken kendimi ifade etmek ve sanırım bir aidiyet hissedebilmek için altkültürle haşır neşir olmuştum. Sonradan fark ettim ki sadece ölümsüzlüğe ulaşma çabasıymış hepsi. İnsanoğlu mağara duvarlarına resim çizerken de graffitti yaparken de aynı şeyi dener, öldükten sonra arkasında kalacak onu hatırlatan birşey bırakabilmek. Maksat şanımız yürüsün. Bunun anlamsız bir çaba olduğunu fark edince daha da sıkı sarıldım üretmeye, elbette bu da herkesin düştüğü herhangi bir yanılgıdan farklı değildi. En azından benim içimden geliyor, ürettikçe öleceğim düşüncesinden uzaklaşıyorum. Türlü kaçışları denedim, ama bana huzur veren yol buymuş.

düşlerlerde ne var?

Pek düşüm yok, akışına bırakıyorum yaşamı, her şey zaten oluyor. Oktay Rifat Horozcu’nun dediği doğrulanıyor bu noktada: “Rastlantıdan kaçma. Rastlantının kucağına düş, o senden akıllı…”

ne yapmalı?
ilham verenler?
ne okuyalım?
ne dinleyelim?
ne izleyelim?
dayatmacı önermelerden kaçıyorum. Arama ihtiyacı içinde olan herkes kendi değerlerini bulabilir.

immo guitti . dahke

dahke

marx and engels, god and angels” dönemi içerisinde olduklarından dinledikleri müzik “azınlık” müziğiydi ve her azınlık müziği gibi felsefesini öne atarak en doğru düşüncelerin kendine ait olduğunu iddia ederdi. liseye giden arkadaş grupları içerisinde olduklarından sık sık gezerler, kendilerini her daim atlas pasajı’nda bulurlardı. dead kennedys, minor threat, bad religion, sex pistols, kranch, rashit gibi grupları ilk dinlediklerinde birbirlerinin nefeslerinin tutulduklarına tanıklık ettiler. her ne kadar süreci geriden de takip etseler mondo trasho, eroll, disguast, dış mihrak, gorgor, eblek hardcore, hayta, pisscore gibi “fanzin”lerle duygusal bağ kurmuşlardı. 98 yılı geldiğinde o arkadaş grubundan oluşan baş harfleri yan yana getirip önceden edindikleri fanzinlerde yazan “kendi fanzinini yap” sözünden etkilenerek ilk yayıncılık hamlesine başladılar. uzun süre devam eden süreç kendini üretim kabızlığına sürükleyince kimi zaman internete kimi zaman da fotokopilere teslim oldular. aralarından çoğu yaptıklarının gençlik hezeyanı olduğu sanarak yaptıkları şeyden vazgeçtiler. o günden sonra immo guitti’nin çalışmaları kişisel hamleye dönse de kolektif çabalarla bir şekilde yürüyen dahke fanzinin ekseriyetle yılda bir sayısı fanzin şeklinde çıkarak can sıkmaya devam ediyor…

serinin bir sonraki ismi en harbici fanzinler listesinde baştan gelen pat kültür pank fanzini dahkenin çocuğu. dahke ne diyenlere yukarıda adam özetlemiş olayını. bir önceki cümledeki çok da gizli olmayan özne bizden çok tasarım/altyapı değiştiren tek site olma özelliğini kaybetmeyen dahke’nin hala ne olduğunu anlamadığımız has adamı immo guitti. bir dönem eskişehirde, senede bir şeref stadı‘nın deplasman tribününde gördüğümüz immo yaklaşık 5 yıldır bize dahke’nin eski sayılarını gönderecek. biz dahke’nin en çok “italyanların la gazetta dello sport’u varsa dahke teşkilatının da la gazetta dello dahke’si var!” girişini sevdik derken; pazar günü kendisine eski açıktan el-kol yapmadan önce cevap hakkı tanıyalım istedik;

kimdir?
insanın hep olmak istediği ya da hep olmaktan korktuğu her şeyim.
neden?
şimdilik yapacak daha iyi bir şey olmadığından.
düşlerlerde ne var?
ne var ya da ne yoktan ziyade elimde kalan son şeylerin ve hissederek yaptığım son şeyin düşler olması dahası beni hayatta tutan tek şeyin de yine aynı hisler olması o kadar korkunç ki…
ne yapmalı?
mutlu taklidi yapmak gerekiyor, mutlu olmadan önce.
ilham verenler?
76 yılının Mayıs ayında Rodos adasında doğan bir adam, birkaç yıl her gece bitmesin diye ağırdan aldığım romanın yazarı Louis Ferdinand Céline, lise yıllarındaki İngilizce hocam, Mondo Başako, kantinci Kemal abi, bir zamanlar nefesimi kesen Dead Kennedys…
ne okuyalım?
okunacak şey sonsuzdur.
ne dinleyelim?
ruhsal yorgunluğumuzu kulaklarımıza fısıldayacak şeyleri…
ne izleyelim?
the end yazısından sonra başlayan asıl filmleri…
bize ne sorarsın?
geçen gece taksim bostancı dolmuşunda omzumda uyuyakalan hatunun herhangi bir sosyal paylaşım sitesindeki profil adresini bana bulur musun? bu soru zor olduysa biraz hafifletelim istersen. alttan dersin var mı?
<etilen>alttan kalan yıllarımız var</etilen>
<etilen>bu soruyu kendin sorup, kendin cevaplar mısın?</etilen>
yalnızlık?
moda olsun, renklerini ben seçeyim. başucumda değil ayakucumda yalnızlık, üzerinde durduğum.

immo guitti

dahke
the ultimate fanzine