Etiket: persona

Gerçeklik Bir Hapishanedir

içimde biri diğerini alt etmeye uğraşan birden fazla persona var. bu parçalanmışlığım ve bölünmüşlüğümden pek de haz almıyordum. sonra düşünmeyi sürdürdüm: eğitim sistemine sokulduk, ki kendisi tektipleştirme üzerine bina edilmiş. bu yüzden, aslında içimizde özgür olması gereken farklı karakterlere, farklı düşüncelere, birbirine zıtlığa ve çelişkiye hep karşı koymaya çabaladık. tekleştirip birleştirmeye çabaladık içimizdeki karakterleri.

yıllardır bunu yapıyordum. işte şimdi, azad ediyorum, içimdeki tüm dualizmi, tüm karşıtlıkları. kaos, kapılarımın açıklığını, yalnızca senin gözlerin için görünür kıldım. gel, lütfen.

derken “reality is a prison” diye bir ses duydu. duyduğu bu ses, kendi sesine çok benziyordu. ama konușan kendisi miydi? etrafına bakındı. odasında oturuyordu. hava sıcaktı ve ses çıkaran tek șey, klimanın yarattığı uğultuydu. dikkat kesilmeye çalıştı. ama hayır. yeni bir ses yoktu. gözlerini işaret parmaklarıyla ovușurdu. ayaklandı ve yüzünü yıkamaya gitti. geri geldiğinde, biraz önce sesi duyup irkilen kendisi değilmiș gibiydi. daha sağlıklı hisssediyordu. anlașılan sesleri boșverecekti yine. seslerin onu daha önce bulduğunu o hatırlamıyordu. bilinçaltına gömmüștü duyduğu sesleri. kişiliklerinden biri yukarıya çıktı ve düşünmeye başladı:

içimde biri diğerini alt etmeye uğraşan birden fazla persona var.

ben değil o!

Atışı herhangi bir ondalıklı sayıyla belirlenmeyecek
Kalp duyumları alıyor gövdesinden
Atarken küfür ediyor sanki bir kitapta gördüğü
Kendisi iyi çevresi kötü karaktere.
Beş duyusu şaşmış anlar yaşıyor, habersiz
Kalp atışının kulaklarda baskı yaptığı gerginlik anlarında
Televizyonun sesini daha da yükseltiyor
Kimin sesi kimin salyangozunu titreştiriyor belli değil
Parkinsona tutulsa Muhammed Ali
Delirse Dali olmak istiyor ki ikinciye daha yakın.
Bol yollu kahve fallarına benziyor hayatı
Ve yollarının rengi
Kılavuzu karga misali.
Dilini geri çeken bir boşlukla mücadelesi
Kendinde kendine düşman.
Nefessiz ve suskun ve beyaz şimdi çehresi
Doğuyla batıyı sentezlemekten yorulmuş kıyafetleri
Gitmek istercesine büyük bedenine.
Ama Varlığının hayali
Cuk oturmuş üzerine…
İmrenerek bakıyor çevresi gözlerine
Oysa soyunmak vardı diyor
Yatakta değil sokakta
Rüzgarla ten teması koşmak vardı
Herşeyi açığa vurmak
Vurmak vardı en çok en sevdiklerine
Ben değil o diyor!