Pazar Ayinleri – 13. Mektup

ÇÖKÜŞ ÜZERİNE Hamd alemlerin Rabbine mahsustur. Zihnimizde çakan şimşeklerin yıkıcı aydınlığında bir görünüp bir kaybolan, şakacı cinlerin kurgucusuna mahsustur hamd. Diz çökün. Avuç içlerinizi nemli toprağa yaslayın ve durun. Yaklaşmakta olanın uğultusunu. İş makinalarınızın, cep telefonu melodilerinizin, motor homurtularınızın, topuk tıkırtılarınızın ötesinden. Üzerinize üzerinize. Umursamadan. Durup dinlenmeden. İnsaf göstermeden veya aman vermeden. yalnızca tüm sahiplerini

Pazar Ayinleri – 12. Mektup

Bok Böcekleri Üzerine Semi’na ve eta’na. Puf! Batıyorsunuz, nihayet. İçine boylu boyunca uzandığınız şeffaf bir tabuttasınız. Biçimli, pahalı, ışıltılı. Size özel. Sizin ölçülerinize göre imal edilmiş. Öylece uzanabilesiniz diye. Doğrulamayasınız, kollarınızı iki yana açamayasınız, bacaklarınızı oynatamayasınız, dizlerinizi bükemeyesiniz, dirseklerinizin üzerine abanamayasınız diye. Suratınızı kaşıyamayasınız, yattığınız yerde sağa sola dönemeyesiniz, eski zamanlarda yaptığınız gibi, sıkıldıkça taşaklarınızı

pazar ayinleri – 11. mektup

Zarafeti Pastel Renklerle Tasvir Etmeyenler Üzerine Monet! Hı? Empresyonist hani. Fransız. Ellerinizi göbeğinizin üzerinde bağlamış mini mini minicik adımlarla dolanıyorsunuz. Tual üzerine yağlıboya. İki yüz on dokuz çarpı altı yüz iki. Santimetre. Hapsedilmiş gerçeklik. Her baktığınızda aynı noktada aynı şekilde süzülmeye devam eden nilüferler. Gün doğumları. Sandallar. Mide bulandırıcı! Parlak dişleriniz, ütülü gömleklerinizle izlediğiniz tabloların

pazar ayinleri – 10. mektup

GÖÇ DÜŞLERİ ÜZERİNE Etrafımı saran gerçekliğin sahiden ne kadar gerçek olduğunu anlamamı sağlayacak o zihinsel motorum çalışmaya başlamadan evvel eşyanın sınırlarının esnekliğini test etmemeliyim. Buruş kırış olmuş emekli (öğretmen – emekli öğretmen) teyzelerin tın tın gezdirdiği köpekleri ısırmaya çalışmamalıyım mesela. Bu iyi bir fikir değil. Sahiden. Değil. O an ne kadar parlak görünürse görünsün. Değil.

Pazar Ayinleri – 9. Mektup

Güvercin Yumurtaları ve Alemlerin Uğultusu Üzerine Tamamlanmadan terk edilmekle nimetlenmiş apartmanların çatı katlarında çatır çatır çatırdaya çatırdaya çatlayan güvercin yumurtalarından yayılan enerjinin titreşimini hissedin. Kasıklarınızda. Binlercesini birden. Ve aynı anda. Bum! Buradayız.  Asfalt zeminden dokuz kat yukarıda. Beton kolonlar ve demir iplerle örülmüş bu mağaralar sisteminin tepesinde. İstihare uykusunda. Yeşil ve kırmızı. Kıyamet frekansları. Tatmamız

Pazar Ayinleri – 8. Mektup

Kozmik Kukla Tiyatroları Üzerine Toprağa ektiğiniz tüm medeniyetlerin tohumları aynı zehre gebedir. Mizansen. Tekrarlana tekralana efsunlanmış mizansenler. Canlı. Kötücül. Aydınlık. Yatak odalarınızdan okyanus çukurlarına.  Akıl hastanelerinden kum tepelerine. Cami avlularından bozkırlara. Üst üste binmiş gerçekliklerinizin daha uzun ömürlü olmasını sağlamak için kurgulanmış mizansenler. Aydınlık yüzlü misyonerlerinizin tatlı dilleri ve ütülü kıyafetlerini kullana kullana kafamıza çaktığı