Etiket: patti smith

Hayatla ilgili ilk algılamam, onun devinim içinde olduğu, yükseldiği ve annemin kalbinde çarptığı olmuştu. Daha sonra babamın aklının ışığına bıraktım kendimi. Gözlerimi kapadığımda dünyanın döndüğünü hissedebiliyordum. Elimi uzattığımda kaygının nefesini duyumsayabiliyordum. Kanımın içindeki sınır onların sevgisi, parıldayışları ve uyumsuz dualarıydı.

Zaman hepimizin aç kurtlarını hızla yaratıyormuş gibi onların anlayışından kaçtım. Deniz bir camdı. Gökyüzü ölçülemez bir yol.

Onların bilgilerinin gösterdiğine göre ben, zincirlenmiş olarak özgürce seyahat ediyordum. Ve soru sorabilme yetkisine minnettar kalarak, benden önceki herkes gibi sorguladım: Benim işim ne? Neden varız? Bütün cevaplar farkındalığın acısını, boşluğu ve eğlenceyi üretiyordu.

Durgunlukta avlanmak, acı çekmek şafakta
Tanrının huzurunda eğilmek, zarafeti yönetmek
Boşluğu ortaya çıkartmak, ruhları kaçırtmak
Bir çocuğu kaldırmak

Asılı duran,
Cennetin sesinin
Bir kuş gibi cıvıldadığı
Gökyüzüne.

Patti Smith / 1992

bay perşembe . rafet arslan

bay perşembe

Rafet Arslan, 12 Mayıs 1972, İzmir-İstanbul ve göksel tüm sistem. Kavramsal Sanata, disiplinler ötesi bir bakış atan yazar-eleştirmen-güncel sanatçı-kolaj işçisi-performansçı… Sürrealizm,Yeni Dalga Bilimkurgu ,Erekte Şiir, Mutant Sanat alanlarında aktif. Çağdaş Sanat Manifestoları (6:45 Yayın-MAyıs 2010) kitabının yazarı.

böyle tanıtıyor kendisini. sayfa sonundaki linklerden görebileceğiniz gibi; yeterlimi siz karar verin. en son ortalığı yıkıp geçmişti duyurduğumuz üzere. fazla güzel insanlardan, fazla vakit kaybetmeyin, hayal kurun ve inceleyin. biz sorduk o muhtemelen bu soruları cevaplarken de bir şeyler yaptı ya da yapacak bir şey bulamadı.

bay perşembe kimdir?
İzmir’de doğmuş bir göçebedir ve kendince bir yazı-düşleme makinesidir. Kurgusal dünyada çok güçlü, pratik hayatta dalgın ve şaşkındır genelde. Eylül’ü özlemekte, sık sık kendini Rafet Arslan olarak düşlemekte ve yalansız yaşamak istemektedir.

neden?
Çünkü yapçak bir şey yok, çünkü kafa hiç durmuyor, başka türlü olmuyor; busun ve bunu yapıyorsun. Sözcüklerle kavgam şiire, kolaja, öyküye, resme, nesneye, sese kaydı ve dönüşü olmayan bir kara-maddeye yazgılı. En azından kendi ile kavgalı bir barışıklık ve sonsuzlukla 1 olma özlemi.

düşlerlerde ne var?
Düşten çok kabus var bende genel , brutal, ağar..

ne yapmalı?
Maya takvimindeki 5. Güneşin işaretlerini takip etmeli, yeni kıvılcım haritaları yapmalı. İsyanı sevmeli ve ona alışmalıyız. Protestoculuk hepimizi küflendirdi.

ilham verenler?
5 “B” saplantısı var bende: Benjamin, Breton, Ballard, Baudrillard, Blanquie

ne okuyalım?
Açıklayıcı bilgiler el kitabı (Cortazar), Kara Bahar(Zürn), Siyah hatıralar denizi(Açar), Yakın geleceğin mitosları(Ballard), Buz(Kavan), Kızıl Ot (Vian) ve her daim Maldoror Şarkıları.

ne dinleyelim?
Döngüsel şeyler dinleniyor bende. King Crimson, Portishead, Amon Tobin, Patti Smith gibi gibi..

ne izleyelim?
Fernando Arrabal’dan ne bulunuyorsa.

bize ne sorarsın?
Sosyeteye ne zaman girebileceğim?
<etilen>ya dışındasındadır sosyetenin / ya da içinde yer alacaksın / kendin içindeyken / kafan dışındaysa … </etilen>

<etilen>bu soruyu kendin sorup, kendin cevaplar mısın?</etilen>
Başka bir hayatı geri alacağız-derken, nedir o başka hayat?
Bilmiyorum, hiç bilmediğim bir hayat.

risale-i punk

“punk rock 1960’ların ortalarında new yorklu müzisyenler tarafından amerikada yaratıldı.” cümlesiyle özetlenebilir bu kitap. punk’ı tanımlamanın en iyi yolu onun ne olmadığı söylemektir düsturundan hareketle velvet underground tarafından başlatılan bu akımın özünü jessamin swearingen’in “the emergence of punk in amerika” isimli çalışmasından artemis günebakanlı’nın çevirisiyle güzelce özetlenmiş bir halde okumanız mümkün.

dönemin ekonomik koşulları sebebiyle amerika’da punk sanat ve edebiyat çevresine öfkesini kusarken, ingilterenin işsiz gençleri pek tabii ki ekonomiye, kraliçeye ve sisteme sövmek zorundaydılar. ingilizlerin moda girişimcisi malcolm mclaren‘in sunduğu sex pistols, sid vicious ile meşhur olmaya devam ederken; television‘dan tom verlaine çengelli iğneden ziyade şiirleri ve müziği ile uğraşıyordu. cbgb‘nin tanınırlığının artması ve çalan grupların alt gruplarını kendileri seçmeleri güzelliği ile birlikte amerika’da müzik olarak olgunlaşan punk, ingiliz yavrusundan giyim kuşam tarzını alarak bir döneme damgasını vurdu.

new york dolls, patti smith, david bowie, lou reed, ramones, the who, iggy pop ve diğerleri ile neydi ne oldu öğrenmek için kısa bir yolculukta bitirebileceğiniz bir cep kitabı. tabii kitabı bulabilirseniz. bu arada kitap punk’ın 20 yıl sonra hala yanlış bir şekilde ingiliz icadı olmasını vurgulamaya çalışırken arka kapağın god save the queen olması mevcut durumu da güzelce ortaya koyuyor.

tanrı kraliçeyi korusun
ve onun faşist rejimini
seni bir ahmağa dönüştürdü
potansiyel bir hidrojen bombasına
tanrı kraliçeyi korusun

risale-i punk
risale-i punk | punk’ın amerika’da ortaya çıkışı

altıkırkbeş yayın
türkçesi: artemis günebakanlı
96 s. ~ 11×18 cm.
istanbul . 2007
1. basım
isbn: 9789752790728