Etiket: özlem

Yarın Yok

Yarın bir gündü.
Ayakkabılarım yürüyordu.
Sağa dön dedim,
Döndü.
Parmağım gözündeydi,
Gözü kördü.
Soğuktu.
Ankara’ydı.
Hava efsunluydu.
Ben aldanmaz sandım,
O aldandı.
Ve ben aptal değildim.
Belki çiçek pasajında
Unutulmuş
Bir demet lale olabilirdim.
O da değildim
Neydim?
.
.
.
Sokaktaki herkes
Onun sıcaklığını taşıyor diye
Hepsine iliştim.
Soğuktu
Ankara’ydı.
Eve götürüp seviştim.
Bazısı kadın
Bazısı erkek.
Gözlerimi gözlerine diktim
Hayatımla olan münasebetini
Kıskandıracak derecede
İyi seviştim.
İsterdim,
Ama aptal değildim.
Kimdim?
.
.
.
Ellerinin kokusu…
(Hatırla(!) avuçlarını öperdim)
Kollarının havada salınışı
Ve yürürken ki
Küçük, seri adımların.
Yarın bir gündü.
Ayakkabılarım yürüyordu.
Bedenim yoktu.
Ottu,
Candı.
Sola dön dedim
Döndü.
Bahardı,
Soğuktu,
Ankara’ydı.
Neredeydim ?
.
.
.
Uyumuş mudur?
Gölgesi yüzünün yastığının üzerinde.
Nefes alışını bir mucize
Seyreder gibi seyrettiğim günler
Kendi dinimi kurmuştum.
Kitabı boş bir defter.
İçinde hep sen geçen dualar
Uydurmuştum.
Ellerim tam kalbinin üzerinde
Uyumuştum.
İlk tanıştığımız gün
Sana güneşi doğurmuştum.
Yarın bir gündü.
Ayakkabılarım yürüyordu.
Bedenim yoktu.
Ottu,
Candı.
Soldu.
Sokağına vardım.
Dur dedim,
Durdu.
Bahardı
Soğuktu.
İstanbul’du.
Yarın bir gündü ve
Artık
Yarın yoktu.

BİLMEDİĞİMİZDEN

O’na…
O'(n)larımıza…

Dalında kurumuş çiçekler gibiydik.
Dokundu bir çift el
Düşmedik.
Bilmediğimizden…

Bir keresinde bir şiirde
Seviştiğimi sanmıştım.
Duvarları yoktu.
Bacası tütüyordu.
Omuzlarım anlamını bilmediği sıfatlarla
Nitelenen bir ad olmuş.
Kasım kasım.
Parmak uçlarımda bir karıncalanma.
Aşırı doz özgüven aldığım günlerin
Sarılışları

Methiyeler size çay içmeye geldiği gündü.
Mahkemeler, davalar.
Yatağının üstünde kenarı tırtıklı bir defterin sayfası.
Beyazlar olmadığı kadar beyaz(!)
Siyahlar olmadığı kadar siyah(!)
Bir de benim unuttuğum gözlüklerim…
Henüz unutulmuşların çoğalmadığı günlerdi
Ayın tam yirmi altısıydı.
Saat akşamüzeri altı.
Yol ile bitişik penceren,
Bir merdivenle paralel uzanıyordu.
İnsanlar nefes nefese dışarda,
Biz nefes nefese içerde…

Ocağın üstünde çay
24 dk kaynadığında
Daha güzel olurdu.
(Kutlu Olsun!)
Mutfakta çayın yanına soğuk espriler ikram ederdin,
Gözlerine gözlerine gülerdim…
Penceresi açık olurdu odanın.
Üstümüzde yazdan kalma bir şilte.
Üşümezdik,
Anadan üryan,
Üşümezdik,
Bilmediğimizden…

(daha&helliip;)

Duyguların Termodinamiği : 0.Yasa

Anlamını bilmediğim çok şey var,
Bilinmeyenler ülkesinden yola çıkmış .
Her kavram biraz “şey” değil midir?
Mesela ayrılıklar neden hep kötü havalarda gerçekleşir?
Açıklasın birileri.
Peki var mı cevabı doktorların
Hasret insanın hangi organında birikir
ve ağırlaşır bedeni.
İçip içip birbirimizi arayacağımız
Yaşı geçmişiz gibi ayrılıklar
Kapımıza dayanmış.
Bir de alkol çok zamlanmış
O günlerden bu yana.
Güneş görmeyen odamda
Saksılarda yarattığım
Yalancı bahara inat
Mevsim baharda güz gibi.
Bir filmi yarısında açmışım.
Başı benden habersiz
Sonu benle biten.
Eve hırsız girmiş ama
İşemeye mecalim yokmuş sanki.
Ben kapıyı çalıyorum.
Evde de kimse yok gibi.
Ölüler var yaralılar ağır.
Ve kan grubu
Canına yandığımın sıfır rh negatifi.
Kan akıyor.
Kan akıyor, bacaklarımın arası Dicle.
Kaderleri bir.
Ve senden kalanlar,
Ol(a)mayan çocuklarımız
İsimleri belli.
(Baran belki barkın belki arin ya da arjin !)
Hava soğuk
Benim mantığım beni ısıtmıyor
Ya seninki?
………………………..
Bütün bu başıma gelenler
O kadar lirik ölemiyorum diye.
Ah bir ölsem şarap içerken
Tavandan sarkan bir iple.
Ah
Bir
Ölsem.

TUMBA

Sen korkuyu beklerken maviye
Yakın olduğunun ertesi gününden beri
Hava bulutlu Akdeniz Bölgesinde
Meteorolojinin de misyonunu üstleniyorum
Belediyenin ısrarlara dayanamayarak
Yaptığı göğe bakma durağında otobüsler durmuyor
Bir bardak çayda evliliği bulabilme ihtimaline inananların
Görünmez çaputlar bağladığı
Ve bazen bir tiyatro sahnesi gibi oynadığı
Televizyonumuzun üstünde
Annemin çeyizinden sararmış bir dantel
Çocukken ayak izi olmak isteyen
Biri oluşumdam soruyorum
Ayakkabı numaran 42’mi hala?
Elindeki bilyeleri birbirine vururken
Duyduğun hazzın yerini
Tesbih taneleri aldığından beri
Yürüyüşün kutuplara kaymadı değil
Norveçli balıkçılar gibi çatlıyor mu ellerin?
Özledim.
Ellere numara verilse kaç olurdu seninki diye düşündüğüm
Derdim olmayan günleri
Ellerini (Çatladıysa krem sürelim)
Özledim.