küçük kız

Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.

Hiroşima’da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin,
şeker de yiyebilsinler.

nazım hikmet

hiroşima’da öleli 64 yıl oldu.

haziranda ölmek zor


bir kırmızı gül dalı
şimdi uzakta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
yatıyor oralarda
bir eski gömütlükte
yatıyor usta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
okşar yanan alnını
bir kırmızı gül dalı
nâzım ustanın

gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
bir basın işçisiyim
elim yüzüm üstümbaşım gazete
geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
şuramda bir çalıkuşu ötüyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

hasan hüseyin korkmazgil

nazım oratoryosu

Efendim hemen hemen tamamını dvdsini edinmemiş olsam da youtube’den izledim. Ve baya beğendim. Hatta yeryer tüylerim diken diken oldu. Genco erkal olsun fazıl say olsun çıkan ufak kız olsun o kadar muhteşemdi ki… Neyse izlemeyenler için yazının altına linklerini koyayım. Anlatmıyayım izleyin. Benim değinmek istediğim bölüm dünyanın kabul ettiği, bizim daha geçenlerde vatandaşlığa geri aldığımız(!) nazım hikmet gibi bir şairin şiirlerinin bestelendiği bu kadar güzel bir olayın, konuk ülke olarak katılacağımız frankfurt kitap fuarında kültür bakanı ertuğrul günay tarafından engellenmiş olması. Gerekçe de pahalı bir produksiyon oluşu. fatih terime ayda 220.000 lira, seçim yatırımı sosyal yardımlara, kömüre, beyaz eşyaya, hatta nakit paraya milyonlar yatırıyoruz ama bir kitap fuarında nazım hikmet oratoryosuna para ayıramıyoruz. Bakan’a sorduklarında “oratoryonun moskovada seslendirildiğini ve nazım hikmetin rusyayla olan bağlarının da katkısıyla çok beğenildiğini ancak almanyada sergilenmesinin o kadar uygun olmayacağını” söylüyor. Bir kitap fuarına nazım hikmet uygun düşmüyor arkadaşlar. Diyecek pek bişey de yok aslında… Neyse izlemeyenler için geliyor,piyanoda fazıl say, şef ibrahim yazıcı yönetiminde bilkent senfoni orkestrası ve devlet çok sesli korosu vokallerde genco erkal ve zuhal olcay’dan

bulut mu olsam

Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.

Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa? ..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.

nazım hikmet 

her şey vatan için

facebookta üyesi olduğum bi grup vardı. evrensel bi grup. nazım hikmet ran için açılmış bi grup. sayfamdaki fotoğrafı gördüğümde değişmiş olduğundan ilgimi çekti. görsel hafızam güçlüdür. değişince hemen farkederim bişeyleri. neyse girdim ne iştir diye. grubun hacklendiğini gördüm. Sayfayı biraz inceledim. Hatta saat 2.31 de bunun hakkında biraz düşündüm. Grubun yeni yöneticilerine şöyle bir göz

okumaya devam

türk edebiyatında futbol

turgut çeviker hazırlamış. can yücel, nazım hikmet, rıfat ılgaz, aziz nesin, cemal süreya, islam çupi, enis batur … içerikli 50 kadar şair ve yazarın eseri mevcut. abidin dino’nun çizimleri ise ayrı bir güzel. okuması çok keyifli. her kütüphaneye lazım. türk edebiyatında futbol ayrıca, cemal süreya’dan babı hakkı yazısı, isteyenler; Şükrü’nün köşe vuruşu. Top döne döne,

okumaya devam