Etiket: muğla

gezginler 8000 yıllık kaya resimlerini spreyledi

haber çok güncel olmamak ile birlikte (mart ayından) kanımca önemli. arkeoloji müzelerinde eserlerin üstüne çıkıp konuşma yapan bakanlardan ya da mozaik üstünde gezinip fotoğraf çektiren milletvekillerine alışkın iken bu sefer doğayı koruduğunu iddaa eden bir grup “assos doğa gezginleri grubu” muğla ve aydın sınırları içerisinde kalan bafa bölü’nü çevreleyen beşparmak dağı’ndaki 8000 yıllık kaya resimlerinin bulunduğu bölgede bazı kayaların üzerine sprey boyayla grubun adını yazıp fotoğraf ve görüntüleri sosyal medya sitelerinde paylaşmış.

konu hakkında bodrum kent konseyi başkanı ayşe temiz de açıklama yapmış. kültürlü insanların cahil olmaması gibi bir sonuca varmış ama neyse şimdi kültür tartışmasına girmeyeceğiz.

Latmos kaya resimlerinde çok sayıda insan figürünün çiftler ve gruplar halinde betimlenmesi, araştırmacının yorumuna göre bereketlilik ve ilkbahar törenleri, geçiş ritüelleri veya düğün törenlerini yansıtmaktadır. Batı Anadolu’nun erken dönemlerine ait bu resimler, tüm dünyada örnekleri bulunan kaya resim sanatı içerisinde benzersiz olarak bilinmektedir. Latmos Dağı ve hemen eteklerindeki Bafa Gölü ve Latmos Dağları’nı meydana getiren içinde feldspat bulunan gnays kayaları ile bir bütün olarak hem tarihsel açıdan, hem de doğa açısından bir bütündür ve dünya da ender bulunan bir yapı ve güzelliktedir. Bizler buranın milli park olması için tüm hazırlıklarımızı sürdürürken bir grup gezgin, gezeceğiz diye bölgeye gitmiş ve on bin yıllık antik resimlerin bulunduğu kayalıklara marifetmiş gibi sprey boya ile grubun adını yazmışlar yetmemiş fotoğraf ve video çekip facebookta paylaşmışlar. Yetmemiş bir de ‘İşte biz her yerde böyle adımızı yazarız iz bırakırız’ diyorlar. Lanet olsun sizin bıraktığınız ize. Bu ayıptır, cehalet diyemeyeceğim çünkü grubun çoğu kültürlü insanlardan oluşuyor. Bizler Bafa Gölü ve etrafındaki on binlerce yıllık tarih ve kültürü, taş ocakları ve cehalete karşı korumaya çalışırken, ‘Gezeceğiz’ diye bölgeye gidenlerin ve kayaları boyayanların taş devri kafasından farkı var mı?”

Assos Doğa Gezginleri Grubu Kurucusu ve Sözcüsü Gökhan Çapkın ise tepkilere üzerine açıklama yapmış. Kendisi de alanın büyüklüğünden yakınmış. Hayat çok zor, doğa çok önemli ama bir feysbuk laykı kadar değil olsa gerek.

“Durumu Bafa gezisinden sonra fark ettik. Gruptan bazıları kayalara boya ile yazı yazmışlar. Bunu affetmek mümkün değil. Gösterilen tepkilere biz de tamamen katılıyoruz ve bugün sabah Bafa gölündeki dostlarımıza telefon ederek boyanan kayanın hemen temizlenmesi konusunda istekte bulundum. Kayadaki boyalar bugün temizlenecek. Böyle bir hatayı kabul etmemiz ve tasvip etmemiz söz konusu değil. Tepki gösteren değerli arkeologumuz ve tarih severlerden çok çok özür diliyoruz. Doğa ve tarihe zarar veren bir grup olarak bilinmek istemiyoruz. Çünkü gerçekten böyle değiliz. Sadece bölgedeki değerlerimizi tanımak, korumak ve tanıtmak için sık sık geziler düzenliyoruz. Böyle bir hata için ne kadar özür dilense azdır. Grup liderleri olarak bu tür tarihe zarar verenlere müdahale etmek öncelikle bizim görevimizdir. Bu bilinci taşıyoruz ancak alan çok büyük olduğu için bunu fark edemedik”

ah benim şaibeli yurdum, cinnet vatanım.

cycles fanzin

biz birincisini tanıtana kadar utanmayıp ikinci hamleye yeltenen bir fanzin cycles. mu(ğ)la da oluşturulmuş bir sanrı olduğunu iddaa ediyor – doğrudur. her şeyden önce samimi, her şeyden önce özen gösterilmiş. eşe dosta yazdıralım bir kaç sayfa da bizden çıktı mı rahatız düşüncesi ile oluşturulmuş. neden A4 olmuş anlamadım. a4 fanzinlerle fanzinlerle olan sıkıntılarımız devam ediyor. 12 sayfa, 1 sayfası da 6:45’e gitmiş. kaosu öldürmeyelim derken elde 10 kalmış, bu da daha yoğun bir içerik beklerken başlangıç tadında iştah açıcı bir fanzin okumamıza sebebiyet vermiş. tasarımı standartların oldukça üstünde, eyvallahı aldı. özetle tokatı atıyor ama henüz sersemletemiyor fakat potansiyele bakıldığında durmayın, üretin dedirtiyor. bir şekilde edinmezseniz kendiniz kaybederseniz; her daim mazlumdan yana olduğumuzdan dilerseniz kaybetmenize de izin vermeyiz.

perde aralarından çıkabilmiş kelebek; durağanlığın sırasında, bir binanın çatısından düşerek kaldırım taşları arasına çakılan karıncaya dönüştüğün an: Tanrının saçlarını kesip kendine eklemen..
Tanrının ellerini dikip sarmaşıklar yaratman ve kesin bir mantıkla, en azından kuşkuna denk bir ruhsal gerilimle başlamazsan seslenmeye:
durağanlık sana çarpacaktır!

Ev: Deniz Stiesi No:2 Kötekli/Muğla
mail: bisikletebinelimmi@gmail.com

muhteviyat
– fanzin e ön giriş
– ay başı . julide arora
– sırtlarımızda eriyecek krallığımız elbet . tuğçe şenoğul
– utanacak bir şey yoktu . öykü aras
– kod27567378874 . şenol erdoğan
– bizler peter pan klanından geliyoruz . moi
– balık gözünden adam / alabalık gözünden kadın . müslüm çizmeci
– bir yazı . zeynep ertunç

utanacak bir şey yoktu
utanacak bir şey yoktu dünyada
aramızda soyunanlar vardı
ama utanacak bir şey yok.

imgem bırak düşlere kalsın
hatırlara resimlere çizimlere
fotoğraflara kalsın bırak
gözün değdiyse eğer
içinde kalsın

gece olsun her yer
içine boşalsın dışına taşan
tekrardan.
içine baksın işte esktra gösteren ikea aynasından.

baksa bile, yalan söylemesin, yalan söylenmesin, çünkü zaten biliyoruz hep doğruları.

cycles fanzin
1
2011
a4 – 12 sayfa
garip değil, hipster.