VIRIDIANA – 1961

küller pişmanlık ve ölümdür. viridiana, 1961 yılında çekildi. ispanya’da 17 yıl sonra gösterime girebildi. katolik dünyasından ciddi tepki aldı. luis bunuel’in bunu bilinçli olarak yaptığını tahmin edebilecek kapasitedeyiz. dünyanın ne kadar yozlaştığını ve dini bütün kişilerin bile yapabileceklerini alaycı bir şekilde ortaya koyuyor bunuel. yaklaşık 60 yıl sonra hala ders çıkarmadığımız gerçeceğini bir kenara koyuyoruz.

Guy Debord’un Sineması

Burada amacım Guy Debord’un sinema alanındaki poetikasının, ya da daha doğrusu kompozisyon tekniğinin bazı yönlerini tanımlamak. “Sinematografik eser” teriminden bilhassa kaçınıyorum, çünkü bizzat Debord bu sözcüğün kendi durumuna uygulanamayacağı konusunda bizi uyarıyor. In girum imus nocte et consumimur igni’de (1978) “hayat hikayeme bakılırsa, sinematografik bir eser yaratamayacağım apaçık belli olur” diye yazıyor. Zaten yalnızca sanat

fury – 1936

Fury başrollerinde Sylvia Sidney (Katherine Grant) ve Spencer Trady ( Joe Wilson)nin oynadığı bir Fritz Lang filmi. Film birbirine aşık olan iki gencin maddi imkansızlıklar sebebiyle evlenememeleri ve Katherina’nın para kazanmak için Joe dan ayrılmak zorunda kalmasıyla başlar. Uzun bir aradan sonra birbirine aşık olan bu iki genç hayallerini gerçekleştirmek için bir araya gelmek istemeleriyle olumsuz

do the right thing – 1989

sana sağ el ve sol elin hikayesini anlatayım. iyi ve kötünün hikayesi. nefret: kabil bu eliyle kardeşini öldürdü. aşk: bu beş parmak, doğrudan insanın kalbine gidiyor. sağ el: aşkın eli. hayatın hikayesi bu: statik. bir el sürekli diğeriyle kavga içinde ve sol el her zaman daha fazla kıç tekmeliyor. demek istediğim, görünen o ki, sağ

sightseers . 2012

– katil! + ama bu bir kazaydı anne. – sen de öyle. eğlenceli ve üstüne rahatsız edici filmler ya da başka bir deyiş ile izleyicinin kafasını kurcalayan filmlere her daim saygımız sonsuz. bunların komedi dalındaki önde gelen eserlerinden biri de 2012 yapımı sightseers. özellikle yaz sıcağında şöyle vakit geçirirken pişman olmayayım ama diyen kişilere de

Den brysomme mannen (2003)

Öncelikle fotoğrafta yazıldığı gibi hoş geldiniz. Belki meraktan belki sürekli takip ettiğiniz bir site olmasından, yaz mevsiminin daha ilk günlerinden başlayan bir iç sıkıntısından ya da pek muhtemelen aylak aylak bakınırken yanlışlıkla girdiniz bu yazının içine, tıpkı  bu filmdeki asıl karakterin bir anda kendini bulduğu bir dünya gibi. Felsefe tarihinde bu sorgunun içine düşmeyen ya da bu düşünceyi aklının